Tarih: 10.09.2022

"Başka bir erkeklik oluşturabilirim, bu kadar böyle yap-boz gibiyse, niye olmasın?" - Ali (Aligül) Arıkan

2013 yılında hayatını kaybeden Türkiye’nin ilk trans erkek inisiyatifi kurucularından sevgili Ali (Aligül) Arıkan'ın bugün doğum günü. 

Bir kez daha, iyi ki doğdun Ali!

Arkadaşları, yoldaşları Gülkan, Ari, Sinan ve Ufuk'un mesajlarıyla, sevgi ve özlemle kutluyoruz bugünü! 


Ali için, 
Bir gül için,
“Tevazumuzdan ölüyoruz
 Yeniden doğar mıyız
diye ha bire”
Anatoli Haikuları'ndan


Gülkan ’Noir’


Canım Ali. Daha tıfıl zamanlarımda seninle tanıştığım için çok şanslıyım, bundan eminim. Zira dostluğun ve yoldaşlığın değerini, bizzat bir hayata dokunarak umudu paylaşmanın ve çoğaltmanın ne kadar hayati olduğunu, üstümüze durmaksızın çöken kara bulutları kahkalarla dağıtmayı senin sayende öğrendim. Trans olarak ilk açıldığım zamanlar “Aligül bir buluşalım mı?” dediğimde hemen koşup gelmiştin, Kadıköy’de saatlerce baş başa oturup konuşmuştuk, bugünlerin zorlu halleri içinde de hep o anıya tutunuyorum. Öyle ki şimdi ne zaman içim sıkışsa o gün bana söylediklerin aklıma geliyor, derin bir nefes gibi adeta. Sonra zaman geçti, günleri devirdik beraber, bir gün yine Kadıköy’de bu defa sahilde kalabalık toplanmıştık. İkimiz yürüyüşe çıktık, içimde bir ağırlık var demiştin. Sonra kahkaha atıp, gazdır herhalde dedin. Sen hastanedeyken en son gelişimde vedalaşma vaktimdi, yurtdışına gidecektim, sana her ülkeden çizgi roman kitapları toplayıp getirecektim. Koluma girdin, koridorda yürüdük, vedalaştık. 
 

İyi ki doğdun Ali, iyi ki dostum oldun, ben seni kara bulutları dağıtan kahkahanla hatırlıyorum, hatırlamanın gücüne sığınıyorum.

 

Ari P. Büyüktaş

Kadınlardan hoşlanmanın kendi içimde sorgulamasını yapıp, ahh evet o zaman lezbiyenim, dediğim ama bir terslik var, ben erkek gibi olmayı (erkek kıyafetleri giymek, bıyık ve sakala özenmek) da seviyorum sorgulamaya başladığımda, trans erkeklik kavramını öğrendiğim insandır. Sadece 2 kelimenin anlamı değildi Trans erkeklik, içinde trans feminizmde barındıran bir yaşanmışlığı deneyimliyordum aynı zamanda, kii o zamanda var olan terf tartışmalarının onu ne kadar kızdırdığına girmicem bile, sonuç olarak erkek olmayı erkek gibi giyinmek ve gözükmenin dışında bir üst levele taşımaya başladığımda erkeklik ve trans erkeklik arasındaki o ince çizgiyi onunla anladım. Trans erkeklik toplumda var olan erkeklik normlarını red eder,  başka bir erkekliği mümkün kılar, o yüzden Ali'nin yazdığı anlattıkları benim kişisel dönüşüm için bir devrim niteliğindeydi.

 

Ufuk


Aligül’cüm, cana yakınlığını, sıcak gülümsemeni, ve de deneyimlerimizden yola çıkarak kurulu düzenin 

(k)ayrımcı kurallarını sorguladığımız, bunların ötesinde eşitlikçi özgür bir toplumun mümkün olduğunu hissedip yanyana durabildiğimiz günleri özlüyorum. Hatıran da paylaştığımız hisler ve fikirler de onca şeye rağmen kaybolmadığına göre belki yine bir yerlerde yoğunlaşıp vücut da buluruz hep birlikte. Seni seven arkadaşın Sinan.

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

bilgi@pembehayat.org