Açlık namus dinlemiyor be güzelim...

 

 Yüzüme garip garip bakmayın öyle.

 Karanlık yetmiyor korkumu gizlemeye.

 Mideme boca ettiğim alkol, yüzüme boydan boya sürdüğüm boyalar bu yüzden.

 Ben de isterdim gecenin serinliğinde

 sevdiğim adamla aynı nevresim takımının içine girip 

 sevdiğime bürünmeyi.

 Sabahları erken kalkıp

 ailem dediğim hanede kahvaltılar hazırlayıp sabahı böyle tüketmeyi.

 Ama sisteminiz meni kokusunu esans sayan çarşaflarda yatıp

 sabah kalktığında akşamdan kalma yorgunluğunla ve kasık ağrılarınla yaşayacaksın   

 dedi bana. 

 Sevmeyeceksin çünkü sen bana göre namussuzsun, hak etmiyorsun demeyi de  

 unutmadı,

 beni görmeleri için açtığım perdelerimi sıkı sıkıya kapattırırken.

 Yüzüm güzeldir aslında.

 Annem hep erkek güzeli derdi küçükken,

 bilmezdi ruhumun sapına kadar kadın olduğunu

 ya da bilirdi de dillendirmezdi.

 Kadın kıyafetlerindeydi gözüm. 

 O mavi hiç benim işim değildi. Sahi erkek çocuğuna neden pembe giydirmezlerdi ki'

 Ablam yoktu ama daha iyisi var, abim de yoktu.

 Ne o öyle erkek erkeğe takılmalar. 

 Çocuk dediğin ne anlar cinsiyetten ayol!

 Ha kadın ha erkek ne farkedecek şekerim. Bıraksalardı da istediğimle takılsaydım  

 ya.

 Ay ama olmaz erkek dediğin erkek çocuklarla oynarmış öyle derdi mamalar bize.

 Ah anne erkek oğlun ne erkeklerle oynuyor şimdi bi bilsen.

 Küçüklüğüm rezaletti kısaca 

 mahallenin paçoz karıları erkek der, oğlan der dururdu. 

 değildim işte ayol ben sikimle de mutlu değildim maviyle de aram iyi değildi.

 Kızların adet olmalarını kıskandım mesela. 

 Ay kanayan kadınları ilk o zaman kıskandım yeminlen.

 on yedime geldiğimde tak etti canıma

 kafama sokmuşlar bi kere nasıl kadın gibi hissederim 

 ay çok büyük günah cehennemde cayır cayır yanacam diyip duruyordum kendi  

 kendime.

 İlk farkedenim annem oldu benim. 

 Derlerdi de inanmazdım, anneler evlatlarını evlatlarından iyi bilir diye.

 Kadın dayanamadı zırıldamalarıma 

 ‘ne bok yemeye karı gibi kıvırıyorsun’ diye atarlandı.

 Kadın bana kızıyordu da ben bi mutlu olmuştum içten içe “karı gibiyim” diye

 sonra kaptırmışım kendimi “e herralldee’” diye zırıldadım kadının karşısında.

 Tavandaki  beyaz boya vallahi daha koyuydu anamın suratını saran beyazdan.

 Evden kaçtım o gün yoksa anam alnımın iki çatından vururdu

 babamın gelmesini beklemezdi bile.

 Evden çıkarken evi yıkmıştım sanki

 bir daha ne o sokağa uğradım ne de anamı gördüm.

 Bi kaç gün sokaklarda kaldım.

 iyi ki de kalmışım beldeli koli alıkmayı öğrendim ayol.

 Sonrasında bi trans buldum.

 Dönmeden güzel kadın olur diyenleri doğrular güzellikteydi.

 Ay herhalde güzel kadın olacaz ayol

 o kadar sene kadın olmanın hayaliyle yanmışım bi de çirkin mi olacaktım.

 onun yanına taşındım.

 İlk hormonumu almamla tek anamın değil, tüm sistemin bana düşman olduğunu   

 anladım.

 Ay hadi allah beceriksizliğini örtmek için lanetlemiş anlarım, devlete ne oluyor ayol.

 hayır hiç bi devlet erbabıyla madileştiğim de olmamıştı

 ne diye kardeşleriyle kolileşmişim gibi davranıyorlardı ki bana.

 Ne var ay önümdeki sikle kadınım diye bağırıyorsam.

 memurluk sınavını kazandığım halde, atanma aldığım halde atamadı adamlar beni.

 Bi de fuhuşa karşı olanlar vardı tabi.

 bilmiyorlar ya açlığın namustan haberi olmadığını,

 atıyorlardı bol keseden.

 hayalimde kadın olmak beyaz gelinlik giyip pembeye olan hasretimi söndürmek   

 vardı.

 Olmadı.

 Ne iş verenim vardı

 ne sahip çıkanım.

 Erkek doğmuş bir kadındım. Kimseye bunu anlatamadım.

 Ruhlarının karanlığı gözlerini de kör etmiş genel ahlakçıların.

 Sistemin istemediğiydim ben.

 Gerçi bu koymazdı bana beni anam istememiş sistem istemese çok mu' 

 Sanki benim bi günahım varmış gibi.

 Büyüdüm... 

 Polisten korunmak için, belalılardan korunmak için kendimi jiletle kanatırken  

 büyüdüm.

 Kanayan kadınları kıskanırdım ama onlar böyle kanamazdı.

 Ben açığı kapatmak için daha çok kanadım 

 ve her düşen damlamda daha çok büyüdüm.

 Hissettiğim gibi giyindiğim için, sokağa çıkıp da iş yaptığım için ceza ödeyip dayak  

 yerken büyüdüm.

 Korkularımdan kaçmak için içki şişesinin dibini bulduğum zamanda büyüdüm.

 Her gece sayısız adamın sikini içimde hissettiğim zamanlarda büyüdüm

 ve ben büyürken tüm ahlak değerlerini gözümde küçülttüm. 

 Günahkar diye bana diyorlar.

 Ayol hayalinde sevdiğine kahvaltılar hazırlayıp yuvasında mutlu mesut yaşamak   

 isteyen erkek görünümlü kız çocuğuydum ben.

 Tek derdim pembeye kavuşmaktı. Bunun neresi günah!'

 Elimden önce ailemi sonra tüm geleceğimi alan

 sizin ahlak kuralları dediğiniz safsatalar çok mu masum'!

 Eğer öyleyse öldürün beni. 

 Öldürün ama unutmayın!! 

 

 

Hazırlayan: Fırat Varatyan

Görsel: Volkan Eray

 

 

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org