Tarih: 2013-11-17

Boğaziçi Starbucks-İşgal alanında Uludere Katliamı ile ilgili toplantıda Mazlum-Der´in takındığı tutuma dair açıklama yazısı işgali an ve an takip eden web blogunda yayınlandı.

İşte o kınama yazısı:
06 Ocak 2012´de yapmak istediğimiz Uludere Katliamı ile ilgili toplantıda Mazlum-Der´in takındığı tutuma dair metindir.
BASINA, KAMUOYUNA ve TÜM İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARINA
MAZLUM-DER´I KINIYORUZ
Bu yazı Boğaziçi Starbucks-İşgal alanında Uludere Katliamı´na dair düzenlenen bir söyleşide söyleşiye davetli olan Mazlum-Der´in (İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği) nefret söylemlerinde bulunduğunu duyurmak amaçlı yazılmıştır.
Uludere Katliamı´na dair İHD ve Mazlum-Der´in de içinde bulunduğu katılımcıların hazırladığı raporu sunmak üzere, İHD ile iletişime geçildi. İHD´den kesin cevap alınamayınca birkaç kişi tarafından inisiyatif alınarak Mazlum-Der çağrıldı. Ancak etkinlik gününde gelen bir telefonla bu etkinlik işgal alanında eşcinsel bireyler olduğu ve derneğin ilkesel kararı gereği eşcinsel bireylerle bir araya gelinemeyeceğinin belirtilmesiyle iptal edildi. Sonrasında alana gelen Mazlum-Der yetkilisi ve panelist, durumun yanlış ifade edildiğini ve etkinliğe eşcinsel katılımıyla ilgili bir sorunlarının olmadığını ama organizasyonda eşcinsel örgütlerinin bulunduğu yerlere katılmadıklarını belirtti. Bunu da ´´Nasıl ki insanlığa ve doğaya zararlı nükleer yanlılarıyla bir arada olmuyorsak, insanlığa zararlı olduğunu düşündüğümüz eşcinselliği meşrulaştıran kurumlarla da bir arada olmayız.´´ diyerek örneklendirdi.´´ Yapısal´´ bir durumdan ötürü eşcinsel olan bireylerle bir sorunları olmadığını ancak bunun meşrulaştırılmasına ve LGBT siyaseti yürütülmesine karşı olduklarını belirtti.
İşgal alanı önünde ve sonrasında Mazlum-Der ile yapılan tartışmalarda gördüğümüz şudur ki: Mazlum-Der cinsel yönelimi bir insan hakkı olarak görmemekte hatta insan hakkı ihlali olarak görmekte, varoluş ve kimlik mücadelesi veren LGBT birey ve örgütlerin tekil varoluşlarını ´´hoş görmekte´´ ancak mücadelelerini meşru bulmamaktadır. Dahası eşcinselliğin meşrulaştırılmasını insanlığa zararlı bulmaktadır. Daha önceden Aliye Kavaf´ın meşhur açıklamasının ardından destek yazıları yayımlayan Mazlum-Der´i kınıyoruz. Mazlum-Der´den gelen yetkililerin açıklamaları çok net nefret söylemidir. LGBT hakları insan haklarıdır. Mazlum-Der nefret suçu işlemektedir. Açıklamasındaki ´´yapısal durum´´ açıkça hastalığa referans vermektedir. Starbucks İşgali, LGBT örgütü ya da değil, herhangi bir örgüt tarafından organize edilmemiştir, işgal süreci bireysel katılımla doğrudan demokrasinin işletilmesiyle bugüne gelmiştir. Çok farklı deneyimlerden gelen Starbucks İşgalcileri olarak burada kurulan ortamın her türlü ayrımcılığa (homofobi, transfobi, cinsiyetçilik, islamofobi, ırkçılık vs.) karşı olduğunu belirtmekte fayda olduğu fikrindeyiz. İşgalin hazırlık sürecinde ve işgal süresince burada kurduğumuz birliktelik, üniversitenin bileşenlerini (öğrenci, akademisyen, emekçi) ve üniversiteden dışlanan, üniversitede baskı ve dışlanmaya maruz kalan kesimleri (eşcinselleri, Müslümanları, transları, işçileri ve her türlü toplumsal muhalefetin öznelerini ) içerme çabasında oldu ve olacak. Diyoruz ki; eşcinsellik, biseksüellik, , heteroseksüellik, aseksüellik, translık, na-translık vb. cinsel yönelim ve cinsiyet kimlikleri ´´meşru´´dur, hastalık değildir, varoluşları itibarıyla politiktir.
Mazlum-Der´i ve Mazlum-Der´in ürettiği nefret söylemini destekleyen hatta bu nefret söylemine tepki göstermemiş herkesi kınıyoruz.
http://starbuckssenligi.blogspot.com

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org