Tarih: 2011-06-11

Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf'ın "Eşcinsellik bir hastalık, tedavi edilmeli" açıklaması üzerine kendisine bir mektup yolladı. Mektup şu şekilde;

 

Sayın Selma Aliye Kavaf,

Bu mektubu size, Pembe Hayat Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Travesti ve Transeksüel Dayanışma Derneği adına yazıyorum. Pembe Hayat Derneği, Türkiye’de yaşayan gey, lezbiyen, biseksüel, travesti ve transeksüellerin politik, ekonomik, sosyal ve kültürel yaşamda cinsel yönelim ve cinsiyet kimlikleri dolayısı ile sistematik şekilde karşılaştıkları ayrımcılık ve hak ihlallerine karşı faaliyet yürütmek amacı ile 30 Haziran 2006 tarihinde kurulmuştur. O tarihten bugüne, gerek toplumsal önyargılar gerekse yürütme, yargı ve yasama organlarının yaşamakta olduğumuz ve bizlere yönelik nefret cinayetlerine varan suçlara karşı kayıtsızlığına karşı sesimizi duyurmaya çalışmaktayız.

Hürriyet Gazetesi’nden Faruk Bildirici ile yapmış olduğunuz görüşmede, “Ben eşcinselliğin biyolojik bir bozukluk, bir hastalık olduğuna inanıyorum. Tedavi edilmesi gereken bir şey bence. Dolayısıyla eşcinsel evliliklere de olumlu bakmıyorum. Bakanlığımızda onlarla ilgili bir çalışma yok. Zaten bize iletilmiş bir talep de yok. Türkiye’de eşcinseller yok demiyoruz, bu vaka var,”[1] şeklinde bir beyanda bulunduğunuzu öğrendik.

Eşcinsellik, heteroseksüellik gibi bir cinsel yönelimdir. Türkiye’nin kurucu üyesi olduğu Birleşmiş Milletler’in bir alt organı olan Dünya Sağlık Örgütü, eşcinselliğin bir hastalık olmadığını, heteroseksüellik gibi bir cinsel yönelim olduğunu yayınlarında belirtmiştir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayımlanan Uluslararası Hastalıklar Sınıflandırması’nın bir bölümü olan ICD – 10, Beşinci Bölüm: Zihinsel ve Davranışsal Bozukluklar listesi[2], 1 Ocak 1993’ten beri eşcinselliği liste dışında tutmaktadır.

Aynı şekilde, uluslararası psikoloji ve psikiyatri uzmanlarının tarafından otorite kabul edilen Amerikan Psikiyatrlar Derneği 1973’te, Amerikan Psikologlar Derneği de 1975’te eşcinselliğin zihinsel ve davranışsal hastalıklar listesinden çıkarılmasına karar vermiştir. Amerikan Psikiyatrlar Derneği’nin Zihinsel Bozuklukların Diagnostik ve İstatistiki Üzerine Elkitabı’nda[3] eşcinselliğin doğal bir durum olduğu, heteroseksüellik ve biseksüellik ile birlikte üç farklı cinsel yönelimden bir tanesi olduğunun altı çizilmiştir.

Eşcinselliğin hastalık olduğunu, eşcinsellerin tedavi edilmesi gerektiğini söylemek suç teşkil etmektedir. Ulusal mevzuatımız dikkate alındığında, Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesinin (a) fıkrası, “halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır,” demektedir. Ayrıca, aynı maddenin (b) fıkrası, “halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır,” buyurmaktadır.

Avrupa Parlamentosu, Avrupa Komisyonu’nun yayımladığı 2009 Türkiye İlerleme Raporu’nda yer alan hükümetlerin “eşcinsellere yönelik homofobik tutum ve davranışları engellemek için gerekli önlemleri almaları” çağrısını onaylamıştır.[4]

Eşcinsellerin, cinsel yönelimleri dolayısı ile toplum içerisinde halihazırda maruz kaldıkları ayrımcılık ve şiddet gözönünde bulundurulduğunda, basına verdiğiniz demeçlerin ayrımcılık ve şiddet sarmalını güçlendireceği aşikardır. Eşcinsellerin hasta olduğu ve tedavi edilmeleri gerektiği gibi bir argümanlar bilimsel açıdan herhangi bir temele dayanmadığı gibi, halkın eşcinsellere yönelik önyargı ve nefretini körüklemektedir.

Pembe Hayat Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Travesti ve Transeksüel Dayanışma Derneği olarak, toplumsal kesimlerin hassasiyet gösterdiği konularda, makamınızın size zorunlu kıldığı sorumluluk üzerine daha dikkatli demeçler vermenizi saygıyla rica ediyoruz.

Rica ettiğiniz takdirde, Pembe Hayat Derneği olarak eşcinsellik, biseksüellik ve transeksüellik konusunda size daha ayrıntılı bilgi sunmak, görüşlerimizi ve hassasiyetlerimizi sizle paylaşmaktan mutluluk duyarız. Toplumsal barışı sağlamaya verdiğiniz önemin farkında olarak, sizi eşcinseller, biseksüeller ve transeksüellerle diyalog kurmaya ve sorularınız var ise, bize yöneltmeye saygıyla davet ediyoruz.

Umuyoruz ki, diyalog çağrımıza olumlu yanıt verirsiniz.

Saygılarımla,

Barış Sulu

Yönetim Kurulu Başkanı

Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği


 [1] Faruk Bildirici, “Eşcinsellik Hastalık, Tedavi Edilmeli” Hürriyet, http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx'id=14031207

[2] Dünya Sağlık Örgütü, Uluslararası Hastalıklar Sınıflandırması – ICD 10: Zihinsel ve Davranışsal Bozukluklar Listesi, http://apps.who.int/classifications/apps/icd/icd10online/

[3] Amerikan Psikiyatrlar Derneği, Zihinsel Bozuklukların Diagnostik ve İstatistiki Üzerine Elkitabı, http://en.wikipedia.org/wiki/Diagnostic_and_Statistical_Manual_of_Mental_Disorders

[4] Avrupa Parlamentosu Gey and Lezbiyen Hakları Ortak Grubu, “ Avrupa Parlamentosu, Lezbiyen, Gey, Biseksüel ve Transeksüel Haklarının Türkiye’nin AB Üyeliği İçin Bir Önkoşul Olduğu Görüşünü Tekrarladı” Şubat 18, 2010, http://www.lgbt-ep.eu/news.php.

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

bilgi@pembehayat.org