Nesli pek tatlı bir kadın. Kendisiyle kuaförüne gittiğimde tanıştım. İlk defa bir kadın kuaförüne gidiyordum ve farklı bir deneyim olacaktı benim için. Sonra ne kadar rahat olduğunu fark ettiğimde “ben niye gerileyim, o benden rahat” diye düşünüp ellerimi ellerine bırakıverdim. Sonra da aklıma transların kadın kuaförlerinde uğradığı ayrımcılıklar geliverdi. O niye böyle rahattı merak ettim. Üstelik kuaförüne giden tek trans ben değildim. Hemen derneğe davet ettim birkaç soru sorayım ve anlattıklarını yazayım istedim. O da kırmayıp ziyaret etti bizi.

 

Kendini biraz tanıtır mısın'

 

Merhaba, ben Nesli. 10 yıldır kuaförüm. 2 yıldır da translarla çalışmaya başladım.

 

İlk defa translarla çalışmaya başladığında neler hissettin'

 

İlk defa bir transla çalıştığımda eve gidip bir hafta boyunca ağladım. Çünkü bu garip gelmişti. Sonra “Ben ne yapıyorum” diye kendime sordum. Çünkü yıllarca translardan korkmuştum. Ellerine dokunduğumda korkulacak bir şey olmadığını fark ettim. Kendimle yüzleşmenin yarattığı bu şok etkisiydi beni ağlatan.

 

Peki bu tedirginliği nasıl aştın'

 

Natrans kadınlar translara oranla daha kaprisli. Aynı zamanda translarla çalıştıkça hayatlarına da dokunmaya ve bir şeyler paylaşmaya başladım. Daha sonra birkaç müşteri ile arkadaş oldum. Oldukça çok şey paylaştık. Hayatlarını gördükçe öyle önyargı ile yaklaşacak bir şey olmadığını anladım. Esat’ta onlarla birlikte sokağa çıkıp gezdim ve evlerine gittim. Bu paylaşımlar ve rahat olmaları sayesinde aştım galiba bu durumu.

 

Geçtiğimiz günlerde bir sanatçı olan Ayta Sözeri ile de çalıştın. Bu nasıl bir deneyimdi'

 

Ayta Sözeri’yi dizilerden tanıyordum. Sonuçta bir sanatçı ve kaprisli olacağını düşünmüştüm. Konseri organize eden arkadaş benim müşterim ve Ayta Sözeri’nin konsere hazırlanmak için benim kuaförüme gelmesini istedi. Biraz tedirgin oldum. Ancak işime güvendiğim için de kuaförümün sponsor olmasını kabul ettim. Çok doğal bir insandı. Saçı için her zaman kullandığı modelden farklı bir model önerdiğimde hemen kabul etti. Hiç sanatçı kaprisi de yok. Sanki yıllardır saçını ve makyajını ben yapıyormuşum gibiydi. Onun rahatlığı işime de yansıdı. O sahne almak için kuaförden ayrılırken ben çok memnundum. Umarım kendisi de memnun kalmıştır.

 

Dinleme şansın oldu mu Ayta Sözeri’yi'

 

Evet onu hazırlayıp gönderdikten sonra ben ve arkadaşlarım da sahne aldığı yere gittik. Konseri harikaydı. Ben de çıkardığım işten memnundum.

 

“Biz Kuaförüz, İnsanları Ayırmamalıyız”

 

Sohbet devam ederken aklıma gittikleri kuaförlerde ayrımcılığa uğrayan translar geldi. Müşterisinden ayrı kuaföründen ayrı tepkiler alabileceğini düşündüğü için kuaföre gitmek yerine onu evine çağırmak zorunda olan translar var. Buna dair de birkaç soru sormak istedim.

 

Peki bir trans kuaförüne geldiğinde diğer çalışanların ve müşterilerin tepkisi nasıl oluyor'

 

Benim dışımda bir de Ayhan isimli bir arkadaş çalışıyor kuaförde. Benim ilk başlarda yaşadığım alışma sürecini o da yaşadı. Ama artık yavaş yavaş bu durumu aşıyor. Müşterilerle olan sohbete dahil oluyor, bir transın saçına dokunurken çekinmiyor. Natrans müşterilerimin de herhangi bir olumsuz tepkisini görmedim. Hatta birbirlerini hiç tanımasalar bile hemen kaynaşıp sohbet edebiliyorlar. Zaten herhangi bir tepki durumunda iki müşteriyi karşı karşıya getirmem. Ben bir kadın kuaförüyüm ve tabi ki trans kadın müşterilerim de olacak.

 

Trans kadınlar kuaföre gitmek istediklerinde sorunlar yaşayabiliyorlar. Trans oldukları için alınmadıkları bile oluyor. Bir kuaför olarak bu durumu nasıl değerlendiriyorsun'

 

En başta söylediğim gibi ben de ilk dönemler tedirgindim. Ancak unutulmaması gereken bir şey var. Biz kuaförüz. İnsanları “normal” kadın “travesti” filan diye ayırmamalıyız. Birisi bize güvenip saçını emanet ediyor, yüzünü emanet ediyor. Güzelliğini bize emanet eden birisine neden ayrımcılık yapalım ki' Her saç yaptırmak istediğinde kuaförü evine çağırmak zorunda olan tanıdıklarım var. Oysa yoldan geçerken bana uğrayıp hızlıca bir fön çektirmek istiyor. Tabi ki uğrayıp fönünü çektirecek. Ankara’da olan translar çekinmeden benim kuaförüme gelebilirler. Umarım zamanla gidebilecekleri daha fazla kuaför de olur.

 

Trans kadınlara son olarak söylemek istediğin bir şey var mı'

 

Ankara’da transların gidebilecekleri çok fazla kuaför salonu yok. Benim kuaförüme gelip makyajlarını, ağdalarını ve saçlarını çok rahat yaptırabilirler. Burada çeşitli tüyolar da vermek isterdim. Ancak ben o anda kişinin yüzüne göre karar verip kaşını alıyor ve makyajını yapıyorum. Bu nedenle şöyle yapılır böyle yapılır diyemem. Unutulmaması gereken tek şey kimsenin çirkin olmadığı. Bazı insanlara çok ağır makyajlar giderken bazılarına hafif bir kalem ve hafif bir ruj yeterli olabiliyor. Yeter ki kuaför işini iyi bilsin. Aynı zamanda gelen translardan çok fazla şiddet ve ayrımcılık olduğunu duyuyorum. Umarım yeni yıla girerken bütün bunlar da son bulur. Herkes için güzel bir yıl olmasını diliyorum.

Aşk Kuaför Salonu adres ve iletişim için tıklayınız.

Adres: Sağlık Mah. Ataç 1 Sk. No: 13/17, Ankara  (Pembe Hayat Derneği'nin olduğu sokakta)

Ozan Uğur

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org