Aslında birçok hemcins sever gibi ben de erken yaşlarda ‘’farklı’’ olduğumu ilkokul zamanlarımda keşfetmiştim. 2.sınıfta aldığım hızlı okuma ödülü kırmızı kurdelem, mahallemizdeki yeni yapılan inşaatın kolon arkasında pipilerimizi birbirimize değdirdiğimiz Ufuk’la benim çocuğumdu . Okuldan çıktıktan sonra eşyalarımı çıkartıp babaannemin geniş eteklerini giyer, evde Esra Ceyhan izlerdik. Babaannem bana ‘’oğlum sen köçek mi olacaksın başımıza’’ derdi. Onun için daha kötüsüydüm şimdilerde.  İbneydim. Rahmetli bu anlarımı görse ne hisseder şimdi hiç bilmem. Acaba yine en sevdiği torunu olur muydum' Elbette olurdum çünkü  bunu ilk bilen, hisseden O’ydu ve bu nedenden beni çok seviyordu.  Böylelikle rahmetliyi de ibne sevici ilan etmiş olmaktayım. 

 

‘’Süt o süt’’

Halk arasında döl olarak bilinen, ben sorduğumda ‘’süt’’ diye beni kandıran tamirci çırağı..

Babaannemin evinin hemen karşısında oturan tamirci çırağı.. Ustası olmadığında beni dükkanına çağırıp, masa altından ona oral seks yapmamı isteyen çırağın aslında benim şu 18 yıllık hayatımda büyük önemi var. Seks arzusu ve erkek bedenine olan hayranlığımın erken yaşta ortaya çıkmasının en büyük nedenidir. Orgazm olduğunda sikinden akan yoğun beyaz şeyin ne olduğunu her sorduğumda bana süt o süt deyip kimse görmeden hadi çık derdi.  Bende neden olmuyor diye kendimi sorgularken, ilk orgazmımı bir sonraki yaz keşfetmiştim.

 

‘’Ve o ilk şehvet’’

Bunu yazarken yüzümde kocaman bir tebessüm belirdi. Aslında şöyle düşünecek olursam yaşamımdaki en belirgin hatırladığım anım buydu. Lise birinci sınıfın son dönemi, yine bir gün okuldan eve döndüğümde ufuk evimizin önünde beni bekliyordu. Ufuk benim hem ilk aşkım hem mahalledeki bilye oyunlarında takım arkadaşım hem de aile dostumuzdu. Hiçbir şey yokmuş gibi eve geçtik birlikte. Odama geçip kıyafetlerimi değiştirirken birden odaya girdi ve penisime dokunmaya başladı. Her zaman olduğu gibi çok çabuk uyarıldım. Penisim hemen hareketlenmişti. Bundan bir yaz önce tamirci çırağına yaptığımı bu kez o bana yapıyordu ve bu gerçekten dünyanın en güzel hissiydi. Gözlerim kapandı, penisim bu zaman kadarki en sert halini almış ve kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Ayak parmaklarım kasıldı, kasıklarım gıdıklanmaya başladı ve bom! Bu kez onun adının meni olduğunu biliyordum lakin “aaa süt!” diye haykırmıştım...

Derin 

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org