’göster amcalara pipini’

ay ne çok duydum bu lafı

çıplak çıplak fotoğraflarım evin dört bi yanındaydı

dal daşşak ortalıkta teşhir ediliyordum

ama haklılar, 10 sene çocukları olsun diye bekleyip

bi erkek evlatları olmuş, kızamam onlara bu konuda

ama… 

aması var işte

yaşanmamış hayatım, benim çocukluğum

kız büyütüldüm desem yeridir

tüm gün evde, annemin dibinde,

büyüyemedim. 

hiç bi konuda bir şey öğrenemedim,

mutfak dışında.

liseye kadar sıkıntı yoktu aslında

lisede başladı beni taşa tutma

okulda, top diye bağıranların olmadığı bir gün olmazdı.

eve söyleyemedim,

ne hissettiğimi bana ne dediklerini.

derken üniversiteye geçtim,

hiç sevgilim olmamıştı,

saftım, salaktım.

erkeklerden hoşlandığımı anladım. 

bir iki ay sürdü bocalamam.

ilk seksimde anladım erkek olmadığımı.

erkek gibi hissedemedim yatakta,

sokakta ne hissettiğimi, oldum olası anlamadım.

Zaten,

istediğim gibi yürüyünce ya babamdan ya anamdan olmadı sokaktaki adamdan küfür yerdim.

tek bunu biliyorum;

kadınlığımı keşfettim, her geçen gün adım adım

evde kendi kendime çoraplardan göğüs yaptım,

küründen doğum yaptım, 

kadınlığa dair ne varsa yaşamaya and içtim. 

tita istedim, param yoktu

putka istedim, 

imkanı yoktu.

kendimi eve kapattım, okula gitmedim 

kimseyle görüşmedim.

bedenime kadınlığı ekledim durdum evdeyken

similyamdan iğrendim

zaten oldum olası bana küstü

hiç kalktığını bilmem

evden çıkmışsam ya peruk aldım ya çorap 

alışverişi bakkalın çırağı getirirdi eve

para nerden geliyor diye sorma 

hayrına vermiyordum ya!

öyle böyle derken annemler öğrendi

ne güzel dövdüler eve kapatıp bir ay boyunca bir bilsen

bir ayın sonunda kendi evime kaçtım tekrardan 

ama adımın önünde kız lakabıyla

35 olmuştum,

bu saatten sonra kadınlık neyime dedim,

cesaret edemedim .

o gündür bugündür allah razı olsun kız derler adımdan önce beni bilenler. 

kadın olmayı hayal ettim diye dayak yedim,

kadın olsaydım ne olurdu bilemedim.

ölecem illaki ben 

tabutum olursa ki olur inşallah

üstüne bir türban takın.

bak valla yapın bunu!

bi de hatun kişi niyetine kılsınlar namazımı

kabul olmazsa olmasın ben de onu kabul etmiyorum zaten

 

Hazırlayan: Fırat Varatyan

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org