Güzel kararlar aldığım bir haftayı daha geride bıraktım. Yaşamımı düzene sokmam için elimden geleni yapıyorum hala. İlk olarak açık öğretim lisesinin son sınavlarını verip üniversite için önüme bir hedef koyacağım ve yol almaya aynen devam edeceğim. Mutlak suretle opera ve bale öğrencisi olmak için elimden geleni  yapmak adına kendime söz verdim. Tiyatro ile ilgilenmek için birkaç tiyatro öğrencisi arkadaşımla minik görüşmeler de yaptım. Kariyer sahibi olmak adına elimden geleni yapmalıyım. Ot geldim ama saman gideceğim bu diyardan!

Geçtiğimiz Cumartesi günü “sixtiess” adlı gece kulübüne gittim ilk defa. Bir dolu trans kadın, yakışıklı erkeler ve Türkçe remixleriyle eğlenmek için fena sayılmayacak bir mekandı. 

Beni sixtiess’e götüren arkadaşım Can ile dans ederken genççe bir delikanlı boynuma sarıldı ve ‘’yumuşak sen misin'” diye sordu. Eli hala boyumda, kulağımda ağzı tekrarladı ve ben sonrasında “evet o benim!” dedim. O an bir şeyler başardığıma ikna olmuştum. İnsanların benim yaşamımı dışardan bir göz ile takip etmeleri beni tarifsiz bir mutluluğa sürüklüyordu. Bu duygunun tarifi yok sanırım. Yüzümdeki kocaman gülümseme her şeyi açıklıyordu oysa ki..

Bütün bunların yanında Ankara’daki ilk yılımı da geride bırakmıştım.

Ankara benim için umut, varoluş ve ayaklarımın üzerinde durmam için büyük bir adımdı.

Geçtiğimiz ocak 14’te Ankara’ya yerleşmiştim. Sokaktan daha soğuk bir evde yaşadım ilk 10 gün. Sonra oradan taşınıp hoop başka bir eve, oradan başka bir eve derken en nihayetinde kendi düzenimi kurmuştum. Burada isim vermek istemiyorum lakin okuyorlar ise emeği geçen bana yardım eden bütün dostlarıma çok çok teşekkür ediyorum. 1yıl içinde o kadar güzel arkadaşlar edindim ki tarifi olmayan güzel şeylerden biri de budur şüphesiz.  Elbette hayatımdan çıkardığım bir çok insan da oldu. İyi ki de oldu diyorum arkama bakmadan. Çok şey öğrendim öğrenmeye de devam edeceğim. 

Bu yıl aramızdan ayrılan dostlarımı, yoldaşlarımı, arkadaşlarımı da sevgi ve özlemle selamlıyorum.. Anılarınız ve mücadeleniz, mücadelemize güç katacak can’lar. Sizleri seviyoruz!

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org