Tarih: 13.09.2021

Dr. Larin Kayataş, sosyal medya hesabından bir yıldır maruz bırakıldığı sistematik mobbing ve baskının, disiplin soruşturmalarının ardından memuriyetten men edildiğini ve hekimlik görevine son verildiğini açıkladı.

Dr. Kayataş yaşadığı durumla ilgili, atandığı günden sonra bir hastane personelinin kendisini “hal ve hareketlerini genel ahlaka uygun görmediği” için Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) şikayet ettiğini ve atandıktan bir ay sonra üç ay görevden uzaklaştırıldığını aktardı. Görevine tekrar döndükten sonra İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün disiplin soruşturmasının sürdürdüğünü belirten Dr.Kayataş, bir yıllık bir sürecin sonunda önce kınama cezası aldıktan sonra bugün memuriyetten men edilerek hekimlik görevine son verildiğini sosyal medya hesaplarından duyurdu. Duyuruyu paylaştığı kişisel Instagram hesabı da birkaç saat içerisinde kapatıldı.

Süreç boyunca üç kez savunmaya çağrılan Dr. Kayataş, kendisine “8 Mart’a neden katıldınız?”, “Bu arada siz trans kadın mısınız?”, “Seçim gelince CHP’ye bas geç tweetinizle ne amaçlıyorsunuz?” sorularının sorulduğunu dile getirdi. Savunmada karşılaştığı sorularla ilgili olarak; “Bu ülkede 8 Mart’a katılmak, CHP’ye oy verdiğini belirtmek, trans kadın olmak ne zamandan beri suç sayılıp doktorluk görevini yapmaya engel oluyor? Sosyal medya paylaşımlarımın genel ahlaka uygun olmadığı, devlet memurunun hal ve hareketlerine yakışmadığı, bir genç kadın olarak ahlaklı olmam gerektiği söyleniyor. Halbuki özel hayatımda neler yapabileceğime kimse karışamaz! Devlet memurluğu bahane edilerek özel hayatıma müdahale edilemez! Genel ahlak adı altında başka bir yaşam tarzı dayatılamaz! Toplumun bir kesimi tarafından ‘ahlaksız, iffetsiz’ olarak görülmem doktorluk yapmama engel olamaz! Mesleğimi yaparken en ufak bir hatam yok, tıpkı diğer doktorlar gibi mesleğimi severek yapıyorum. Üstelik pandemi gibi bir dönemde sağlık sisteminde doktorlara bu kadar ihtiyaç varken var olan doktorları da özel hayat bahane edilerek görevden uzaklaştırmak kabul edilemez” dedi.

Durumuyla ilgili sosyal ölüme mahkum edildiğini belirten Dr. Kayataş, “Yıllardır tek başıma verdiğim bütün emekler çöp oldu. Sebebi ise kendim olmak, kendi istediğim hayat tarzını sürdürmek, genel ahlak adı altında uygulanan sistematik baskıyı reddedip cinselliğini özgürce yaşayan bir kadın olmam” dedi. Dr. Kayataş, kendisine karşı yapılan sistematik baskının hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını belirterek, gerekli yasal süreci en kısa sürede başlatacağını belirterek, dayanışma çağrısında bulundu.

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org