Tarih: 27.09.2019

Tekirdağ F Tipi Cezaevi’nde kalan ve haklarına erişimi engellenen trans mahpus Buse, bianet’e mektup ve fotoğrafını gönderdi.

 Tekirdağ Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan müebbet hapis yükümlüsü trans kadın Buse, geçtiğimiz Haziran ayında sağlık hakkına erişemediği gerekçesi ile ölüm orucuna başlamıştı. Ölüm orucuna başladığını avukatı Eren Keskin sosyal medya hesaplarından duyururken, “Tekirdağ cezaevinde olan, trans kadın Buse, cinsiyet Değişikliği ameliyatı, yapılmadığı için, 21 gündür ölüm orucunda. Duyarlılık bekliyor.” notunu eklemişti. Geçiş operasyonun yapılmaması nedeniyle ölüm orucuna başlayan Buse, direnişinin 38. gününde dışarıdan gelen destekle birlikte direnişine ara vermişti.
 
Ancak sonrasında ihtiyaçlarının karşılanmaması ve sağlığa erişim hakkının engellenmesi nedeniyle yeniden eylemlilik yapan Buse, hala haklarına erişebilmek için mücadelesine devam ediyor.
 

“Doktorlar benimle konuşmadı!”

Bianet’e gönderdiği mektupta hastane sürecinden bahseden Buse, Samatya Hastanesi’ne gittiğini, oradaki doktorun “İlk kez transseksüel görüyorum” dediğini ve plastik cerraha yönlendirdiğini, başından saldıklarını şöyle anlatıyor:
 
 "Samatya Hastanesi’ne gittim. Üroloji hiç ilgilenmedi.  Doktor, “İlk defa transseksüel görüyorum” dedi. Hemen başından saldı. Plastik Cerrahi ilgilendi, muayene yaptı. Çapa’daki hastaneye sevk etti. Çapa’ya gittim. Üroloji ilgilenmedi. Androloji’ye sevk etti. Plastik Cerrahi de Üroloji’ye sevk etti. Androloji’ye sevk etti. Doktorlar benle konuşmadı. Sadece pencereden memurla konuşarak durumu anlamaya çalıştı.  Onlar da  Androloji’ye sevk etti. Androloji ilgilenip  ilgilenmeyeceğini bilemiyorum, hiç umudum kalmadı. Kendimi çok ama çok kötü hissediyorum.”
 

“Ameliyatım engellenirse intihar edeceğim”

“Artık sabrım gücüm kalmadı. “Ameliyatım engellenirse yüzde yüz intihar edeceğim” demiştim. “Ameliyatımın gerçekleşme süreci uzatılırsa intihar etmeyeceğime dair garanti yok” demiştim. Beden sağlığım dolayısıyla da ruh sağlığım alarm vermek üzere. Eğer bir an önce ameliyatım gerçekleşme intihar edeceğim. Yaşamıma son vereceğim. Aslında intihardan söz etmek istemezdim. Ama “İlgililer böyle olacağını bilmiyorduk veya tahmin etmiyorduk” dememeleri için önceden söz etme gereği duydum. Artık dayanacak gücüm, sabrım, takatim kalmadığı gibi ruh beden sağlığım alarm veriyor. İdrarımı yaparken bile mağdur oluyorum. Bacaklarım ayaklarım elbiselerim ıslanıyor idrar bulaşıyor. Bazen yüzüme bile idrar geliyor. Ayrıca uykuda bedenim uyarılınca şiddetli ağrı hissediyorum. Ama bunları doktorlarla konuşamıyorum. Konuşturmuyorlar ki. Raporlara, tutanaklara bile doğru düzgün bakmadan hemen başlarından savıyorlar. Nefret ettiklerini tiksindiklerini her davranışlarından belli ediyorlar. İntiharımın yüzde yüz kaçınılmaz oldukları halde umurlarında değil. Moralmen bitmiş durumdayım. Umarım acilen bir şeyler yaparlar. Yoksa, ben kendim bir şeyler acilen yapmak mecburiyetindeyim.”
 
 
“Yaşamımdan, hayatımdan bezdim kendinden utanır hale geldim.” diye ekleyen Buse elbise ve etek bağışlarını da beklediğini söyledi.
 
Pembe Hayat Derneği, Dilek İnce Giysi Bankası kapsamında giysi ihtiyaçlarını karşılayacağını duyurdu.

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org