Tarih: 2013-11-16

Latin Amerika'da, transseksüel bireyler her gün, cinsel kimlikleri dolayısıyla damgalanmaya ve ayrıma maruz kalıyor. Bu gibi durumlar, kendilerinin eğitim sistemine, iş olanaklarına ve HIV'e karşı savunmasızlığa yol açan sağlık hizmetlerine olan ulaşımlarını engelliyor.

Bununla birlikte, transseksüel toplumunun bağlılığı ve seferberliği, farklılığa saygı bazında daha çoğulcu ve demokratik bir halk yaratmaya yönelen önemli politik ve sosyal değişiklikleri sağlıyor. Bu başarılardan bazıları, 17 Mayıs Uluslararası Homofobi ve Transfobi Karşıtı Gün kapsamında yapılan 'Hakları Gerçekliğe Döndürmek. Transseksüel birey organizasyonlarının deneyimleri'nde derlendi.
HIV/AIDS İttifakı, Latin Amerika ve Karayip Transseksüel Ağı (REDLACTRANS) ve UNAIDS tarafından oluşturulan rapor, altı vaka çalışmasının bir derlemesi. Söz konusu rapor, insan haklarına saygı bazında katılımcı bir toplum yaratmak için Latin Amerika'daki transseksüel organizasyonlar tarafından gösterilen mücadeleleri konu alıyor.
UNAIDS Latin Amerika Bölge Müdürü Cesar Nuñez , 'Bu çalışma, Latin Amerika'daki transseksüel bireylerin ihtiyaçlarına odaklanırken, aynı zamanda bu bireylerin öncülüğünü ve bunun önemli politik ve kurumsal değişiklikleri nasıl sağlayacağının altını çizmektedir'dedi. 'Yalnızca insan haklarını korumak ve garanti altına almak için strateji belirlemeye olan katılım ve öncülük ile sıfır ayrımcılığa sahip bir dünyaya kavuşacağız'diye konuşmasını sürdürdü.
Rapor, transseksüel bireylerin insan haklarının yasal olarak tanınması bağlamında Arjantin ve Uruguay'da gelişmelerin yaşandığının altını çiziyor. İlk vakada, cinsel kimlik yasasının kabulü, transseksüel bireyleri yasa önünde tam vatandaş olarak onayladı. Uruguay'da, hükümet emriyle seks işçiliği resmiyet kazandı. Şimdi seks işçileri, sağlık sigortası, emeklilik ve diğer sosyal yardımlardan faydalanabiliyor.
Arjantin'de ise, transseksüel organizasyon ATTTA, cinsel kimlik yasasının onaylanmasında kilit bir savunucu rol oynadı. ATTTA Başkanı ve REDLACTRANS Koordinatörü Marcela Romero, 'bu yasa ile birlikte kimliğimiz için haklarımızı istiyoruz. Demokrasi tarafından daha fazla yok sayılmayacağız. Bu yasa ile burada bir tarih yazıyoruz'diye konuştu.
Honduras ve Bolivya'da yayınlar, Global Fon yardımlarının Ülke Koordinasyon Mekanizması gibi AIDS'in anahtar yapılarındaki karar verme konularında transseksüel bireylerin katılımının başarısını konu ediyor. Ek olarak El Salvador ve Ekvator, şu an transseksüel bireylerin özel ihtiyaçlarını karşılayan ulusal programların gelişimi ile sonuçlanan kapsamlı sağlık alanında girişimler başlattı.
Tüm bu başarıların ortak bir özelliği var: Haklarını talep etmek ve savunmak için transseksüel bireylerin öncülüğü.
Uluslararası HIV/AIDS İttifakı Latin Amerika ve Karayip Bölge Temsilcisi Javier Hourcade Bellocq, 'bu derleme kendi içerisinde destek için oldukça değerli bir araç ve bu bölgede ve dünyada karar vericilerin var olan programları ve yaklaşımları geliştirmelerine olanak sağlayarak transseksüellik konuları ile ilgili bilgiyi arttıracak'diye konuştu.
Bellocq, transseksüel bireylerin öncülüğünün ve katılımının sosyal adalet ve kanun hâkimiyetinin güçlendirilmesi için çok gerekli olduğunun altını çizdi ve 'Cinsel kimliği tanıyan bir alanda güçlü bir düzenleme yapmazsak, HIV hizmetlerini evrensel boyuta taşıyamayız. Hükümetlerin şiddete, tacize ve suça karşı 'sıfır tolerans' göstereceğini garanti altına almalıyız'şeklinde sözlerini sürdürdü.



Çeviri: Meltem Pişkin/ Pembe Hayat

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org