Tarih: 4.12.2019

3 transın 222 Park’ta şiddete maruz kalmalarının ardından kolluk kuvvetleri ve mekan güvenliğince açılan davanın ilk duruşması 27 Kasım’da gerçekleşti. Şikayetçilerin dinlenmesinin ardından davanın ikinci duruşması 11 Mart olarak belirlendi.

Geçtiğimiz Mart ayında biri Pembe Hayat Denetim Kurulu üyesi iki trans kadın ve bir trans erkek, Eskişehir’de bulunan “222 Park” isimli eğlence mekana alınmamış ve darp edilmiş, ardından çağırdıkları kolluk kuvvetleri tarafından da saldırıya uğramışlardı. Konuyla ilgili saldırının mağduru translar, darp raporu almak için gittikleri hastanede de muayene sırasında kolluk kuvvetleri tarafından fiziksel ve sözlü saldırıya maruz kalmıştı.
 
Olayın ardından karakola giderek ifade veren ve saldırıya uğradıkları için ve mekana alınmayarak ayrımcılığa maruz kaldıkları için şikayetçi olan transların başvurusuna dair takipsizlik kararı çıktı.
 

Mağdur translar sanık konumundalar!

Olayın en başında, mekana girmek istemeleri; ancak mekan görevlileri tarafından içeri alınmamaları ve darp edilmelerine rağmen olay yerine gelen kolluk kuvvetleri ve mekan görevlileri mağdur ettikleri ve saldırdıkları translardan şikayetçi oldular. “Kamu görevlisine hakaret ve yaralama” kapsamında “yargılanacak” transların, ayrımcılığa ve şiddete maruz kalmaları göz ardı ediliyor.
 

Organize haksız itham!

27 Kasım’da görülen davanın ilk duruşmasında, şikayetçi polis memurları, mekan güvenlileri ve tanıklar dinlendi. Şikayetçi kişilerin ifadelerinin tamamen aynı olması, Pembe Hayat Derneği avukatı Emrah Şahin’in dikkatini çekti. Emrah Şahin, dava sonrası “İfade tutanaklarının noktasına virgülüne kadar aynı olması, bunun yanı sıra müştekiler lehine tanıklık edenlerin de tanık beyanlarının birebir aynı olması aslında şikayetçilerin organize olarak müvekkiller hakkında haksız ithamlarda bulunduğunu ortaya koyuyor.” dedi.
 

“Bu, suçtan kurtulmaya yönelik bir eylemdir”

İfadelerin şikayetçi tarafça aynı olmasını yorumlayan Şahin, bu tip vakalarda sıkça karşılaşılan bir işbirliği olduğunu söyleyerek, sanık konumundaki mağdur transların ciddi darp izleri olmasına, hakaret ve ayrımcılığa maruz kalmasına rağmen takipsizlik alması ve mağduru olduğu bir eylem sonucunda faile dönüşmesinin sıklıkça karşılaşılan bir durum olduğunu belirterek ekledi:
 
“Ancak davanın devam etmesi nedeniyle şu anda açıklayamayacağım deliller doğrultusunda gerek ilgili işletme gerek kolluk görevlileri gerekse de özel güvenlik hakkında hukuki yollara başvurmaya ve bu konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Bir sonraki duruşma 11/03/2020 saat 10:05’de destek olmak isteyen herkesi bekleriz.”
 

“Failleştirilmeyi kabul etmeyeceğiz!”

Konuyla ilgili konuşan Pembe Hayat Derneği başkanı Çayan Azadi, transların sıkça mekanlarda bu gibi şiddete maruz kaldığını hatırlatarak ekledi:
 
“222 Park davası, biz transların mekana girmek istediğimizde sıklıkla yaşadığımız bir durum olması nedeniyle fazlasıyla önemli. Hakaretlerle defalarca tetiklenen, defalarca ayrımcılığa ve şiddete uğrayan transların şikayetine gelen takipsizlik kararı, transların Türkiye Cumhuriyeti adaletine olan güvenini sarsıyor. Sanıklaştırılan trans arkadaşlarımız ile birlikte mücadele etmeye ve hak arayışımıza devam edeceğiz. Failleştirilmeyi kabul etmeyeceğiz!”
 

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org