Tarih: 2011-06-11

Birgün Gazetesinde Özlem ile Ankaradaki travesti ve transeksüellerin sorunlarını konuştuk... Buse Kılıçkaya, Pembe Hayat Lezbiyen Gey Bi-seksüel Travesti Transseksüel Derneği Başkanı. 1077 Sivas dokumlu olan Kılıçkaya, lise mezunu. Yönelttiğim sorulara samimi yanıtlar verdi: » Cinsel kimliğiniz nedeniyle ailenizle sorun yaşadınız mı' Ailemin transseksüel kimliğime sıcak bakmayacağını bildiğim için 19 yaşımdayken İstanbul'a taşındım. 4 kızdan sonra ailemin tek erkek çocuğu olmam durumu daha da zorlaştırıyordu. Kendimi onlara açtım ama hazmedemediler, inanamadılar. Ailem beni psikiyatristlere, psikologlara götürdü. En sonunda yaşadığım durumun hastalık ya da sapkınlık olmadığını anlamalarıyla birlikte uzlaşı sağlayabildik. Bu hiç kolay olmasa da şu anda ailem benim transseksüel kimliğimi kabullenmiş durumda. » Pembe Hayat Derneğini kurma süreciniz nasıl gelişti' İstanbul'da yaşadığım süreçte tüm eşcinseller, transseksüeller ve travestiler için mücadele etmek zorunda olduğumu anlamam uzun sürmedi. Kolluk kuvvetlerinin, travestiler ve transseksüeller üzerinde uyguladığı baskı, keyfi bir şekilde göz altına alınmamız, toplumun bizlere bakış açısı bireysel bir çabayla çözülecek sorunlar değil. Ankara'ya döndüğümde arkadaşlarımla birlikte bir çatı altında toplanmaya, örgütlenmeye karar verdik. »Eşcinsellerin derneğe bakışı nasıl oldu' Görüldüğümüz yerde şiddete uğruyor olmamıza karşın arkadaşlarımızın çoğu örgütlenmeye, dernek çatısı altında bir araya gelmeye sıcak bakmadı. Mücadele yerine bir vazgeç-mişlik anlayışı yaygın eşcinseller arasında. Örneğin bir arkadaşımız şiddete uğruyor ama 'şikayet etsem ne olacak ki' diyerek susmayı tercih ediyor. Çünkü biz emniyet güçlerinin bizzat kendisi tarafından da şiddete maruz kalıyoruz. » Her şeye karşın örgütlü mücadeleyi başlattınız' Evet, 2006 yılında dernekleşmek için başvurduk ve böylece 'Pembe Hayat' doğdu. Şu anda 47 üyemiz var ama bu sayı düşük. Çünkü 'örgüt' ya da 'dernek' adından bile korkan travestiler, transseksüeller var. Ayrıca derneğe üye olarak kayıt altına alınacak olmak da korkutuyor onları. Çoğu ailesinden gizli olarak cinsel kimliğini yaşıyor, yani görünürlük sorunları var. Ölüm tehditleri alıyorlar. Bizler, defalarca örgütlü mücadelenin şart olduğunu anlatıyoruz. Sivil toplum kuruluşlarıyla, medyayla nasıl ilişki kurulacağını hiç bilmeden yola çıktık. » Saldırılardan biraz bahsedebilir misiniz' Özellikle son bir aydır, bizlere yönelik saldırılar arttı. Kamuoyunda 'Eryaman Olayları' diye bilinen saldırılarda darp edildik, yaralandık, evlerimizden uzaklaştırıldık, hatta evlerimiz yakıldı ama kimse yakalanmadı. Emniyet bir şey yapamadı, ya da yapmak istemedi. Suçlular yakalanmadıkça, saldırılar artıyor. Şimdi, Kolej'de, Bağlar Caddesi'nde, Hoşdere'de silahlı sopalı saldırılara uğruyoruz. Edik'te arkadaşlarımız bıçaklandı. Gittiğimiz kuaförün bile camları kırılıyor. Emniyeti sürekli bilgilendiriyoruz, hatta bize saldıranların araç pla- kasını dahi veriyoruz ama sonuç alamıyoruz. » Sizce neden oluyor bu saldırılar' Saldırıların planlı, organize olduğu çok açık ama nedenini gerçekten anlayamıyoruz. Bizim yaşam hakkımız yok mu' Devlet hem bize iş olanağı tanımıyor hem de zorunlu olarak seks işçiliği yapan insanları koruyamıyor. Baskı ve şiddet uygulamalarına göz yumuyor. Sürekli tehdit altındayız. 'Para verin yoksa sizi yaşatmayız' telefonları alıyoruz. Hepimiz çok yorulduk, bir arkadaşımız ölmeden sesimizin duyulmasını istiyoruz. Bu amaçla İnsan Hakları Derneği'nde üç arkadaş açlık grevi yapacağız. » Yaşamdan beklentileriniz neler' Tek beklentimiz haklarımıza saygı gösterilmesi. Biz de insanız, bizim de haklarımız var. Bizler, hem bu ülkenin dışlanmışı, kenara atılmışı, baskılananı hem de öldürülmeye açık insanlarıyız. Devlet yetkililerin açık davransın, 'sizi istemiyoruz, haklarınızı vermiyoruz. Bu ülkeyi terk edin' desin. Bizler ülkemizi seven insanlarız, burada yaşamak istiyoruz. Bu ülke, bu topraklar hepimizin. Ancak her gün saldırıya uğrarsak, bir gün birimizi öldürülürse ne yapacağız biz ezilenler olarak' YARIN : 27 YAŞINDA OKUMA YAZMA BİLMİYOR... "BİR ARABA ÇARPSA PLAKASINI BİLE ALAMAM" » MEDYA HEDEF HALİNE GETİRİYOR » Medyaya ilişkin bir şikâyetiniz var mı' Elbette var! Medyanın da bize bakış açısı ortada. Bizleri, kendisini kesen, doğrayan, sorun yaratan, fuhuş ve hırsızlık yapan insanlar olarak tanıtıyorlar. Sanki çalışabileceğimiz işler varmış da biz seks işçiliğini tercih ediyormuşuz gibi bir kanı yaygın. Biz tüm bunları değiştirmek istediğimiz için örgütlü mücadele veriyoruz. Cinsel kimliğimizin hastalık ya da sapkınlık olmadığını anlatabilmek istiyoruz. Ailemizle, çevremizle ilişkilerimizi sağlıklı bir hale getirmek istiyoruz. » Eryaman'da neler oldu' 7-12 NİSAN 2006 tarihleri arasında Ankara'nın Eryaman semtinde yaşayan 30 travesti ve transseksüel saldırılara uğradı. Bu süreçte sokakta sopalarla ve sallamalarla dövülen iki travesti acil olarak hastaneye götürüldü. Travestiler tıbbi müdahalenin ardından döndükleri evlerinde bir saldırıya daha maruz kaldılar. Saldırılar gündüzleri de devam etti. Evlerinden dışarı çıktıklarında sopalı ve bıçaklı saldırganların hedefi olan travestiler, emniyete başvuruda bulundular ancak bir sonuç alamadılar. Can güvenlikleri kalmadığı için Eryaman'dan ayrılmak zorunda kalan travestilerden ikisi kendilerine saldıranların kimliklerini belirleyip haklarında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Bu arada bazı travestiler de Ankara'yı terke-derek başka kentlere yerleşti. 29/01/2007 ÖZLEM ZORCAN ANKARA

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org