Ankara’da 19 Mart eylemine polis müdahalesi: Gözaltına alınan trans kadın yaşadıklarını anlattı

Özel Haber: Eylem Esen ARABACI

19 Mart protestolarının yıl dönümünde Ankara’da düzenlenen yürüyüşe polis müdahale etti, 31 öğrenci gözaltına alındı. Gözaltına alınan trans kadın Duru, maruz kaldığı işkenceyi, transfobiyi ve hak ihlallerini pembehayat.org’a anlattı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart 2025’te gözaltına alınmasının ardından başlayan protestoların üzerinden bir yıl geçti. Gözaltının birinci yıl dönümünde, dün (25 Mart) Ankara’da bir araya gelen üniversite öğrencileri, gençlik örgütleri ve aktivistler, Yüksel Caddesi’nden Güvenpark’a yürümek istedi.

Polisin müdahale ettiği yürüyüşte arbede çıktı, 31 öğrenci gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında trans kadın Duru da vardı. Duru, gözaltı sürecinde maruz kaldığı ayrımcılığı, transfobiyi ve işkenceyi pembehayat.org’a anlattı.

“Atanmış ismimle hedef gösterildim”

Duru, 19 Mart’ın yıl dönümünde gençlik örgütleriyle birlikte sokakta olduklarını belirterek süreci şöyle anlattı:
“19 Mart’ın 1 yıl dönümü için gençlik olarak sokaklara çıktık. İlk önce portakal gazı ile müdahale ettiler. Ablukaya alındıktan sonra müzakerede biz yürüyeceğimizi, dağılmayacağımızı söyledik. Daha sonrasında işkenceyle gözaltına almaya başladılar.”

Polisin müdahalesi sırasında yaşananların giderek şiddetlendiğini ifade eden Duru, gözaltı anında özellikle hedef alındığını söyledi:
“Polis, arkadaşları almaya çalışıyorken biz de arkadaşlarımızı çekiyorduk polisten. Sonra atanmış ismimi öğrenip ‘…’yı alın dediklerini duydum ve saçıma yapışıp beni yere yatırdılar. Ters kelepçe işkencesine uğradım.”

Yerdeyken maruz kaldığı şiddeti anlatan Duru, nefes almakta zorlandığını vurguladı:
“Polis dizi ile kafamı yere bastırdı. Nefes almakta zorlandığımı söyledim. O sırada polisler küfür ederek arkadan beni tekmeliyordu. Diğer polisler ters kelepçe uygularken bir polis ayağı ile mememe bastırdı. ‘İşkence var’ diye bağırıyordum, ağzımı kapatmaya çalıştılar.”

​​ “Kadın polis talebim karşılanmadı”

Gözaltı aracına bindirilme sürecinde de şiddetin devam ettiğini belirten Duru, slogan attıkları için müdahalenin arttığını söyledi:
“‘Tacizci, işkenceci polis hesap verecek’ şeklinde sloganlar atınca şiddet uyguladılar. Gözaltı aracında kapıyı açmadan otoparkta 1,5 saat bekledik. Bazı zamanlar aracın klimasını kapattılar, nefes almakta zorlandık.”

Duru, darp izlerinin sağlık raporuna geçtiğini ancak emniyet sürecinde ayrımcılığın devam ettiğini ifade etti:
“Muayenede vücudumun belli yerlerinde morluklar olduğunu söyledim ve o şekilde yazıldı. Sonrasında emniyete götürüldük ve tüm işlemler atanmış ismimle, yanımdaki arkadaşların duyacağı şekilde yapıldı.”

Üst araması ve temel ihtiyaçlara erişim sürecinde de hak ihlalleri yaşandığını belirten Duru, kadın polis talebinin karşılanmadığını söyledi:
“Üst araması sırasında kadın polis talep ettiğimi söyledim. Yoksa kendimi aratmayacağımı belirttim. Sadece çantamı aradılar, üzerimi aramadılar.”

Tuvalet ihtiyacı sırasında yaşananları ise şu sözlerle aktardı:
“Tuvalete gitmek istediğimi bir kadın polise söyledim. ‘Seni tuvalete götürebilecek bir erkek polis yok’ dedi. Ben de ‘sen götüreceksin yoksa kendim giderim’ dedim. Bir arkadaşım ‘beraber gideceğiz’ deyince o şekilde tuvalete gidebildik.”