Bir buçuk yaşında geldim İstanbul’a

7-8 aylıkken öğrenmişim konuşmayı, yürümeyi.

Hızlı girmişim hayata, belli.

Beş yaşlarımı hatırlıyorum;

Erkek kardeşimle oynarken erkeklik tasladığımı..

Okula ilk başladığımda

Üç kız vardı önümde

Çocukluk aşkı mı denir

Çocukluk mu denir bilmem

Kızların dikkatini çekmeye çalışmıştım

Derken öğretmenime aşık oldum.

Okul kıyafetlerimi hiç sevmedim

O eteği dolabın arkasında saklardım hep

Saçlarım çok uzundu benim için

Altı yaşımda kendim kestim

Mutluluk böyle bir şeydi benim için

Futbol topunun peşinde koşan kısa saçlı bir çocuktum

Çocuktum ama, başka bir şey değil

Ailem kız olmamı istiyordu ama ben çocuk olmakta kararlıydım

Lisede etek mecburiydi

Eteğin zorunlu olduğu yerde benim mutsuzluğum da zorunluydu

Sınıfta kaldım haliyle

Sonra başka bir liseye gittim pantolonun serbest olduğu bir yere.

14-25 yaşlarında kadınlara aşık olmaya başladım

Erkeğim ben diyerek yaklaşıyordum kadınlara.

Çocuktum…

Erkek olmuştum…

Hiç kız olmamıştım ki nasıl gelsin aklıma trans olmak

Sonrasında öğrendim

Trans erkekmiş gerçeğim

Liseyi pantolon, gömlek, kravatla bitirdim

Üniversiteyi kazandığımda başladı fırtınalı aşklar hayatımda

Üniversitede dayanamadım aileme açıldım

Sessizliğe gömdük üç ayımızı

Sonrasında tekrar başladık hal hatır sormaya

Meraklı çevremin ablukasında kaldım bir süre

Dayanamayıp İstanbul’a kaçtım terapi için

İlk seferinde annemle yürüdüm terapi yolunu sonrasında yalnızdım

Elâzığ’dan İstanbul’a,  İstanbul’dan  Elâzığ’a gidiyordum kendim olmak için

Aşık olduğum kadından kaçtım sonrasında

İstanbul’a gelip bir sene bekledim ailemin yanında.

Konservatuara başladım sonra

Okuldaki arkadaşlarımdan da sakladım kendimi

Bir müdür yardımcısı sağ olsun

İfşa oldum tüm okula

Şimdi yine aşığım, yine heyecanlı

Ailem yanımda aslında sorsan

Ama sadece yanımda

İyi misin sorusunu özlemek şimdi kaderim

Anne hiç çocuğuna nasılsın diye sormaz mı

Şimdi Ankara’dayım

Sil baştanlara hazırlıyorum

Hem kendimi hem bedenimi

Sonumu düşünemedim hiç

Tek hayalim kendi yumurtalıklarımla bir çocuğum olsun

Müziğin içinde mutluyum ben

Sevdiğim kadınla ve kendim olduğum alanda

Mutluluğumun peşinden koşuyorum şimdi.

Darısı başınıza


Hazırlayan / Fırat Varatyan

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org