‘’Kadın’’ denilince aklıma gelen birkaç durum beliriyor kafamda. Mahalle baskısı en çok kadınlar üzerinde çalışır , erkeklerin sana müsaade ettiği kadar alanda yaşamaya çalışırsın , mini etek giydiysen taciz edilmeyi göze almışsın demektir ya da aranıyorsundur  öyle ya dişi köpek kuyruk sallamazsa… sözleriyle büyütülürsün ,  tacize uğradığını varsayarsak ilk gelen sorular iyi olup olmadığın değil ‘’O saatte dışarıda ne işin vardı' ‘’ olur, seni düşünceleriyle alt edemeyen erkek lafı bir noktada mutlaka kadınlığına getirir.

Hiç unutmam çocukluğumda yaşadığım bir olayı. Bir sitede büyüdüm ben ve  içinde erkek kardeşimin de olduğu akranım olan bir gurup erkek çocuğu ile vakit geçirirdim devamlı. Bir gün başka bir siteden bir oğlan çocuğu benimle münakaşa etti olay büyüdü ve kavga hasıl oldu. Çocuğu patakladım, bir süre sonra yaşı bizlerden büyük olan bir genç geldi yanımıza. Herhalde şimdi dayak yiyeceğim diye geçirdim içimden, beklediğim gibi olmadı. Yaşı bizden büyük olan genç  bana döndü ve ‘’Sen kız mısın erkek misin' ‘’ dedi. O an duraksadım kem küm… bir cevap veremedim, dondum kaldım açıkçası. Kavga ettiğim çocuk ‘’Erkek değil abi kız o‘’ dedi. Soruyu soran genç bana döndü, aşağılayıcı bakışlar attı  ‘’Git buradan kız halinle dayılanma erkeklere.’’ Dedi. O an hiçbir şey diyemedim, arkamı dönüp gitmek zorunda kaldım. Kavga etiğim çocuk da arkamdan erkekliğini yücelten ağız dolusu küfürler etti. Kadınsan korunmaya muhtaç olacaksın ya, ben haddimi fazla aşıp kendimi korumuştum üstüne üstlük bir erkeği diğer erkeklerin gözü önünde küçük düşürmüştüm gücümü kullanarak. Erkek çocuğuydu o, benim ne hadimeydi onu pataklamak.

Bir o kadar da ‘’erkek gibi’’ olmamın iyi bir özellik sayıldığı durumlarla da karşılaştım. ’’Erkek gibi, mert, delikanlı bir kız ‘’. Bu söylemler o dönem hoşuma giderdi, demek ki erkek gibi olmak ya da erkek olmak itibar görmek için gerekli bir şeydi. Kadınlık toplumda itibar gören bütün özellikleri erkekten ödünç almak demektir. ‘’Erdemli’’  bir kadın isen erkek gibisindir ‘’erkek sözü’’ verirsin, oysa bir erkeğe ‘’kadın gibi’’ demek hakaret sayılır. İnsanlığa değil ama erkekliğine.

Çocukluğumun geçtiği arkadaş gurubuma dair hatırladığım bir başka şey de sitenin ‘’kız gibi’’ olan oğlan çocuğuydu. Sürekli arkadaş gurubu kızlardı. Bulduğum her fırsatta, arkadaşlık ettiğim oğlan çocuklarıyla bir olup onun kızlarla  oynamasına laf eder dururdum. Erkeklik yüceydi ya, nasıl yapardı o bunu, nasıl kızlarla oyunlar oynardı. Erkekse erkek gibi, mert, delikanlı olmalıydı, çıtkırıldım olmamalıydı. Tüm bu yaşadıklarım ataerkil düşüncenin doğduğumuz andan itibaren ne kadar da içimize işlendiğini daha net görmeme vesile oldu. Kadın olduğum için uğradığım tacizler de öyle. Kaldı ki izlediğimiz hemen hemen bütün dizilerde dahi ataerkil düşüncenin getirdiği kadınlık erkeklik algısı hakim.

Hepsini enine boyuna tarttığım zaman, ben şimdi nasıl olur da kadına ikinci sınıf insan muamelesi yapan bir erkek olabilirim' Bunu kendime yediremem en başta. Birlikte olduğum bir kadın adına ben nasıl karar veririm, ya da nasıl giyinmesi gerektiğini, nereye saat kaçta gitmesi gerektiğini nasıl söylerim. Başım sıkışınca konuyu nasıl elinin hamuruna getiririm. Bu benim kendi kadınlık geçmişimi yok saymam değil de nedir' Penisi yücelten bir dille nasıl söylemlerde bulunabilirim' Toplumun cinsiyetlere, cinsel organlara yüklediği anlamlara, cinsiyet rollerine sığmam nasıl beklenir benden'

Yaşadığımız birçok şeyi, izlediğimiz bir çok diziyi dahi sorgulamayız, sorgulama ihtiyacı duyulmaz çünkü normalleştirilmiş bir şey çoğu insan tarafından; analiz edilme ihtiyacı dahi duymaz. Var olan toplumsal cinsiyet algıları görünmez oldukları sürece daha da güçleniyor ve bence farkında olmak da yetmiyor çünkü farkında olduğumuzu yaygınlaştırmadıkça ‘’normalleştirilen’’ algılar içinde marjinal kalmaktan kurtulamıyoruz.

Özgür 

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org