Bir korku tüneli yolculuğu gibi LGBTİlerin yolculuğu;  panayırda kaybolmuş bir çocuk misali. Tünelde seni korkutmak amacı ile hazırlanmış mizansenlerin haricinde; yanındakinin attığı çığlık sanırım en korkuncu olmalı. Bu vagona aslında tünelin içerisindeki korkuları üç aşağı beş yukarı bilerek bindik. Nasıl olsa yanımızda oturan yoldaşımız vardı ve korkunca elini tutacaktık. Nerden bilecektik ki o korkularına yenik düşüp bizi vagondan itmeye çalışacaktı. Sanki yanına alacağı yeni arkadaşları ona tünelin sonunu gösterecekmiş gibi'

 

Tüneldeki onca korkulacak şeye rağmen yanındaki arkadaşını tünele teslim eden korkaklar; bugüne kadar o tünelin içinde tutmaya çalıştığımız her korku bir gün evinizin kapısının önüne geldiği zaman ne yapacaksınız' Biz gelir ve kapınızın önünü temizleriz sanıyorsanız. Unuttunuz mu' Bizi tünele teslim etmiştiniz. Korku dolu bu tünele birlikte girdiğiniz arkadaşlarınızı eleştirmek başka şey, karalamak bambaşka' Dört elin parmaklarını geçmeyecek sayıda kişiyle haksızlıklara karşı mücadele ettiğimiz o günler; şimdi sizlerin daha özgür hissedip kimliklerinizi ve yönelimlerinizi bir nebze olsun saklamadan sokaklarda arz-ı endam ettiğiniz bu günleri getirmedi mi' Hepimiz tüm insan hakları ihlalleri için mücadele ederken; mücadele ettiğiniz arkadaşlarınızı karalayacak ve yaralayacak şekilde hakaretler ederken insan olduklarını unuttunuz mu' Yine resmin kendisi görmek yerine; çerçeveyi yargılıyorsunuz. Ne kadar eski diye'

Henüz çerçeve yeniyken resimdeki çorak arazinin ortasından geçen yolu hatırlayın lütfen. Şu anda çerçeve eski dahi olsa o yolun etrafında çorak bir arazi yok. Ağaçlar ve renk renk çiçekler var bütün yol boyunca olmasa da. İşte o eski çerçevenin ektiği tohumlar sayesinde var yolun etrafındaki bu güzellikler. Sizlerde yedi renksiniz bütün yol boyunca. Zamanı gelince biz seve seve yeni çerçeve oluruz güzelliklerle donattığımız bu yol resminize' Doğru şekilde ve doğru kişilerle yapılan aktivizmin her türlüsünün yanındayım. Eleştiren seslerin dinleyicisi ve 'ne diyor'', 'neden diyor'' diyerek düşünürüyüm. Lakin hakaret ederek söylediklerini dinletmeye çalışanlara; sizin gülüp geçtiğiniz gibi bir tebessüm edeceğim şimdi ve bundan sonra da'

 

Korku tüneli ve benzeri yollardansa çerçevenin içindeki yoldan yürüyorum şimdilik yol kısa da olsa. Yürümenin en korkulan eylem olduğu şu yıllarda; tünelde kalmam için mücadele eden bütün korkuluk gibi bekçilerin yerine yedi renkli arkadaşlarımla yürüyorum yollarda'

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org