“Hadım olduk tan sonra; ne kadın olunur, ne adam çünkü artık hadımsındır.”

“ kadın translar için bu durumun sonrası için erkekler için bacak arasına bir delik açılıyor.kendileri buna vajina diyor eyvallah ama bir iş kolu oluşturuyor tıpkı hadımlıktaki gibi seks işçiliğine sıkıştırılan trans bedenine erkeğin boşalması için tasarlanmış bir delik.”

“Kadınlığınız ya da erkekliğiniz yetersiz ki ameliyat ihtiyacı hissetmişsiniz. Ne değildiniz ki bu ameliyatları yaptırıp ne oldunuz' Ne olmak için ameliyattan bahsediyorsunuz, anlayamıyorum. Ayyyyy, ameliyatla laboratuvar ortamında kadın ya da erkek mi olunur ayol!”

“hadım olmak istiyorsan sorun yok ama hadımlıktan beklenilen iş alanıda yok cariyeler saraylar bitti boşuna hadım olursun bunu bil tekrar hadımlığın üzerine erkek oldum kadın oldum demek çok komik geliyor bana ve millete millete de kendinizi ğüldürmeyin ayol”

Kısaca şunu belirteyim yazının içeriği, hele bazı cümleler yenilir yutulur gibi değil, tamamen nefret söylemine giriyor. Ne demek hadımsınız' Bu ne densizlik şimdi' Ortaya atmışsınız bir şehir efsanesi, kesin, mutlak bilgileri sunar gibi servis ediyorsunuz. Kaynağınız var mı' Yok. Uzman mısınız' Yok. Bu deneyimi yaşadınız mı' Yok. Yok da yok! Neden peki ya “biyolojik” kadınlar/erkekler ya da trans geçişi yapmayan translar bunu idda ediyor' Bu yanlış, yalan, hurafe bilgileri ortaya atıp bir de sıkılmadan bunun üzerinde tartışma yürütenler, hiç aklınıza gelmiyor mu bu mevzunun özneleri' Sanki birkaç akılsız, iradesiz, insanlar gidip canavar doktorların masasına yatıyor, vah vah acıyorsunuz! Ya bizim irademiz, bunu hiç düşündünüz mü' Bu hakkı kim size verdi' Benim vajinamı, en mahrem yerimi ağzınıza sakız etmişsiniz, kimsiniz siz' Tartışma böyle olmaz, Bedenime dokunmayın efendiler, bedenimize dokunmayın! Bu işin uzmanları var, bu işin terapi merkezleri var, bu işin danışma hattları var! Bu ortaya atılıp hurafelerle tartışılacak bir konu değil. Hele bu transfobik yazıları yazan lgbti aktivistine cevap olarak Seyhan Arman’ın yazdığı yazıya verilen tepkiler, gelen yorumlar... Akıl alır gibi değil. Nedir bu ikna olma arzusu' Sizi ikna etmek zorunda mıyız'

Şimdi kendi yaşadığım süreci yazacağım. Bunu hiç kimseyi ikna etmek için yazmıyorum, hele bu transfobik yazıyı yazan lgbti aktivistini hiç mi hiç ikna etme derdinde değilim. Sadece bu sürecin başında olanlara bir deneyim aktarımıdır. İşin hukuki boyutuna girmeyeceğim. Nihayet uzun ve sancılı bir mahkeme sonucu ameliyat olma iznimi içeren kararımı almıştım. İş doktor bulmaya geldi, bu konuda uzman olan dört doktor ile konuştum ve bu doktorlara ameliyat olan trans kadınlar ile görüştüm, onlarcası ile konuştum. Seksenli yıllarda olan trans kadınların bazıları keşke olmasaydım dediler bana. Peki neden diye sorduğumda “Erkeklerden hoşlanıyordum, erkeklerden hoşlanıyorsam ben kadın olmalıyım dedim, gittim ameliyat oldum. Bedenimle bir sorunum yoktu.” dediler, “Eşcinselliği bilmiyorduk.” diyen oldu. Bu jenerasyon iyi bir referans vermiyordu. İki binli yıllarda, yeni ameliyat olanlar ile konuştuğumda daha iç açıcı şeyler söylediler. Görüştüğüm dört doktordan en iyi refans aldığım doktorda karar kıldım. İlk randevu verildi, gittim ve iyi ki bu doktorda karar kılmışım dedim birkaç dakika sohbetten sonra.

“Penis ile vajina birbirinin aynısıdır.” dedi doktor. “Farkı biri dışarı çıkıktır, biri de içeri gömüktür. Çıkık olanı içeri gömmek daha kolay ve sorunsuzdur.” dedi. Ben daha sormadan kendisi söyledi “Trans erkek ameliyatı daha zordur; çünkü içeri gömük olanı dışarı çıkarmamız daha zorludur.” Sonra çizerek anlattı bana: Klitorist, iç dokular, bezler, dış dudak, iç dudak vs. Tek tek anlattı. “Peniste ve vajinada ana üç sinir var, zevk dokuları. Bunlar çok önemli.” dedi. “Klitorst sadece dıştaki düğme olan bölüm değil, iç dudakların içinde yayılan üç ana sinirden oluşur, aynı şekilde peniste de böyledir ve penisin ucu, kertik olan bölüm ile klitorstin başı aynı işlevi yapar, tüm duyarlı dokuların merkezi gibi.” dedi. “Bu şekilde, üç sinirine zarar vermeden klitorisin inşa edilecek” dedi. "Komplikasyonlar olmaması için dikatli olunmalı.” dedi doktorum. "Mesela vajina poşusunu/deliğini döşeyeceğimiz yerde, anüsün üstünde ve leğen boşluğundaki zar çok incedir yeni döşenecek deri de çok yumuşak ve hasas, çok dikkatli olmak lazım. Vajinaya takılan kalıp ya da masaj yaparken bir süre dikkatli olmak lazım . Aksi taktirde yırtılma olur, dışkılar vajinadan gelebilir ya da gaz kaçağı olabilir.” dedi. Tüm bu bilgileri aldıktan sonra “Peki doktor bey..” dedim “testisler alınacak.” dedim. “Bu sorun olmaz mı, yani zevk alacak mıyım, orgazm olacak mıyım, duyarlılık gider, hormonlarımı nasıl etkiler'” diye sordum. “Ne alaksı var.” dedi doktor, “Testisler ile zevk almanın hiçbir alakası yoktur. Testisler sadece üreme, döllenme sağlar o kadar. Yani üreme yetisi olmayacak sadece” dedi. Randevumu aldım.

Yine de bir uzman görüşü almam lazım ama fobik olmasın dedim kendi kendime. LİSTAG aile gurubunda çalışan ve kendisi de jinekolog olan çok iyi bir dostum aklıma geldi Zeki Bey. (Zeki Bey aynı zamanda bir trans... babasıdır) Zeki Bey ile ilk görüşmemizde ilk sorum, ben biraz korkuyorum yani testisler alınacak bir söylemdir gidiyor boşalamama sorunu ya çıkar ise dedim. Bak dedi Esmeray ben bir trans babasıyım ve jinekologum. Ellerini kaburgalarımın üst kısmına koydu sevişirken dedi hormonlar buradan salgılar, aşağı doğru iner, testislerde üreme döllenmesi yapar ve dışarı atar. Sen ameliyat olduktan sonra yine aynı şekilde hormonlar salgılanacak aynı yere gelecek bu defa döllenmeden yani üremeden dışarı atacak hatta daha farklı boşalma olacak belki hiç korkma dedi.... Operasyonu geçirdim ilk dokuz gün sonra bir tahrik durumu oluştu bende hemen doktoru aradım böyle bir durum söz konusu dedim. Esmeray hanım sakın herhangi bir şey yapma dedi tamamen pisikolojik dedi. Bacağı kesilen biri hiç farkında olmaz, sanarki ayak parmakları kaşınıyor ve kaşımaya çalışır onun gibi... ilk ferfleks bu.

İlk bir iki ay sanki penisim kalkık bir şekilde önümde gezdim, bunu doktor daha öncesinde bana söylemişti, bunu da atlattım. İlk orgazm 5. ayda oldu ve (masturbasyon ile) şaşkındım, o anlar bağırmak geldi içimden ulannn hani boşanılmıyordu...

Ve Sonrası gayet normal sağlıklı bir şekilde haftada 2 gün orgazm oldum. Herhangi bir sorun yok.... Hormon alıyorum periyodik bir şekilde. Buradan tavsiyem hormon alırken mutlaka uzmana danışın. Hormonun yan etkilerini ben görmedim. Şunu söyleyeyim mesela günde 2 yada 3 meyve almamız normal ise sorun olmaz. Ama sen otur 50 elma ye ya zehirlenirsin yada başka yan etkileri olur. Demem o ki dozunda olur ise hiç bir şeycik olmaz...

Gençlere tavsiyem kendinizi dinleyin, önce tam olarak ne istediğinizi bilin gerisi gelir. Mutlaka grup terapilerine katılın. GÜVENİLİR uzmanlara danışın, LGBTİ danışma hatlarını arayın. Ameliyat olacağınız doktoru iyi seçin tam referanslar alın.

Bu süreci yaşamayanları kesinlikle dikkate almayın...

Ameliyattan sonra yan etkiler olmadı mı bende oldu elbet, olumlu yan etkiler. Dökülen saçlarım hepsi geri çıktı. Derim yumuşadı kaslarım gitti, kalçam yuvarlaklaştı bel kavisi çıktı. Sert hatlarım gitti daha yumuşak hatlar belirginleşti. Memelerim bir beden daha büyüdü, tüm kılar döküldü.

Olumsuz yan etkiler yeniden ergen oldum, çok duygusal oldum, deli divane aşık oldum ota boka ağlıyorum. Hala sevdiğim adama aşığım... Ee insanız beynimiz var beynimi devreye soktum bunun da dengesini kendimce sağladım.

NOT: Penisim olduğunda orgazm olurken sanki bir kamışın ucuna bir şeyler yığılmış aman atılmak isteniyor. Tıpkı namlunun ucundaki mermi gibi patlayınca kovan boş kalıyordu. Vajina öyle değil anam 8 köşe oluyorum...

(Esmeray)

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org