Artık sadece bedenim değil her şeyim büyüyor, sıkıntı, stres, meme, popo...

 

Kısa süre sonra bir yaşımı daha geride bırakacağım, Ankara’da ikinci doğu günümü kutlayıp yeni bir yaşa ve hayata başlamaya oldukça kararlıyım.

 

Genç olmamı da çok yönlü oluşum ile süsleyeceğim, bu konuda da oldukça kararlıyım.

 

Bu ülkede yaşamayı kesinlikle istemiyorum artık. Özel İngilizce dersi alıp var olan dilime bir şeyler daha katmak ve buraları en geç 3-4 sene içinde terk etmek istiyorum maalesef.  (bu arada İngilizce dersleri alıyorum kızlar) Yaşayacak pek bir alan bırakmadılar gibi bize. Her gün biraz daha korkuyorum, biraz daha endişe ediyorum geleceğimden, geleceğimizden…

 

Evet, maalesef translara yönelik bu son gerçekleşen nefret ve şiddet saldırıları artıkça umudumu birçok kez daha kaybettim ve artık bana, çok uzak bir umut ışığı dahi kalmamış gibi geliyor…

 

Ne yazık ki yazıma uzun bir aradan sonra bu kadar karanlık olarak yeniden döndüm.

 

Kısaca bu yokluğumda başımdan neler geçti, biraz daha anlatayım.

 

Evimi taşıdım, darbe girişimi oldu, hala devam eden OHAL süreci ve alt üst olan bütün özgüven.

 

Gülemiyorum eskisi gibi kızlar, üretemiyorum ve de çok canımı sıkıyor bu durum.

 

Birçok arkadaşımdan “Artık neden yazmıyorsun'” sorusunu duydum ama tek bir tatmin edici cevap veremedim.

 

Belki de en yazmam gereken dönem budur deyip kendimi ifade ettikten sonra neden büyüme sancısı içerisinde olduğumu biraz anlatayım.

 

Ay özlüyorum kız! Başta saydığım büyüyenler listesinin başını aslında özlem çekiyor.

 

Sürekli çocukluğum, ilkokul ve lise dönemlerim aklıma geliyor, tuhaf tuhaf rüyalar görüp aklımda tutabiliyorum ve çok sigara içiyor, özlemimi büyütüyorum.

 

Mersini özlüyorum, annemi, arkadaşlarımı… Zenne halimin fotoğraflarıyla babamın üzerime beni öldürecekmişçesine yürümesini, doktor doktor psikiyatri psikiyatri gezmek zorunda kaldığım korku dolu travmalarımı bile özledim. Aslında o korku dolu anlarımı bile özletti bu son olanlar.

 

Neyse, özlemlerimi böyle şeyler anımsayarak karartmayacağım.

 

Nerede kalmıştık'

 

Derin Akıllı 

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org