Tarih: 01.06.2021

2006’da Ankara’da trans kadınlara saldıran çeteden dört kişinin yargılandığı, 10 yıldan uzun süredir Yargıtay ve mahkemeler arasında mekik dokuyan davada saldırganların aldığı cezayı Yargıtay’ın bozması üzerine yeniden davanın ikinci duruşması bugün (1 Haziran) Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
 
Duruşmayı LGBTİ+ aktivistleri ve Halkların Demokrasi Partisi (HDP) İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay da izledi. İzleyiciler pandemi nedeniyle duruşma salonuna alınmadı. İzleyiciler duruşmayı salon dışından takip edebildi. Duruşmaya Eryaman-Esat mağdurlarından bir kişi katıldı. Mağdurların Avukatı Senem Doğanoğlu, 17 Mayıs Derneği’nden Av. Kardelen Yılmaz ve Kırmızı Şemsiye Derneği’nden Av. Evrim Demirtaş duruşmada yer aldı.
 
Sanıklardan Şammas Taşdemir, duruşmaya cezaevinden katıldı. Duruşmanın sonuna doğru sanıklardan Ayhan Günay da salona girdi. İfadesini tekrarladığını belirtti.
 
Dava, eksiklerin belgelerin giderilmesi için bir kez daha ertelendi. Bir sonraki duruşma 24 Eylül saat 9.30’da görülecek.


Basın açıklamasına polis müdahalesi
Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği ve LGBTİ+ aktivistleri adliye önünde basın açıklaması yapmak istedi. Polisler basın açıklamasını engelledi. Adliyenin karşısında, Pembe Hayat Derneği’nden Efruz Kaya basın açıklamasını okurken polis saldırdı. Basın açıklaması yürüyerek okunmaya başlandı ancak Dil, Tarih, Coğrafya binası önünde çevik kuvvet durdurdu, sivil giyimli polisler, aktivistlere  fiziki ve psikolojik şiddet uyguladı. Basının görüntü alması engellendi.

Eryaman ve Esat’ta ne olmuştu?

Nisan 2006’da Ankara’nın Eryaman mahallesinde yaşayan 30 seks işçisi travesti ve trans kadına bir çete tarafından sistematik olarak saldırılar başladı ve mahalle sakinleri translar başka semt ve illere taşınmaya zorlandılar ve yerinden edildiler. Saldırganların kimlikleri trans kadınlar tarafından bilinmesine rağmen şikâyetleri sonuçsuz kaldı. 2007’nin Ocak ayında saldırılar Esat’a sıçradı ve daha sonra aynı çetenin üyesi olduğu anlaşılan bir şahıs tarafından translardan haraç istendi ve haraç verilmemesi durumunda translar ölümle tehdit edildi. 

Pembe Hayat liderliğinde Ankara’da her hafta mumlu oturma eylemleri ve kefenli eylemler yapıldı. Eylemlerin etkili olmasıyla bir ay sonra ilk tutuklamalar yapıldı ve saldırganların çete olduğu vurgulandı. 10 Kasım 2008 tarihinde çete üyelerinin tespit edilmesinde önemli bir rolü olan dava tanıklarından Bahar (Dilek İnce) pompalı tüfekle başından vuruldu. Katilleri hala bulunamadı! Saldırıların trans kimliklere yönelik gerçekleşmiş olduğu hâkim tarafından vurgulandı ve 2008 yılındaki davada dolaylı nefret suçu tanımı yapıldı. Tutuklu olan saldırganlar örgüt kurma suçundan 2’şer yıl ceza aldı. Ancak 2011’de haraç ve yağma suçunun da olduğu vurgusuyla Yargıtay verilen cezayı yetersiz buldu. Ayrıca davacıların bazı belgelerinin eksik olduğunu belirtti. Bu belgeler hızlı bir şekilde toplandı ancak dosyanın Ankara’ya gelmesi çok uzun sürdü. 

2020’ye geldiğimizdeyse Yargıtay bugüne kadar verilmiş olan kararları tekrar bozdu ve delillerin, bağlantıların, banka hesap kayıtlarıyla ilgili bilgilerin eksikliği gibi sebeplerle aslında bu grubun çete olmayabileceğini öne sürdü. 17 Şubat 2021’de yeniden görülen dava 1 Haziran’a ertelenmişti. Bugün, eksik belgelerin giderilmesi kararıyla dava tekrar 24 Eylül 2021 tarihine ertelendi.

 

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org