Tarih: 2013-11-17

Biz Transları En İyi Bir Heteroseksüel Anlattı Transseksüellerin hayatını anlatan Teslimiyet adlı film, uluslararası festivallerde hikâyesiyle ödül kazandı. Çok konuşuldu.

Filmin oyuncularından Didem Soylu, bir heteroseksüelin trans hayatları nasıl bu kadar iyi anlatabildiğine hâlâ inanamıyor. Ve bize, 'Bizim dünyamız'dediği hayatı anlatıyor…
Teslimiyet, 9. Selanik Film Festivali'nde senaryosuyla ödül kazandı. Transseksüellerin hayatını çok gerçekci anlattığı hikâyesi çok beğenildi. Filmde rol alan transseksüellerden Didem Soylu, son derece duygusal bir karakter olan Sanem'i canlandırdı. Transseksüellerin hayatını anlatan bu filmde oynadıktan sonra kendisi de 'Anlatılması da anlaşılması da çok zor,'dediği transseksüelliği anlattı:
* Sizce bu filmi özel yapan, ödül getiren nedir'
- Teslimiyet'in senaryosunu okuduğumda çok şaşırdım. Bunları heteroseksüel insanların yazabileceğini, bizlerin yaşadıklarını anlayabileceklerine inanamadım. Transseksüeller karikatürize edilmeden, ilk defa bu kadar gerçek bir hikâyeyle anlatılıyordu. Çok heyecanlandım. Senaryoyu yazan Zeynep Özcan Akbal, transseksüel derneklerinde uzun süre araştırma yapmış. Bir tiyatro topluluğu kurmuş ama yine de bizlerin anlaşılması öyle kolay değildir. Transseksüllerin hayatını en iyi bir heteroseksüel anlattı! Bunu nasıl yaptı, hâlâ çok şaşırıyorum.
* Transseksüellerin hayatı kolay kolay anlaşılmayacak kadar karmaşık mı'
- Transseksüeller için hayat zordur. Domates 500 lira ise bizlere 5 bin liraya satılır. Ev kirası bin lira ise bize 2 bin lira olur. Her an saldırının nereden geleceği belli olmaz, sokakta yürürken garip bakışlar bile kibar kalır. Birden arkadan biri kafamıza bir şey indirebilir. Halbuki transseksüeller yani bizler de âşık olabilir, hayal kurabilir, normal hayatlar yaşayabilir ya da bunları isteyebiliriz.
* Sizce bir transseksüel geçirdiği bütün değişim sürecinden sonra tamamen bir kadın gibi hissedebilir mi' Siz kendinizi tam bir kadın gibi hissediyor musunuz'
- Evde yemek pişiren, sürekli temizlik yapan, ütüsünü yapan, saçını süpürge eden kadınlar gibi hissedemem. Ama çalışan, âşık olabilen, ayakları üzerinde duran kadınlardan nasıl bir farkım olabileceğini bilmiyorum, hiç başka türlü hissetmedim ki…
* Türkiye'de transseksüelleri kadınlar mı, daha iyi anlıyor, erkekler mi'
- Kadınlar bizi çok daha iyi anlıyor. Önce tepki veriyorlar ama kabullenmeleri daha kolay oluyor. Erkeklerin anlamadığı çok konu var. Erkekler, erkek kimliğinin çok daha güçlü olduğunu düşünüyor. Bu nedenle de bir erkeğin güçlü olan kimliğini bırakıp neden kadın olmak isteyeceğini bir türlü anlayamıyorlar.
AŞKLAR ÇIKARA DAYALI
* Bir Türk erkeği, transseksüel biriyle birlikte olabilir mi'
- Ben çıkar ilişkisi yoksa böyle bir birliktelik olabileceğine inanmıyorum. Birlikte olan arkadaşlarım var ama ben hepsinin çıkar ilişkisi olduğunu görüyorum.
* Transseksüeller neden çok saldırgan'
- Etki-tepki olayı. Saldırgan olmaya mecbur kalıyor. Toplumun yargılamalarına karşı bir tepki veriyor. Savaşıyor.
* Transseksüellere cinsiyet değişimi sırasında tıbbi olarak çok hormon yükleniyor… Saldırganlık bu hormonların etkisiyle ruhsal dengenin bozulmasından mı kaynaklanıyor'
- Hayır ben tam tersini düşünüyorum. Bu hormonların bizleri daha da dengelediğini, daha da sakinleştirdiğini düşünüyorum. Hormonlar kendi hayallimizdeki bedene sahip olmamızı sağlıyor. O saldırganlık, kavgacı tarafı ortaya çıkaran ise toplumun tepkisi. O kadar büyük tepkilere karşı bir isyan.
* Transseksüeller hep belli semtlerde mi yaşar' Sizin İstanbul'da gidemediğiniz hiç görmediğiniz yer var mı'
- Maalesef belli bir yere sıkıştırılıyoruz. Hayatın her alanında var olmamız gerekiyor ama bu konuda atılan adımlar çok ufak, çabalar hep bireysel. Ben görüntüm itibariyle çok tepki almadan dolaşabiliyorum.
Güzel sanatlardan elendim
* Transseksüel olmanız hayatta neleri engelledi'
- Eğitimimi! Turizm otelcilik bitirdim ama hep içimde güzel sanatlar fakültesine girme arzusu vardı. Bunun için çok çalıştım, yetenekli olduğumu biliyordum ama hep mükalatta elendim. Kadın kimliğimle mülakatlara katıldım, insanlara garip geldi. Transseksüelliğim yeteneğimin önüne geçti. Fakültelerinde böyle birinin olmasının kötü bir örnek oluşturabileceğini düşündüler. En son girdiğim sınavda da bu açıkça yüzüme söylendi. Kimliğimi saklayıp insanları kandırmayı bu kadar yalan söylemeyi hiç düşünmedim. Güzel sanatlarda bile böyle bir önyargı varsa, diğer fakültelerde nasıl bir bakış açısı vardır diye düşündüm ve o konuda savaş veremedim.
* Transseksüeller için tek yol seks işçiliği midir'
- İş olanağı imkânsız denecek kadar az. Seks işçiliği yapmayan transseksüeller, aile desteği ile ayakta durur. Bu bile kolay değildir. Ailenin durumu iyiyse, çocuğunu öyle görmek istemez, reddeder. Seks işçiliği en kolay yol oluyor.
* Siz nasıl geçiniyorsunuz'
- Oyunculuk yapıyorum. Şu anda Dilruba Saatçi'nin oyunu Üç Kuruşluk Mahalle Dersleri'nde oynuyorum. Yeraltı dünyasından bir emniyet müdürünün kızını canlandırıyorum. Bana terapi gibi geliyor işim.
* Neden transseksüeller çok aşırı makyaj yapıyor, bir kadına göre çok daha topuklu, çok daha frapan giyiniyor'
- Toplum içinde kendini gösterme isteği bence. Jean pantolon giyip hiç makyaj yapmasa bile çevresindekiler ona garip garip bakıyorsa, o da bu garip bakışlara garip görüntüyle karşılık vermek istiyor olabilir. Kabullenme olunca bence sadeleşme de olacak.
* Bülent Ersoy, Türkiye'deki transseksüelleri yansıtıyor mu'
- Her şeyden önce, cesur Türk toplumunda 'Ben transseksüelim' demek, herkesin tanıyacağı bir isim olmak, gerçekten çok büyük yürek ister… Ben bazı şarkılarını dinlerim.
Transseksüellik özenilmeyecek kadar ağır ve zordur
* Tıp dünyası bile bunu tartışıyor: Transseksüel olunur mu, doğulur mu' Transseksüellik bir hastalık mı, tercih mi, doğuştan mı, özenti mi, travma mı'
- Bakın, transseksüelliğe özenmek mümkün değildir. Transseksüeller için hayat zordur, ağırdır. İnsan zor bir hayata neden özensin' Bir süre özendiğini düşünelim, yaşadığı büyük sıkıntılar karşısında bu özentisi geçer. Bu konuda ısrarlı olanlar, doğuştan böyle hissedenlerdir. Doğamıza aykırı hareket edemediğimiz için transseksüelliği seçiyoruz.
* Aileler için travma mı' Sizin ailenizle ilişkileriniz nasıl' Ailenizden transseksüel olduğunuz için büyük tepki gördünüz mü'
- Pek çok aile için travmadır. Reddederler, çoğu ailesiyle görüşmez, görüşemez… Bu klasik gibidir. Benim ailemle böyle bir sorunum olmadı. Beş çocuklu bir ailede büyüdüm, doğduğum günden beri hep kız gibi hissettim, hiç erkeksi tavrım olmadığı için cinsiyet değişimim garip karşılanmadı. Didem ismimi bile ailemle birlikte karar verdim. Kimseden saklanmadım.
Askerlik yapmamak için rapor artık kolay alınıyor
* Cinsiyet değiştirme kararı çok zor mu verilir, ameliyat kararını vermek çok zor mudur'
- Benim hayatta başka tercihim olmadı, buna zorunluydum, kendim gibi olmam gerekiyordu. Zamanı geldiğinde ailem yanımdaydı ama yine bile tek başına verilemiyor, bir doktor heyetinin onayı gerekiyor.
* Askerlik hâlâ büyük sorun mu'
- Yok hayır. Ben zaten hemen görünüşüme bakılıp, transseksüel raporunu alabildim. Ama bazen zor olabiliyor. Önceden daha da zormuş. Şimdi yavaş yavaş farkına varılmaya başlandı.
* Nüfus kâğıdı sorunu yaşanıyor mu'
- Öyle hemen 'Ben böyle hissediyorum!'diye nüfus kâğıdı alınmıyor. Önce bir tedavi süreci başlıyor. Hormonal ve psikolojik bütün tedavilerinizi gördükten sonra bir sağlık kurulu karar veriyor. Son aşama ise mahkemenin karar vermesi. Bakıyor zaten tüm psikolojik testlerde davranışları inceledikten sonra, artık o kadar zor değil. Ama zorlananlar varmış. Ben geçmişi fazla bilemiyorum.
Esra Tüzün ' Sabah Gazetesi

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org