kaosgl1.org’ta yer alan habere göre, Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarına yönelik denetim ve baskıların arttığı bir dönemde, LGBTİ+ hakları alanında faaliyet yürüten 17 Mayıs Derneği’ne yönelik hukuki süreç yeni bir aşamaya taşındı. Derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Defne Güzel hakkında, dernek tarafından yayımlanan bir kitap ve sergi kataloğu gerekçe gösterilerek “genel ahlaka aykırılık” iddiasıyla dava açıldı.
Ankara 74. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, Güzel’in Dernekler Kanunu’na muhalefet ettiği öne sürülüyor. Savcılık, Güzel hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile seçme ve seçilme hakkından yoksun bırakılmasını talep ediyor.
Bilirkişi raporu yok sayıldı
Dava süreci, 2024 yılında İçişleri Bakanlığı’nın LGBTİ+ derneklerini hedef alan kapsamlı denetim süreciyle başladı. 17 Mayıs Derneği’nin idari ve mali kayıtlarıyla birlikte dijital yayınları ve faaliyetleri de incelemeye alındı.
Soruşturma kapsamında savcılık tarafından görevlendirilen üç kişilik bilirkişi heyeti, 9 Temmuz 2025 tarihli raporunda derneğin tüm faaliyetlerinin tüzük amaçlarıyla uyumlu olduğunu ve herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını açıkça ortaya koydu. Hukuki teamüllere göre dosyanın takipsizlikle sonuçlanması beklenirken, savcılık bilirkişi raporunu dikkate almayarak 20 Ocak 2026 tarihinde iddianame hazırladı.
İnterseks hikâyeleri ve sergi kataloğu “suç” sayıldı
İddianamede suç unsuru olarak gösterilen yayınlar arasında, interseks bireylerin kendi yaşam deneyimlerini aktardığı “#BenimİnterseksHikayem” adlı kitap ile “Çocuklar, Karacalar, Çiçekler, Ateşler” başlıklı sanat sergisinin kataloğu yer alıyor. Savcılık, bu yayınların “genel ahlaka aykırı” olduğunu ileri sürerek, içeriklerin “zihinsel, ahlaki, psikolojik ve toplumsal gelişimi bozucu nitelikte” olduğunu iddia etti.
“Suçun şahsiliği ilkesi ihlal ediliyor”
Dosyada yer alan en dikkat çekici noktalardan biri ise, dernekle hiçbir organik bağı bulunmayan üçüncü kişilerin sosyal medya paylaşımlarının da dava kapsamına alınması oldu. #MyIntersexStory etiketiyle yapılan bireysel paylaşımlar üzerinden, Dernek Başkanı Defne Güzel’in sorumlu tutulması hukukçular tarafından ceza hukukunun temel ilkelerinden biri olan “suçun şahsiliği” ilkesinin açık ihlali olarak değerlendiriliyor.
17 Mayıs Derneği: “Bu bir hukuk garabetidir”
17 Mayıs Derneği, dava sürecine ilişkin yaptığı açıklamada yaşananları “hukuk garabeti” olarak nitelendirdi. Açıklamada, davanın yalnızca Defne Güzel’i değil; intersekslerin görünürlüğünü, sanatsal ve akademik üretimi ve LGBTİ+ hak savunuculuğunu hedef aldığı vurgulandı.
Dernek, sanatsal ifade özgürlüğü kapsamındaki eserlerin dava konusu edilmesini açık bir sansür girişimi olarak değerlendirerek, “ahlak” söylemi üzerinden hak temelli çalışmaların kriminalize edildiğini belirtti.
İlk duruşma 12 Mayıs’ta
Ankara 74. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek davanın ilk duruşması 12 Mayıs 2026 tarihinde yapılacak. 17 Mayıs Derneği, başta insan hakları örgütleri, hukukçular ve basın emekçileri olmak üzere tüm kamuoyunu duruşmaya katılarak dayanışma göstermeye çağırdı.
Dernek açıklamasında şu çağrıya yer verildi:
“Defne Güzel yargılanamaz. Hak savunuculuğu suç değildir.”