Tarih: 08.10.2021

 

2 yılı aşkın süredir devam etmekte olan ODTÜ Onur Yürüyüşü’nün karar duruşması bugün görüldü. 19 kişinin yargılandığı ODTÜ Onur Yürüyüşü davasında tüm sanıkların beraatine karar verildi. Bir kişiye hakaretten para cezası verildi.

ODTÜ’den 18 öğrenci ve bir akademisyenin 10 Mayıs 2019’da ODTÜ Onur Yürüyüşü’ne katıldıkları gerekçesiyle yargılandığı davanın yedinci duruşması bugün (8 Ekim) Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesi'nin E Blok 5 No'lu duruşma salonuna sanıklar, avukatlar ve davayı takip etmek isteyen kişiler alındı. Duruşma kimlik tespitlerinin yapılmasıyla başladı. 

“Bu bayrağın ne zararı olabilir?”

Av. Öykü Didem Aydın söz alarak duruşma salonundan sivil polislerin çıkarılmasını talep etti. Hakim, talebi kabul etti. Avukatlar savunmalarına başladı. Öykü Didem Aydın: "Biz buraya #ayberaatver diyerek gel diyerek geldik, umarız zaten yargılanmanın kendisi hak ihlaliyken yeni bir hak ihlali olmadan bu dava sonuçlanır."

Savunmasına başlayan Av. Öykü Didem Aydın: "İddia makamı, bir öğrencinin orta parmak göstererek kamu görevlisine hakaret ettiğinin sabit olduğunu söylüyor, böyle bir sübut yoktur. Temel hak ve hürriyeti ihlal edilen kişi, eğer bu hareketi yapmış olsa bile meşru savunmadır. Havaya edilmiş bir işarettir, polisin kimliğine bakmadan yapılmıştır."

 Av. Aydın hakime gökkuşağı bayrağı göstererek "bu bayrağın ne zararı olabilir, bunu ben elimde tutunca (ihtara rağmen) dağılmamış mı oluyorum? Bir öğrenci sadece elinde bayrak olduğu için gözaltına alınıyor. Polisin orada 'Biz sizin varlığınıza karşıyız' dediği görülüyor. Bu kötü niyeti siz görmeyeceksiniz de Amerikan Yüksek Mahkemesi mi Güney Afrika Mahkemesi mi görecek?"

Avukat Aydın'ın savunmasından sonra sanık 3 öğrenci ve 1 akademisyen, savunmalarını tekrar ettiklerini beyan etti. 

“Yargılanması gerekenler hakları, hürriyetleri engelleyenlerdir”

Av. Mert Ekinci savunmasında, "Zaten açık olan bir şeyi açıklamaya da gerek yok ancak şunları da eklemek isterim, burada bir garabet var: ODTÜ Rektörlüğü sanki barışçıl bir toplantı için izin alınması gerekirmişçesine bu yürüyüşe izin verilmediğini valiliğe bildirmiştir." ifadelerini kullandı. Söze, "Burada yargılanması gerekenler hakları, hürriyetleri engelleyenlerdir. Buradaki sanıkların aslında müşteki sıfatında olması ve onların haklarını ihlal edenler sanık sandalyesinde olmalıydı" diye devam etti.

Duruşma Avukat Erkan Çiftçi'nin savunmasıyla devam etti: "Önünüzdeki dosya hukuki bir dosya değildir, kolluk sizi kendi düşmanlığına alet ediyor. AİHM diyor ki: İktidarı rahatsız etse küçük düşürse dahi ona karşı söylemler ifade özgürlüğüdür. Mahkeme salonlarında ifade özgürlüğünün kullanılıp kullanılmayacağını mı tartışacağız?"

“200 kez gaz ateşlemesi saydık”

Av. Çiftçi’nin savunması sonrasında hapis istemi ile yargılanan Melike Balkan savunmasına başladı. Yürüyüşe katıldığı için yargılanan Balkan: "Ben müzakere etmeye başladığım zamanlarda da polis bana hep valilik yasağını söyledi.  Türkiye'nin BM'ye verdiği cevapta belirtildiği üzere valilik yasağının zaten kampüste bir geçerliliği yok. Nedense polis bunları bilmiyordu."

İddianame, deliller, görüntüler çok sayıda gaz kullanıldığını, polisin videoları kırptığını ifade eden Balkan, Ünikuir Derneği olarak videolarda 200 kez gaz ateşlemesi saydıklarını belirtti. 

Balkan savunmasını şu sözlerle bitirdi: "Ben ODTÜ Onur Yürüyüşü'ne katıldım, düzenledim, gurur duyuyorum, ben yaptım. Bu bir suçsa ben bunu işledim, deliller eksik değil, benim savunmam bunun bir suç olmadığıdır.”

“Hiçbir kayyum üniversitelere rektör olamaz"

Duruşma, Özgür Gür’ün  savunmasına başlamasıyla devam etti. Gür savunmasına; "Benim bugün burada yalnız hissetmediğim gibi her yerimiz nefretle dolmuşken daha üniversiteye yeni girmiş bir lubunya, liseli bir lubunya yalnız hissetmesin diye mücadeleye devam ediyorum, bütün bu yaşadığım saçmalıklara #aybirahatver diyorum. Polisin biri devlet benim demişti, bu devlet benim devletim değil mi? Bayram Sokak'ta evleri mühürlenen seks işçisi trans kadınların devleti değil mi? Polisi de geçtim karar vericiler bir insan hakkını engellemeyi kendilerine nasıl hak görebiliyorlar?" diyerek devam etti.

Gür savunmasını şöyle bitirdi: "O gün hızlıca alındığım için atamadığım slagonlar vardı: Verşan Kök ODTÜ'ye rektör olamaz, hiçbir kayyum üniversitelere rektör olamaz."

Davayı takip etmek için gelenler içeri alınmadı

Davayı takip etmek için Adliye'ye yeni gelenler, başsavcılık talimatı gerekçe gösterilerek binaya alınmadı. Girişte GBT kontrolü yapıldı. Başsavcılık kararı gerekçe gösterilerek girişlerine izin verilmeyen izleyiciler, şikayet dilekçesi yazarak Adliye'ye girdi.

 

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org