Herkese selam. Biraz kendimden bahsedeyim 17 yaşında trans kadınım. Pembe hayatta örgütlüyüm. Lise son sınıf öğrencisiyim.

 

Uzun zamandır bir şeyler yazmak istiyordum ama ne yazacağıma karar veremiyordum. Son yirmi gündür hayatımda inanılmaz büyük değişikler oldu. Kendimi dönüştürürken bir de ailesini dönüştürmeye çalışan ben' Aslında dönüştürmüşüm de haberim yokmuş.

 

Bir pazartesi sabahı uyku ile uyanıklık arasında bir ses geldi kulağıma. Annemdi:  'Arjin, Arjin kahvaltı hazır.' Ay rüyamı görüyordum acaba' Annem bana kimlik ismimle seslenmiyordu. Hemen fırladım yataktan. 'Ne dedin kız sen'' dedim. Buruk bir gülümseme ile 'Arjin dedim' dedi. Tepki vermedim. Ama şaşkınlığımdan yemek yiyemiyordum. Daha şoku atmamışken annem 'Bugün benimle istediğin görünüşte dışarı çıkabilirsin' dedi. Allah Allah, hayal mi görüyorum rüyada mıyım, anlamadım.  'Hazır mısın peki buna'' diye sordum. 'Artık hazır olmak zorundayım 'kızım'' dedi. Ben yine şok!

 

Hevesli hevesli yaptım saçımı, makyajımı, annemin o hiç sevmediği dar kotu geçirdim kıçıma ve çıktım karşısına. 'Sütyenimi takamıyorum bana yardımcı olur musun'' diye sordum. O da 'Yarın birgün hep ben takmayacağım kendin takmasını öğreteyim' diye yanaştı yanıma. Önce sütyeni belime indirdi, arka kısmını öne çevirdi, kopcasını ikinci dişe taktı, kollarımdan geçirdi ve bam! Çekti yukarı. İşte bu kadar. Cahil değilim elbet biliyorum bu yöntemi. Ama onun göstermesini, görmesini, dokunmasını istedim.

 

'Ben önce çıkacağım sen beş dakika sonra çık otobüs durağında buluşalım' dedi. Sorgulamadan kabul ettim. Annem, iş yerimizin önünden hooop ini verdi durağa ben ise işyerinin önünden geçmeden daha uzun bir yolu tercih etmek zorunda kaldım. Çünkü 'falancanın küçük oğlu dönme olmuştu' değil mi'

 

Neyse, durakta bekliyordu beni. Yanına yaklaştığımda ilk şunu dedi: 'Yıllardır gözlerinin bu denli parlamasına engel olduğum için lütfen affet beni.' Ayaküstü ağlaştık. Bindik otobüse gidiyoruz. Devamlı sağına soluna bakınıyor, benim dönmeliğimin anlaşıp anlaşılmadığını algılamaya çalışıyor. Bense, tebessüm edip parlement mavisi ojelenmiş uzun tırnaklarımla elinden tutuyorum.

 

Otobüsten indik ve acilen tuvalete gitmem gerektiğini söyledim. Tuvalete doğru ilerledik. Ben önden çat diye girdim kadınlar tuvaletine. İşimi gördüm çıktım. Annem kapıdan epey ilerde şaşkın bir ifade ile 'Bu ne cesaret ya anlasalardı sapık var diye bağırsalardı ne yapacaktın' dedi. 'Trans olduğumu ve geçiş sürecinde olduğumu ve ihtiyacımı görüp çıktığımı söylerdim. Ayrıca neyi anlayacaklar'' dedim. Bir iç çekip 'Haklısın' dedi ve devam ettik. Biraz daha rahatlamıştı.

 

Sonra bir ayakkabı dükkanına daldık. Dantel detaylı beyaz bir babet denedim hemen. Nasıl olmuş dedim. 'Sen mutlu ve rahat olduktan sonra nasıl olduğu önemli değil' dedi. Ödemeyi yapıp çıktık. Bir bara oturduk. Birkaç kadeh bir şey içtikten sonra '17 yıldır tanıdığım sandığım çocuğumu bana tanıttığın için teşekkür ederim' dedi.

 

Şimdi çok keyifli ve mutluyuz. Her yere kol kola gidip geliyor şahane vakit geçiriyoruz. Eşyalarımızı da ortak kullanıyoruz. Kendimizi dönüştürürken aile ve çevremizin dönüşmesini sağlamak çok önemli diye düşünüyorum.

 

Bedenim, bedenimiz elbet bir gün dönüşecek, dönüşüyor. Önemli olan dünyayı dönüştürebilmek. Umudumu hiç yitirmedim sabırla heyecanla bugünleri bekledim. Genç kızlığıma adım adım girdiğim bu günlerde beni hiç yalnız bırakmadığın için teşekkürler, ANNE!

 

Arjin Deniz

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org