Tarih: 2013-02-17

Muhafazakar AKP iktidarının nefret ve korku toplumu yaratmaya çalıştığının farkındayız. Ama bizler her seferinde adalet ve özgürlük çığlığını daha da yükselterek bu korkunç projeyi boşa çıkaracağız. Adliye, karakol kapılarında ve sokaklarda adaleti aramaya devam edeceğiz. Özgürlük eşitlik umudumuzu bitiremeyeceksiniz, gözümüzdeki ışıltıyı söndüremeyeceksiniz.

15 Şubat gecesi daha önce de translara ve seks işçilerine yönelik saldırıların yoğun olduğu Maltepe Sahil Yolu'nda Bahar isimli transseksüel arkadaşımıza yönelik bir saldırı yaşanmıştır. Maltepe Sahil Yolu'nda gerçekleşen olayda saldırganlar önce Bahar'ı taciz etmek istemişler, Bahar razı olmayınca da kılıç ve palalarla üzerine saldırmışlardır. Bir süre darp alan Bahar canını kurtarmak için kendini hızla giden arabadan atmak zorunda kalmıştır. Şu an vücudunda darp izleri çürükler, morluklar ve derin kesikler olan Bahar'ın yüzü tanınmaz haldedir. Devlet ve sistem yıllardır transları zorunlu seks işçiliğine, sokaklarda çalışmaya mahkûm ettiği gibi, seks işçiliğini de kuralsızlığa, cezasızlığa, daha açık bir şekilde söylersek canilerin, psikopatların insafına terk etmektedir. Bu alanda yıllardır kaos yaşanmaktadır. Biz trans kadınların yaygın olarak sokaklarda çalışmayı kendi isteğimizle tercih ettiğimiz düşünülüyor. Oysaki sokaklar seks işçiliği yapan bir transeksüel için en son tercih edilecek bir seçenek konumundadır. Seks işçiliğinin bu kadar riskli ve güvensiz koşullarda yapılması hem bizlerin hem de toplumun zararına olmaktadır. Güvenliğin ve sosyal güvencenin olduğu, yasal kontrollerin periyodik olarak yapıldığı resmi genelevlerde çalışmak istiyoruz. Açık ki bu tarz korkunç saldırılar resmi genelevlerde çok çok daha az yaşanmaktadır. Bu ve benzeri saldırılar son dönemde Maltepe-Kartal Sahil Yolu'nda çok sık görülmektedir. Olaylar arasında tesadüf sayılamayacak ciddi benzerlikler vardır. Geçtiğimiz günlerde Çiğdem isimli arkadaşımız da yine benzer biçimde kılıç ve kasap bıçaklarıyla darp edilmiştir. Bu olay da Maltepe Sahil Yolu'nda yaşanmıştır. Bahar'ın yaşadığı olayda olduğu gibi Çiğdem'e yönelik saldırı da polisin para cezası kesmesinin hemen ardından yaşanmıştır. Bu bölgede para cezası alan transeksüel seks işçilerinin karakoldan salıverilmelerinin hemen ardından bu tarz saldırı vakalarının yaşanması rastlantı değildir. Açık ki polis bizlerin ve kamuoyunun baskısından korktuğu için açıkça işkence ve kötü muamele yapmaktan çekinmekte suça meyilli, kriminal kişileri bu ve benzeri kirli işler için kullanmaktadır. Polisin açıktan yapamadığı pis işlerini bu tarz başıboş insanlara yaptırdığını daha önce yaşanmış pek çok olaydan biliyoruz. Ülker Sokak'tan biliyoruz, Ankara'daki Eryaman katliamından biliyoruz. Yıllardır gözlemliyoruz. Ancak alışmıyoruz, alışmak istemiyoruz. Herkes gibi bizler için de yaşam hakkının, insan haklarının geçerli olduğu bir ülkede yaşamak istiyoruz. Her şeyden önemlisi de Türkiye Cumhuriyeti Devletinin adaletine inanmak ve güvenmek istiyoruz. Bu olayın basit bir tutanak ile geçiştirilmesi, dahası saldırganların karakolun arka kapısından çıkarılarak serbest bırakılması karşısında rencide oluyoruz, çaresiz hissediyoruz ve öfkeleniyoruz. Bilmek istiyoruz:

İstanbul lgbtt Dayanışma Derneği
Kaos GL Derneği
Lambda İstanbul lgbtt Dayanışma Derneği
Lgbtt Aileleri İstanbul Grubu
Pembe hayat lgbtt Dayanışma Derneği

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org