Tarih: 15.11.2022

9.Boğaziçi Onur Yürüyüşü’nde olan 70 öğrenci “kanuna aykırı yürüyüşe katılarak ihtara rağmen dağılmama” suçundan yargılanacak.

20 Mayıs’ta Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen Onur Yürüyüşü’nde gözaltına alınan 70 öğrenciye,  İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebiyle kamu davası açıldı. Savcılık iddianamesinde, “LGBTİ+’yı temsil eden flamalar” taşıyan ve slogan atan öğrencilere kolluk kuvvetlerinin ihtarda bulunduğunu; ancak ikaza rağmen yürüyüşe devam ettiklerini iddia ediyor.

‘Dağılın’ uyarısı yapılmadan şiddetle, ters kelepçeyle gözaltına alındık”

Dava açılan öğrencilerden biri, “ ‘Dağılın’ uyarısı yapmadan şiddetle, ters kelepçeyle gözaltına alınmamıza rağmen suçlu sayılıp dava açılan o 70 kişiden olduğum için asla pişman değilim. Başta emniyet amiri Hanifi Zengin olmak üzere orada bulunan ve orantısız güç kullanan kolluk kuvvetlerinden şikayetçiyim. Onur yürüyüşüyü yasaklanamaz” dedi.

Öğrenciler, 2911 Sayılı Toplantı ve Go?steri Yu?ru?yu?s?leri Kanunu’nu ihlal ettikleri gerekçesiyle, yani “Kanuna Aykırı Toplantı ve Yu?ru?yu?s?lere Silahsız Katılarak I?htara Rag?men Kendilig?inden Dag?ılmama” suçuyla yargılanacak.

Ne olmuştu?

Kayyum rektör tarafından kapatılan Boğaziçi Üniversitesi LGBTİ+ Araştırmaları Kulübü’nün (BÜLGBTİA+) Onur Haftası etkinliklerinin son gününde kampüsün sekiz yıllık geleneğinin sürmesi için Onur Yürüyüşü planlandı.

20 Mayıs 2022’de düzenlenmesi planlanan 9. Boğaziçi Onur Yürüyüşü’nden bir gün önce kampüsün Etiler Kapısına, Taşoda Müzik Festivali gerekçe gösterilerek X-Ray cihazı yerleştirildi. 20 Mayıs sabah saatlerinden itibaren ise kampüsün etrafı polis ve gözaltı araçları ile çevrildi. Ana kapı dışında Güney Kampüs’ün girişleri kapatıldı.

17:00’de başlaması planlanan yürüyüş için öğrenciler, Güney Meydan’dan kapatılan kulüp odasından doğru yöneldiklerinde uyarıda bile bulunmadan çevik kuvvetin saldırısı başladı. Ablukaya alınan öğrenciler, alandan çıkış yapmaları için açılması gereken koridorla gözaltı araçlarına sokuldu. Abluka dışında kalabilen öğrencilerin “Dağılıyoruz” itirazına rağmen polis saldırısı kampüste bir süre devam etti.

Kampüsteki bir öğrenci o gün yaşananları şöyle anlatmıştı: “Polisler ve güvenlikler iki taraftan bizi sıkıştırdı ve çember içine aldılar. Herhangi bir dağılın uyarısı yapmadan ters kelepçe ve işkenceyle arkadaşlarımızı gözaltına aldılar.”

20 Mayıs’ta polis, barışçıl biçimde anayasal hakkını kullanmak isteyen 70 katılımcıyı ters kelepçe ve işkence ile gözaltına aldı.

 

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

bilgi@pembehayat.org