Milletvekil Aday Adaylığında  bireysel başvuruda çok renkli görüntüler yaşayan Mersin Milletvekili Aday Adayı Özlem Şen ile çok güzel bir röportaj yaptık. 

 Özlem Şen 02.10.1988 İstanbul doğumlu. Baba tarafı Pazarcık anne tarafı Elbistanlı olup Kürt Alevisi.;İlkokul ve Liseyi  Adana'da tamamlayan Şen , 2013 yılında Kocaeli Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi'nden mezun oldu. 2014 yılında Mersin Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yönetim Bilimleri anabilim dalında yüksek lisansa başlamış, halen devam etmekte.  

Özlem Şen siyasete nasıl ilişkilendiğini ve neler yaptığını şu şekilde ifade ediyor :''Siyasete öncelikle teorik alt yapımı oluşturmakla başladım. Lisans dönemimin son zamanlarında HDK'nin dışarıdan izleyicisiydim. Geçtiğimiz yerel seçim dönemleriyle HDP'de aktif yer aldım. Uzun bir dönemdir feminist bakış açısıyla kadın mücadelesinde aktif yer almaktayım. 2014'den bu yana Kadın Emeği Kolektifinde çalışmalarımı sürdürmekteyim. Ekolojik bir hayatı olabildiğince öncelikle kendi yaşamıma yerleştirmeye çalışıyorum ve toplumsal düzeyde de ekoloji alanında çalışmalar yürütüyorum. Ekoloji ve kadın perspektifindeki politikayla yeni yaşamı var etmeye çalışıyorum. Uzmanlık alanımda da Alevilikte kadın ve alevi kadınlar, muhafazakarlık gibi akademik çalışmalar yapıyorum, fakat daha başındayım''

'' Bu bireysel bir aday adaylık süreci değil, ciddi bir kadın kitlesi ve dayanışması var,kadınlar mecliste kendi seçtikleri kişiler tarafından temsil edilmek istiyor, onun için bu bizim aday adaylığımız.'' 

Renkli, çoşkulu geçen Adaylık sürecinden bahsedebilir misin'


Aday adaylık süreci başladıktan sonra HDP'den , hem Mersin hem de diğer illerden çevremdeki insanlar aday olmam gerektiğini söylüyorlardı. Profilimin HDP için uygun olduğunu, HDP'de genç ,  kadın, ekolojist, alevi, Kürt, sosyalist kimliklerimle eşit temsiliyet için olmam gerektiğini söylüyorlardı. Hatta Kocaeli'nden bir arkadaşım aday adaylık süreci başladığında, 'Özlem senden bir şey isteyeceğim yapar mısın' diye aradı, 'tabi, söyle' dedim. 'Yarın HDP'den adaylık için başvurur musun' dedi. Gelirken iki ekmek al der gibi'  Özellikle kadınlar böyle bir taleple gelince düşündüm ve neden olmasın dedim. Öncelikle başvuru yapmak için gerekli olan 1000 tl'yi bulmamız gerekiyordu ve kadın dayanışmasıyla topladık bu parayı. Sonrasında Mersin'de HDP içinde yer alan almayan farklı kadın örgütlerinin ve LGBTİilerin desteğiyle başvuruya gittik. Yaklaşık 50 kişi vardı, aslına bakarsan bu kadarını beklemiyordum ve 'JİN JİYAN AZADİ' sloganlarıyla başvurumuzu yapmış olduk. Bu aynı zamanda kadınların HDP'nin eşit temsiliyet söylemine inandığını ve YENİ YAŞAM'ın öznesi olmak istediklerinin açık göstergesi. Başvuru sonrasında da kadın dayanışması devam etti. Fotoğrafları Özgecan, kıyafetleri  Nalan, facebook sayfasının açılımı ve tanıtım bildirilerini Gonca, kurum gezmelerinde araba kullanımını Gizem ve tabi örgütleme, duyuru, kitleye yayma işinde Özge, Duygu, Yüksel, Özlem, Deniz' Bütün kadınlar aktif yer aldı ve tabi hala da yer alıyorlar. Onun için  bu bireysel bir aday adaylık süreci değil, ciddi bir kadın kitlesi ve dayanışması var, kadınlar mecliste kendi seçtikleri kişiler tarafından temsil edilmek istiyor, onun için bu bizim aday adaylığımız.

''Gerek eş başkanlık sistemi gerçekleştirmiş olması, gerek 275 kadın milletvekili adayını önüne koyuyor olması HDP'yi seçmiş olmamın bir göstergesidir. Ben bir Feministim ve Feminist bakış açısında kendimi var edebileceğim parti HDP'dir''

 

Peki neden HDP'

HDP kadınların çalışma hayatında, sosyal alanda, yerel ve merkezi yönetimlerde kadınların eşit temsiliyetini en önemli hedefi yapmış bir parti. Gerek eş başkanlık sistemi gerçekleştirmiş olması, gerek 275 kadın milletvekili adayını önüne koyuyor olması HDP'yi seçmemin büyük göstergesidir. Ben bir Feministim ve Feminist bakış açısında kendimi var edebileceğim parti HDP'dir. Politika üretirken, öznesi kimse onun söyleminden yola çıkıyor ve söylemden öteye geçip eylemselliğe döküyor ve topumda bir yer buluyor. Türkiye'nin 90 yıllık siyasetinin dışında, yeni bir şey bu. Bu zamana kadar arayıp da bulamadığımız, umutla beklediğimiz YENİ YAŞAM söyleminde samimi olduğu için HDP.

'' Kadınlara yönelik kapsamlı, sistematik ve politik bir saldırı ile karşı karşıyayız. Bu nedenledir ki kadınlara yönelik her türlü şiddet ve kadın katliamları, bu politikanın bir sonucudur.''  

Bir feminist adayın mecliste olması neleri değiştirebilir'

Bugün kadına söz alanı bırakmayan kadın düşmanlığını kışkırtan adeta bir cinse karşı iç savaş ilan eden bir iktidar var. Her gün 5 kadın katlediliyor, erkek egemen zihniyetin kadın katliamı hızını kesmeden sürüyor. Kadınlara yönelik kapsamlı, sistematik ve politik bir saldırı ile karşı karşıyayız. Bu nedenledir ki kadınlara yönelik her türlü şiddet ve kadın katliamları, bu politikanın bir sonucudur. Ve kadın cinayetleri politiktir. Biz de tam da bu noktadan itiraz etmek durumundayız, hem alanlarda hem de mecliste. Kadınlar öldürüldükten sonra, katillerin en ağır ceza ile cezalandırılmaları için ve asıl olan kadınların öldürülmemesi için kadın bilinciyle üretmemiz gereken politikalar ve eylemsellikler var. Kadını parlamentodan, iş hayatından, toplumsal alandan uzak tutmaya çalışıp aileye hapseden zihniyete karşı feminist bir bakışla kadın özgürlük mücadelesini mecliste de vermeliyiz. Bu çok geniş bir perspektif aslında, yani sağlık, eğitim, ekonomi, ekoloji, hukuk' Üretilen her türlü politikanın kadın bilinci ve özgürlüğü temelinde ele alınması gerekli. Haliyle cinsiyetçiliğin, iktidarlaşmanın, heteroseksizmin  olmadığı  politikalarla ciddi bir değişimi sağlar YENİ YAŞAM'ı var etmiş oluruz.

'' LGBT'lerin yerine konuşmaktansa onların söylediklerinden politika üretmeyi mantıklı buluyorum.'' 

 

LGBTİ mücadeleyi tanıyan ve içinde olan biri olarak meclisteki LGBTİ politakalar üzerine neler planlıyorsun'

Türkiye'de 20 yıllık, Kürdistan'da yeni ama var olandan beslenen bir LGBTİ hareketi var. Kendi yayınları, fikirleri, politikaları var. Feminist mücadele de LGBTİ mücadelesi ile her zaman bir dayanışma halinde olmuştur. Her iki mücadelenin farklı alanları olsa da ortak bir zemini var ve bu Heteroseksizm. Heteroseksizm LGBTİ'leri de heteroseksüelleri de baskılıyor ve bununla mücadele alanında hep beraber hareket ettik. Aslında aday adaylık süresinde de Mersin 7renk, Kaos GL ve Pembe Hayat'taki arkadaşlarımdan aldığım destek ve söylemlerle eyleme geçiyoruz. Çünkü LGBT'lerin yerine konuşmaktansa onların söylediklerinden politika üretmeyi mantıklı buluyorum. Gerek adaylık sürecinde gerek mecliste yine birlikte politika üretip haklarımızı savunacağız. LGBT'lerin bütün hakları için öznesi olanlarla birlikte hareket edip politika üretip kendi iradelerini var edebilmeleri adına bundan önce nasıl birlikte çalıştıysak bundan sonra da sorunun üzerine birlikte eğilip daha çok çalışacağız.

''Herkes YENİ YAŞAM'ın öznesi olmaya ve YENİ YAŞAM'ı  inşa etmeye  çağrıyoruz.''

Bize zaman ayırdığın için çok teşekkür ederiz.  Son olarak bu röportajla seslenmek istediklerine neler söylemek istersin'

Bütün cinsiyet kimliklerinin eşit yurttaşlık haklarıyla, ayrımcılığa uğramadan, hayatın her alanında özgürce var olabilmesi için, tekçi dayatmalara karşı çoğul, tüm inanç ve kimliklerin  farlılıklarıyla toplumsal varoluşu için, doğanın sömürüsüne ve tahribatına karşı mücadele vermek için,ezilenin, emeğin haklı mücadelesi için, ayrımcılığa,ötekileştirmeye uğrayan herkesi el ele verip YENİ YAŞAM'ın öznesi olmaya ve YENİ YAŞAM'ı  inşa etmeye  çağrıyoruz.

(Demhat Aksoy, Pembe Hayat)

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org