Tarih: 28.09.2022

Trans, na-ikili ve toplumsal cinsiyete uymayan kişiler tıbbi bakım alırken/almaya çalışırken birçok engelle karşılaşıyor. Oysaki tüm hastalar için üreme ve cinsel sağlık bakımının yargılayıcı olmayan, adil ve erişilebilir olması gerekir.

Rahim ağzı kanseri taramaları (PAP smear), cinsel yolla bulaşan enfeksiyon (CYBE) testleri cinsiyet veya cinsel kimliği gözetmeksizin jinekolojik bakıma ihtiyacı olan herkesin cinsel sağlık ve zindeliği için gereklidir.

Rahim ağzı, vajina, rahim, yumurtalık veya fallop tüpleri olan trans, na-ikili ve toplumsal cinsiyete uymayan kişiler rutin jinekolojik muayeneye çoğu zaman erişemiyor. Eriştiğindeyse, ikili cinsiyet sistemine göre eğitim alan doktorlar tarafından ayrımcı söylemlere maruz kalıyor, muayene edilmek istenmiyor ya da şikayetine yönelik gerekli yönlendirmeyi alamıyor. Jinekolojik randevu almak bile çoğu zaman bir cinsiyet hoşnutsuzluğu kaynağı olabiliyor.

Jinekolog ziyareti herkes için tetikleyici olabilirken, özellikle trans erkekler için daha kaygı verici olabilir. Trans erkekler için ortak bir endişe, jinekolog ziyaretinin, özellikle rutin bir muayene sırasında, kişinin cinsiyet hoşnutsuzluğunu tetiklemesi veya şiddetlendirmesidir.  Diğer bir endişe de, trans erkeklerin ihtiyaçları konusunda farkındalığı ve trans kapsayıcı eğitimi olmayan bir hekimle karşılaşabilecekleri ve bu da hastaların kendilerini son derece rahatsız, güvensiz hissetmeleri ve ayrımcılığa maruz kalmalarıdır.

Transların ihtiyaçları; hormon replasman terapisi alıp almadıklarına, ameliyat öykülerine veya belirli kişisel sağlık hedeflerine sahip olmalarına göre değişir.  Birçok trans erkek rahim ağzı kanseri taraması, CYBE testi ve diğer önleyici tedbirlere ihtiyaç duyuyor fakat ya karşılaşacakları "jinekolojik travma" ya doktorların muayeneyi reddetmesi ya da hiç muayene şansı bulamadıkları için rutin kontrolden mahrum bırakılıyor.

“Devlet hastanelerinde muayene süreleri çok kısa”

Tüm bu problemleri ve transların jinekolojik muayeneye erişip/erişememe konusunu ve doktorların deneyimlerini Jinekolog Dr. Irmak Saraç’a sorduk.

‘Trans erkeklerin jinekoloji muayenesinden yararlanabiliyor mu ya da nasıl yararlanıyor?’ sorusuna Dr. Saraç, “Vajinal muayene için her zaman çok rahat olamayabiliyorlar. Bu yüzden rahat oldukları ve bu konuda istekli oldukları bir zamanda, yeterli güveni sağladıktan sonra ve her aşamada kişiye bilgi verilip rızası alınarak muayene yapabilmek önemli. Yani sadece bizim karşımıza geldiği için muayeneyi kabul etmek zorunda değil. Özellikle daha    Yani vajinal penetratif bir muayeneyi tercih etmeyebiliyorlar, vajinal penetratif durumu da. Bu cümleyi silelim bence. Devlet hastanelerinde vajinal muayeneyi her zaman kabul etmeyebiliyor. Devlet hastanelerinden de normal şartlarda muayene için randevu alıp gidebilirler fakat muayene aralıklarının çok kısa olması nedeniyle güvenli ortamın yaratılabilmesiyle ilgili zorluklar olabileceği göz önüne alarak sıkıntılar yaşanabilieceğini düşünüyorum” dedi.

Devlet hastanelerinde muayene aralıklarının kısa olması jinekolojik muayeneyi de güç kılıyor. Trans erkeklerin yaşadığı cinsiyet hoşnutsuzluğu ya da rahatsız oldukları bu jinekolojik muayene için süreler çok kısa. 

“Fakülte mezunlarının, LGBTİ+'larla ilgili bilgisi sınırlı”

Temel tıp eğitiminde doktorlara toplumsal cinsiyet eğitimi verilmediğini söyleyen Dr. Saraç, bu konu üzerine çalışan akademisyenlerin, doktorların seçmeli de olsa toplumsal cinsiyet eğitimini programa koymaya çalıştığını fakat henüz rutin müfredatta bu eğitimin olmadığını belirtti. 

İkili cinsiyet sistemine göre eğitim alan doktorların; trans, na-ikili ve toplumsal cinsiyete uymayan hastaları nasıl muayene edebildiğini sorduğumuz Dr. Saraç: “Fakülte mezunlarının, LGBTI+'larla ilgili bilgisi sınırlı yani ‘transgender’ ne demek, kendini nasıl tanımlar, ne gibi riskleri vardır, binary ne demek gibi soruların cevabını tam olarak bilemiyor. Bu da gerçekten takipte sıkıntılara yol açabilir. Tarama programlarını düzgün yönlendirememek, hangi risk grubunda olduğunu bilmediği için buna yönelik danışmanlığı yeterince verememek ve tabii ki toplumdan doktorları ayrı tutamayacağımız için genel bir ayrımcılık söz konusu olabilir” dedi.

“Rutin jinekolojik muayeneler çok önemli”

Jinekolojik muayenelerin daha kapsayıcı olması için Türkiye Tabibler Birliği’nin (TTB) yaptığı çalışmaları sorduğumuzda Dr. Saraç “Vajinası ve rahmi olan trans erkeklerin rutin jinekoloji muayenesi önemli. Çünkü sonuçta bu sistemlerle ilgili kanser de dahil olmak üzere çıkabilecek sorunların tanınması ve bu nedenle tarama testlerinin, burada rahim ağzı kanser taramasını vurgulamak isterim, yapılması gerekiyor. TTB'nin yönlendirmeleri bu nedenle çok önemli. TTB, özellikle Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu olarak, bu konuyla ilgili çalışmalar yürütüyor, bilgilendirmeler yapıyor, toplantılara konuşmacı olarak katılıyoruz” diyerek trans erkeklerde rutin jinekolojik muayenelerin çok önemli olduğuna dikkat çekti. 

“LGBTİ+ sağlığı ile ilgili doktorlara mutlaka eğitim verilmesi gerekiyor”

Beden uyum ameliyatı olan trans kadınlar, jinekolojik muayeneye gittiklerinde doktorlar muayeneyi reddedebiliyor. Dr. Saraç bu konuyla ilgili, “Peki bu kişi hangi doktora gidecek, 

şu anda bu kişinin bir vajinası var ve bir sıkıntısı olduğunda doktora gitmesi gerekiyor. Sorun, Tıp Fakültesi eğitiminde ve uzmanlık eğitiminde bu konunun görmezden geliniyor olması. Yokmuş gibi davranarak hareket ediyoruz. Oysaki; evet bir vajinası var, evet vajinal enfeksiyon görülebilir. Bu vajinal enfeksiyonlar cis kadınlarda görülenlerden farklı enfeksiyonlar olabilir. Farklı etkenler olabilir ama sonuçta muayene edip tedavisini yapmak bizim görevimiz. Bu nedenle de tıp eğitiminin toplumsal cinsiyet eşitliği açısından kapsayıcı bir hale getirilmesi gerekiyor. LGBTİ+ sağlığı ile ilgili mutlaka ve mutlaka hem Tıp Fakültesi eğitiminde hem de uzmanlık eğitimlerinde ayrıca yer verilmesi gerektiğini söyleyebilirim” dedi.

Son olarak kapsayıcı bir jinekolojik muayene için tavsiyelerini sorduğumuz Dr. Saraç, “Kişinin kendini güvende hissettiği, dolayısıyla da kendini rahatlıkla ifade edebildiği bir ortamın yaratılması, bu nedenle ayrımcılıktan ve ön yargılardan uzak olması önemli. Muayene sırasında, her aşamada bir rıza alınması -evet kişinin isteği olmadığı sürece, ona rağmen herhangi bir şeyin yapılmaması- gerekiyor. Doktorun tarafsız ortamı sağlaması ve böylece güvenli bir ortam oluşturması önemli” diyerek karşılıklı güven ortamının oluşturulması gerektiğine dikkat çekti.

 

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

bilgi@pembehayat.org