Tarih: 2013-11-17

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı´nın (TİB) yeni ortaya çıkan 21 Nisan 2011 tarihli mesajında, LGBT Derneği Pembe Hayat´ın resmi web sitesi pembehayat.org ´un da yasaklı siteler arasında bulunması üzerine Pembe Hayat Derneği bir basın açıklaması yayınladı.

Açıklamada bugüne dek çeşitli kanun, yönetmelik ya da tüzükler ´´genel ahlak´´, ´´kamu ahlakı´´, ´´kamu düzeni´´, ´´müstehcenlik´´, ´´milli ve manevi değerler´´ ibarelerinin LGBT bireyler aleyhine yorumlanarak, LGBT´lerin temel hak ve özgürlüklerine yönelik ağır ihlaller gerçekleştirildiği belirtildi.
Açıklamada ayrıca; ´´Pembe Hayat Derneği´nin resmi web sayfasına yer sağlayıcılık hizmeti verilmesinin durdurulması talebi, LGBT bireylerin hak mücadeleleri sürecinde ürettikleri bilgi, düşünce ve demokratik taleplerinin sansür edilmesi anlamına gelmektedir.´´ denildi.
Açıklamanın tam metni şöyle:
´´Basına ve Kamuoyuna;
Geçtiğimiz günlerde, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ' Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı´nın, yer sağlayıcı firmalara birtakım yasaklı sözcükler listesi göndererek, müstehcen olduğu düşünülen bu sözcükleri içeren alan adlarının kaldırılması istenmiştir. Yasaklı sözcük grubu içerisinde ´´gey, gay, homoseksüel, eşcinsel, biseksüel, lesbian, lezbiyen, travesti´´ sözcükleri de bulunmaktadır.
5651 sayılı ´´İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlarla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkındaki Kanun´´ ve bu kanuna dayanarak çıkarılan ´´Telekomünikasyon Kurumu Tarafından Erişim Sağlayıcılara ve Yer Sağlayıcılara Faaliyet Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik´´in gerekçe gösterildiği bu talep, lezbiyen, gey, biseksüel ve trans [LGBT] bireylerin kendi varoluşlarının reddi ve/veya ´´ahlaksızlık, müstehcenlik´´ olarak kabulü anlamına gelmektedir. İlgili kanun ve yönetmelik LGBT vatandaşların en temel haklarından olan var olma ve eşit şekilde kabul görme hakkını yok sayacak şekilde yorumlanmıştır.
İnternet ortamında özgürlüğün sansür sayılabilecek uygulamalarla vahim şekilde sınırlandırılması tartışmaları sürerken, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı´nın 21 Nisan 2011 tarihinde yer sağlayıcılara gönderdiği yeni bir talep gündeme gelmiştir. TİB tarafından yer sağlayıcılara gönderilen bilgi mesajında ´´Aşağıdaki alan adlarına yer sağlayıcılık hizmeti verdiğiniz tespit edilmiştir. Bu kapsamda derhal yer sağlayıcılık hizmetine son vermeniz gerekmektedir. Aksi takdirde, herhangi bir bildirimde bulunmaksızın yasal işlemlere başvurulacaktır´´ denmektedir. Gerekçe olarak ise, ´´5651 sayılı kanunda sayılan katalog suçlar [müstecenlik, fuhuş, çocukların cinsel istismarı, vs.] kapsamındaki internet sitelerine yer sağlayıcılık hizmeti vermemeniz gerekmektedir´´ denmektedir. Bahsedilen alan adları arasında Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği´nin resmi websayfası olan pembehayat.org da yer almaktadır.
Bugüne dek çeşitli kanun, yönetmelik ya da tüzükler ´´genel ahlak´´, ´´kamu ahlakı´´, ´´kamu düzeni´´, ´´müstehcenlik´´, ´´milli ve manevi değerler´´ ibareleri ile LGBT bireyler aleyhine yorumlanarak, LGBT´lerin temel hak ve özgürlüklerine yönelik ağır ihlaller gerçekleştirilmiştir.
Pembe Hayat Derneği´nin resmi web sayfasına yer sağlayıcılık hizmeti verilmesinin durdurulması talebi, bariz şekilde LGBT bireylerin hak mücadeleleri sürecinde ürettikleri bilgi, düşünce ve demokratik taleplerinin sansür edilmesi anlamına gelmektedir. Daha doğru bir ifade ile, LGBT sivil toplum mücadelesinin kendisinin sansür edilmesiyle eşdeğerdir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası´nın ´´Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti´´ başlıklı 26. Maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi´nin ´´ifade özgürlüğü´´nü düzenleyen 10. Maddesi, Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi´nin ´´düşünce ve düşünceyi yayma hakkı´´nı düzenleyen 19. Maddesi ´ne de aykırı olan bu talep, LGBT bireylerin kendi hak mücadeleleri çerçevesinde yaşanan gelişmeleri toplumun geniş kesimlerine aktarma, hak talepleri konusundaki fikirlerini ifade etme ve yayma hakkını gasp eder bir niteliğe sahiptir.
Konu edilen uygulama, LGBT bireylere yönelik halihazırda mevcut olan yoğun ve sistematik ayrımcılık pratiklerinin hem yansıması hem de pekiştirici unsuru şeklinde de değerlendirilmelidir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi´nin ´´Ayrımcılık Yasağı´´ başlıklı 14. Maddesi her türlü gruba yönelik ayrımcı uygulamanın insan hakları ihlali olduğunu belirtmektedir. Aynı şekilde Sözleşme´ye Ek 12. Protokol de her türlü ayrımcılığın yasaklanması konusunda taraf devletlere sorumluluk yüklemektedir.
Pembe Hayat Derneği´nin 30 Haziran 2006´da Dernekler Masası´na başvurması sonrası resmen dernekleşmesi ile birlikte, Ankara Valiliği tarafından ilgili kanunlarda yer alan ´´genel ahlak´´, ´´kamu düzeni´´, ´´Türk aile yapısına aykırılık´´ şeklindeki son derece muğlak ifadeler gerekçe gösterilerek kapatılması talebi ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı´na başvurulmuştur. LGBT bireylerin örgütlenme özgürlüğünün engellenmesi anlamına gelen bu talep sonrası Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, talebi reddetmiş ve Basın Savcısı Kürşat Kayral tarafından yapılan açıklamada ´´eşcinsel, biseksüel, lezbiyen, gey ve travesti ifadelerinin, bireye hak veren ya da yasaklayan kavramlar olmadığı, aksine insanı tanımladığı´´, ´´özgürlüklerin, kamu düzeni, genel ahlak gibi kavramlarla sınırlandırılmasının dar bir çerçevede yorumlanması gerektiği´´, ´´bireylerin kendilerini ifade et
melerinin önüne geçecek yorumların özgürlüklere aykırı olduğu´´ açıkça belirtilmiştir.
Türkiye´de LGBT bireylere yönelik yoğun ayrımcılık, nefret suçları, toplumsal dışlanma ve şiddet devam ederken, yetkililerin, en temel hak ve özgürlüklerimizi sınırlandırması değil, bu hak ve özgürlükleri garanti altına alması gerekmektedir. LGBT bireylerin hak ve özgürlükleri için mücadele eden resmi bir sivil toplum örgütünün web sayfasının kapatılması talebi, Avrupa Birliği´ne resmi adaylık statüsü taşıyan bir ülkede ancak utanç vesilesi olabilir. LGBT bireylerin demokratik taleplerini görmezden gelen, örgütlenme ve ifade özgürlüklerini yok eden, yaşam haklarına yönelik saldırılar karşısında hiçbir önlem almayan ve kurumsal şekilde ayrımcılığı pekiştiren bir hükümet politikası kabul edilemez.
Dernekleşerek örgütlenme hakkımızı gerçekleştirmemizi engelleyemeyen politik zihniyetin, resmi iletişim kanallarımızın önünü hukuksuz şekilde kesmesine izin vermeyeceğiz. LGBT insan hakları savunucularının örgütlenme ve düşüncelerini yayma hakkının alenen ihlal edilmesi anlamına gelen Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı´nın bu talebine karşı Pembe Hayat Derneği olarak, yasal yollardan gerekli adımları atacağımızı duyurmak isteriz.
Saygılarımızla,

Haber: Kaos GL

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org