Tarih: 2015-12-21

Türkiye'den Pembe Hayat'ın da üyesi olduğu Küresel Seks İşçileri Ağı(NWSP), 17 Aralık Seks İşçilerine Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Gün dolayısıyla bir bildiri yayınladı.

 

Küresel Seks İşçileri Ağı, 17 Aralık Seks İşçilerine Yönelik Şiddete Karşı Uluslar arası Gün dolayısıyla bir bildiri yayınladı. Bu bildiriye Afrika Seks İşçileri Birliği (ASWA), Seks İşçileri Asya-Pasifik Ağı (APNSW), Orta ve Doğu Avrupa ve Orta Asya için Seks İşçileri Hukuk Ağı (SWAN), Avrupa Seks İşçileri Hakları Uluslar arası Komitesi(ICRSE), Latin Amerika Seks İşçileri Platformu (PLAPERTS) imza attı.

 

Seks işçilerinin karşılaştıkları damgalanma, ayrımcılık ve şiddete dikkat çeken bildiride 12 yıldır seks işçilerinin kendilerine dönük nefret söylemine ve şiddete karşı örgütlü bir biçimde mücadele ettiklerine değinildi. Seks işçilerinin sağlık, eğitim ve hukuk alanlarından diğer vatandaşlar gibi yararlanamadığını belirten bildiride “Seks işçilerinin karşılaştığı sorunlar bölgesel farklılar gösteriyor. Bu farklılıklar yasalardan ve sosyo-kültürel etkenlerden kaynaklanabiliyor. Bütün bu farklıların birleştiği nokta ise seks işçilerinin dünyanın hiçbir yerinde iş ve can güvenliğinin olmaması” denildi.

 

Bildiride seks işçilerinin fiziksel ya da psikolojik şiddete karşı savunmasız hale getirildiğine dikkat çekilerek “Kadın, erkek ya da trans seks işçileri her gün şiddetin ve insan hakları ihlalinin farklı bir türüyle karşılaşıyor. Kolluk güçleri, kanun uygulayıcılar, sağlık personeli ve sosyal hizmet uzmanları gibi çalışanlar her gün seks işçilerini mağdur edebiliyor. Aynı zamanda yaşadıkları toplum ve aileleri tarafından da şiddete maruz kalıyorlar” denildi.

 

Bildiriye imza atan Asya-Pasifik Seks İşçileri Ağı’ndan Kay Thi Win kolluk güçlerinin seks işçilerine uyguladığı ayrımcılığa dikkat çekerek “Polis çoğu zaman kondomu delil olarak gösterip seks işçilerine keyfi gözaltılar yapıyor ve seks işçileri karakollarda şiddete ve tacize maruz kalıyor. Ancak bunun karşısında yasal bir güvence olmadığı için herhangi bir şey yapılamıyor. Ulusal, bölgesel ve hatta küresel düzeyde seks işçilerine yönelik şiddeti sonlandırmak için devletlerin bir an önce adım atması gerekiyor” şeklinde konuştu.

 

“AİDS’e Karşı Mücadele Ederken Seks İşçilerini Görmezden Gelemezsiniz”

 

Seks işçilerine yönelik ayrımcılığın sağlık alanında da sürdüğüne dikkat çeken Afrika Seks İşçileri Birliği’nden Daughtie Ogutu “Seks işçilerinin uğradığı ayrımcılık onları savunmasız hale getiriyor. Sağlık personelinin ve sosyal hizmet çalışanlarının nefret dolu yaklaşımları sebebiyle seks işçileri sağlık hizmeti almaya çekiniyor. Birçoğu bu nedenle HIV ve cinsel yolla bulaşan onlarca enfeksiyon ile yaşamak zorunda kalıyor” şeklinde konuştu.

 

2015 yılında Zimbabwe’de gerçekleştirilen AİDS ve Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar Uluslar arası Konferansı (ICASA)’nda seks işçilerine yönelik bir ayrımcılık olduğuna dikkat çeken Ogutu bu durumu “ICASA’ya seks işçilerini dahil etmek çok önemli. Eğer 2030’da AİDS’in sona ermesini istiyorsak, seks işçileri de mutlaka bu konferansa dahil edilmelidir.  Zimbabwe’de yaşanan bu durum seks işçilerine yönelik şiddetin kurumsallaşmış şeklidir. Bugün 17 Aralık dolayısıyla seks işçilerine yönelik bu kurumsallaşmış şiddetin son bulması için bir çağrıda bulunuyoruz. AİDS’e karşı mücadele ederken seks işçilerini görmezden gelemezsiniz” şeklinde değerlendirdi.

 

Avrupa Seks İşçileri Hakları Uluslar arası Komitesi’nden Luca Stevenson “17 Aralık için Avrupa Seks İşçileri Hakları Uluslar arası Komitesi sitesinde seks işçileri haklarının Avrupa’daki son 10 yılına dair bir rapor yayınladı. Raporda seks işçilerini etkileyen transfobik yasalar, göç, insan ticareti ve seks işçiliğinin cezalandırılması gibi durumların, kişileri şiddete karşı daha savunmasız bir hale getirdiği açıkça görülüyor” dedi.

 

Bu rapora ek olarak Orta ve Doğu Avrupa ve Orta Asya için Seks İşçileri Hukuk Ağı (SWAN) 16 farklı ülkede 320 kadın, erkek ve trans seks işçisi ile bir anket çalışması hazırladı. Yapılan görüşmeler doğrultusunda “Adalet Hataları: Seks İşçilerine Yönelik Kurumsal ve Sivil Şiddet ve Düzenlemeler için Araştırma” isimli bir rapor hazırlandı. Ankete katılanların yaklaşık %40’ı son 12 ay içerisinde polis tarafından göz altına alınmıştı. Beş kişiden birine polis tarafından fiziksel şiddet uygulanmış ve 7 kişiden 1 ise gözaltında cinsel şiddete maruz kalmıştı.

 

NWSP yayınladığı bildiride seks işçileri haklarının sağlanması ve korunması için gerekli talepleri şöyle sıralıyor:

 

- Seks işçilerine, müşterilere ve üçüncü şahıslara yönelik hukuki baskıya son verilsin

- Cinsel sağlık ve üreme sağlığı da dahil olmak üzere seks işçileri için sağlık ve sosyal hizmetlere eşit erişim sağlansın

- Kolluk güçlerine ve emniyet yetkililerine yönelik hassasiyet eğitimleri düzenlensin ve seks işçiliği ile ilgili ceza sistemi düzenlensin

- HIV ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar ile ilgili test ve tedavi için sağlık programlarına erişim sağlansın

 

Bildiride kadın ve LGBT örgütleri ve devlet kurumları ile ortak çalışmalar yürüterek seks işçileri hakları alanında aktivizmin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org