Benden güçsüz bir ucube erkek bulunca, hemen şımarık bir cadı olup kırbaçlamanın bir yolunu buluyorum. İçimdeki canavarı durduramıyorum kayboluyorum. Kendi içimdeki şiddetle, gözümden, elimden, götümden ve çükümden ve hatta bütün bedenimden çıkan enerjiyle yanımdaki güçsüz acize başka bir derman veriyorum. Benim atıklarımdan var ediyorum onu tekrar tekrar. O zaman çişimdeki ürenin bir zavallının yaşam kaynağı olduğunu bilirim; fışkırtırım ucubeye benden beslensin zavallı. Kraliçe olmak için başka bir güç, başka bir enerji, başka bir iktidarın olması gerekir. Kraliçe olmak zor, başka bir oyun yetisi lazım.

Ben bütün ucubelerin fantezisiyim, bunu bilirim. Ancak o zaman bu zavallı ibneliğimden kurtulup, kraliçe olurum. Tüm zavallılar gelir benim gibi kraliçelerin himayesine, çünkü ben ucubelerin kraliçesiyim. Benim yanımda himayeme girmeyi başarmışsa bir ucube, çizmememi yalama hakkını veririm. Yanımda, kadromda başarılarını ispatlamışsa, benden çıkan kahverengi şekerimi yeme hakkını bile verebilirim.

Kocasından izin alabilmiş, çocuklarını okula göndermiş, dayaktan ve seks işçiliğinden kaçmaya çalışan komik kadınların sahibelik yaptığını görüyorum. Ne haddinize sizin! Devran nasıl döndü. Zavallı ucubeler! İtaat ettiğiniz sahibeleriniz, biraz önce bahsettiğim zavallılıktan kurtulmak için birkaç kuruş para kazanabilmek için çalışan kader mahkumu kadınlardır. Siz bunlara sahibe dediniz. Yalancı dünyanın yalancı köleler, size kıçımla gülerim. Bir köle, kölelikten alacağı hazzı ancak benim gibi ucubelerin kraliçesinin yanında alabilir ki kendi ucubeliği kraliyetinde yerini bulsun. Sahte saltanatlı, kötü, başarısız insanlarla bu işin gitmeyeceğini anlatmalıyım. Hele heteroseksüel erkeğim diyen köleler trajik komik. Bunlara ayrı bir kinim vardır. Zavallı köle, cinsel yönelimini sen mi belirledin, aşağılık. Böyle insanları çükümle cezalandırıyorum, o kutsal heteroseksüel tabuyu çükümle eziyorum. Veriyorum ağızlarına; tiksintiyle yalanması beni çıldırtıyor. Bu tür köleleri tokatlayarak, ağızlarını bir pisuar olarak kullanmak istiyorum. O zavallı varlıkların bensiz yapamayacaklarını da biliyorum.

İbne bir kraliçe, bütün beyaz pisliklerin ilgisini çeker. Beyaz pislikler, beni kafalarında koydukları zavallılığa tekrar sığınırlar ve oraya itaat ederler. Benim zavallılığımı liman sayarlar. Ancak orada rahattırlar, çünkü benim hanedanlığımda herkes bir ucubedir; zavallılıklarını bir kafesin içinde anlarlar. Hepsinde bir içe dönüş başlar elleri bağlıyken kafeste. Soğuk ve karanlık ve ağız topu, onları başka bir transa geçirir. Sahte dünyanın soytarı köleleri, kendilerine köle diyorlar. Sahibeleriniz çok komik. Ben ucube sahibelerinizin efendisiyim. Bunu herkese ilan ediyorum. Siz pisliksiniz. Nalbanttan gelen nasırlı ayakları yalarsınız. Sahibeleriniz bir köylü işçi olduğundan, pedikürden bile haberdar değillerdir. Üç kuruşa bu ayaklar yalanır. Bir altı kelle paçadır. Kıçımla gülüyorum sahibe ucube kraliçelerinize. Köle dünyasının tacirlerine siz sahibe diyorsunuz.

Her şeyi ezerek, bu kadar ezilmenin tek çıkışı sahibeliktir. Bunu hissettirmek istedim.

Gani Met

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org