Tarih: 17.06.2019

Pembe Hayat Derneği 7. İzmir LGBTİ+ Onur Haftası ve 3. Antalya LGBTİ+ Onur Haftası'na getirilen yasaklara dair basın açıklaması yayımladı.

Basına ve Kamuoyuna,

 

İzmir’de bugün (17 Haziran) başlayarak 24 Haziran’a kadar devam etmesi planlanan 7. İzmir LGBTİ+ Onur Haftası, İzmir Valiliği’nin web sitesi üzerinden yayımladığı bir duyuru ile, “ilimizde yaşayan insanların huzur ve güvenliğinin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin, kamu güvenliği ve esenliğinin sağlanması; milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması, olası şiddet ve terör olaylarının önüne geçebilmek amacı” gerekçe gösterilerek yasakladı. 14-16 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek 3. Antalya LGBTİ+ Onur Haftası’nın ikinci gününde ise Antalya Valiliği il genelindeki LGBTİ+ etkinliklerine, “karşıt görüşlü grupların karşı karşıya gelmemesi, tesis edilen huzur ortamı ve milli güvenlik ve kamu düzeni ile genel sağlığın ve genel ahlakın bozulmaması, olası şiddet ve terör olaylarının önüne geçilmesi, devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğü, başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması” gerekçesi ile 15 günlük yasak kararı verdi.

 

Ülkenin farklı şehirlerinde getirilen yasaklarda bazen Pembe Hayat KuirFest’in 17 Kasım 2017’de gerçekleştirmeyi planladığı Alman LGBTİ+ Film Günleri etkinliğinde olduğu gibi “halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep ve bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimin aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edeceği, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın tehlikenin ortaya çıkabileceği” gerekçesi ile söz konusu olurken, bazense Ankara’da maruz kaldığımız ve haklarımızın ihlal edildiği süresiz LGBTİ+ etkinlikleri yasağında da olduğu gibi “kamu güvenliği açısından açık ve yakın tehlikenin ortaya çıkabileceği; ayrıca kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunmasını tehlikeye düşürebileceği göz önünde bulundurulduğunda yapılmak istenen organizasyona katılacak olan grup ve şahıslara yönelik olarak; birtakım toplumsal duyarlılıklar nedeniyle de bazı kesimler tarafından tepki gösterilebileceği ve provokasyonlara neden olabileceği” gerekçesi öne sürülmekte.

 

Buradan bütün devlet erkanına, valiliklere ve bu hukuksuzluğun faillerine; her yürüyüşünün onur yürüyüşü olduğunu söyleyen, sayısız cinsiyet kimliği, cinsel yönelim, cinsiyet ifadesi, rolü ve cinsiyetsizliğin öznesi olan biz LGBTİ+’lar soruyoruz: Bir etkinlik aynı anda hem genel ahlakı, hem genel sağlığı, hem milli güvenliği, hem de kamu düzenini tehdit edip terör tehlikesi nasıl yaratabilir? Ülkenin bir kısım şehrinde amacın “LGBTİ+’ları olası tehlikeden korumak” olduğunu öne sürerken, bir kısım şehrinde ise “LGBTİ+’ların kamu güvenliğini tehlikeye attığını ve terörize ettiğini” söylemek “yasak koyucuların” tutarsızlığının bir göstergesi midir? Ankara’da 18 Kasım 2017’de LGBTİ+ etkinliklerine getirilen süresiz yasak ve Antalya’da LGBTİ+ etkinliklerine getirilen 15 günlük yasağa bakıldığında; Ankara’daki yasak ülke genelinde getirilecek yasağın bir provası mıydı? Valiliklerin, biz LGBTİ+’ların haklarının özüne dokunan bu yasaklar ile LGBTİ+’ları açıkça kriminalize etmek ve bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşlarının ve örgütlenmelerin faaliyetlerini dolaylı yoldan durdurmaya çalışmak yerine yapılmak istenen etkinliklerin güvenli bir şekilde gerçekleşmesini sağlaması gerekmez mi?

 

Bir arada olmak amacıyla düzenlediğimiz her etkinlikte hatırlamak ve hatırlatmak istediğimiz, anayasal ve uluslararası sözleşmeler ile güvence altına alınan haklarımızı buradan bir kez daha sistematikleşen bu yasaklar silsilesinin ve keşmekeşin faillerine haykırıyoruz:

 

Kişi Özgürlüğü ve Güvenliği Hakkı: Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir. Belirli haller dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz. (Anayasa, Madde 19)

Düşünce ve İfade Özgürlüğü Hakkı: Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz. (Anayasa, Madde 25)

Düşünceyi Açıklama ve Yayma Özgürlüğü Hakkı: Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. (Anayasa, Madde 26)

Eşitlik ve Ayrımcılık Görmeme Hakkı: Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar. (Anayasa, Madde 10)

Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hakkı: Herkes, önceden izin almaksızın, bu kanun hükümlerine göre silahsız ve saldırısız olarak kanunların suç saymadığı belirli amaçlarla toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. (Anayasa, Madde 34)

Örgütlenme Özgürlüğü Hakkı: Herkes, barışçıl olarak toplanma özgürlüğü ve menfaatlerini korumak için başkalarıyla birlikte örgütlenme özgürlüğü hakkına sahiptir. (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Madde 11)

Dernek Kurma Özgürlüğü Hakkı: Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma, bunlara üye olma ve üyelikten ayrılma hürriyetine sahiptir. (Anayasa, Madde 33)

Kültürel Yaşama Katılma Hakkı: Bu sözleşmeye taraf devletler, herkese kültürel yaşama katılma, bilimsel gelişmelerin nimetlerinden ve sonuçlarından yararlanma, kendisinin yaratıcısı olduğu bilimsel, edebi ve sanatsal ürünlerden kaynaklanan maddi ve manevi menfaatlerin korunmasından yararlanma haklarını tanırlar. (BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi, Madde 15)

Hak Arama Özgürlüğü ve Adil Yargılanma Hakkı: Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. (Anayasa, Madde 36)

 

Buradan yılmadan sesleniyoruz: LGBTİ+ hakları insan haklarıdır! Yasaklanan bütün LGBTİ+ etkinliklerinin, onur haftalarının ve yürüyüşlerinin yanındayız ve bu hukuksuzluğun sonuna kadar takipçisi olacağız! “Yasak koyucu”ların, biz LGBTİ+’ların haklarını ihlal etmek yerine yasa koyucu ve koruyucular olarak davranmaları, ayrımcılıktan uzak ve kapsayıcı politikalar üretmeleri, LGBTİ+’ların hak ve özgürlüklerini güvence altına almaları talebimizi yaşadığımız coğrafyadaki her LGBTİ+’nın hak ve özgürlüğüne sahip olana kadar tekrarlayacağımızı basına ve kamuoyuna duyuruyoruz:

 

Her ne kadar baskılamaya, yasaklamaya ve hatta yok etmeye çalışsanız da LGBTİ+’ların eşitlik ve özgürlük mücadelesini engelleyemezsiniz. Vardık, varız, varolacağız! Bizim her yürüyüşümüz onur yürüyüşüdür!


#ÇokGüzelsinYasakMısın #OnurYasaklanamaz #HerYürüyüşümüzOnurYürüyüşü

 

Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği

17.06.2019

 

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org