Tarih: 2011-06-11

İranlı transeksüel Sayeh bir sene önce İran’ı terk ederek Türkiye’ye sığındı. Ama çok kısa bir sürede Türkiye’de yaşamanın ne kadar zor olduğunu anladı. Şimdi Kanada’ya göçmek için gün sayıyor. Arsham Parsi Sayeh’le konuştu.


KAOS GL
- 21/06/2007 Alıntı

Söyleşi: Arsham Parsi

  • Farsçadan İngilizceye çeviren: Morteza
  • Türkçe çeviri: Anıl Üver / Kaos GL

Kendini nasıl tanıtmak istersin'

Kimlik kartımdaki ismimin bir önemi yok ama Sayeh olarak bilinirim. 26 yaşındayım ve transeksüelim. 1 yıl önce İran’ı terk ettim ve şimdi Türkiye'de yaşıyorum. Bana bir sakinleştirici verebilir misiniz lütfen' Sinirliyim ve aklım karışık.

Neden sinirlisin'

Bana destek olmayan bir ülkede yaşıyorum. Bana "sığınmacı" etiketini yapıştırdılar. Ne konuşulan dili biliyorum ne de insanlarını anlayabiliyorum, insanlar da beni anlayamıyorlar. Burada transeksüel olmak İran’da transeksüel olmakla aynı. Buradaki hükümet özgür ve demokrat olabilir ama insanlar İran’dakilerle aynı yapıdalar. Umurlarında bile değil.

Şu anki sorunun nedir'

Çok sorunum var. Buraya geldiğim gün polis bana bu mekândan sık sık ayrılmamam gerektiğini söyledi çünkü insanlar benim transeksüel olduğumu anlarlarsa beni döverler. Ben de onların tavsiyesini dinledim ve dışarı çıkmadım. İşim yoktu. Evim yoktu. Çok acı çektim. Şimdi benden kaldığım yer için kira istiyorlar. Türkiye'de her şey zor. Bir sığınmacısın, kimse sana maddi açıdan destek olmuyor ve sık sık polise gidip imza vermek zorundasın. Vatandaş değilsin ve resmî olarak biri hakkında şikâyetçi olamıyorsun. Birkaç sarhoş İranlı adam tarafından feci şekilde dövüldüm. Haklarında şikâyette bulunmak üzere polise gittim.

Bana o adamların ve benim İranlı olduğumuzu ve eğer şikâyette bulunursam hepimizin başının ağrıyacağını söylediler. Ölümle tehdit edildim ve dövüldüm ama bundan şikâyetçi olamıyorum. Bana boğazımı keseceklerini söylediler.

  • O zaman niye buradayım ben'

İranlı sığınmacılar mı söylediler'

Evet. Polis onlara bir şey yapamıyor çünkü onlar burada sığınmacı. Bana, boğazımı kesip beni öldüreceklerini söylediler. Evden çıkamıyorum. Maddi sıkıntılarım var. Hormon alacak param yok. Vücudumun hormona ihtiyacı var. Hastalandığım zaman hastaneye gidemiyorum. Ankara'ya gidecek param da yok. Kalacak ve yaşayacak yer bulmada zorluklar çektim ve nerede uyuyacağımı bilmiyordum. Herkes 'bu benim sorunum değil' diyor. O zaman niye buradayım ben' İran hükümeti sizin Türk hükümetine çok benziyor. Gidebileceğiniz mekânları daraltıyor. Kimlik kartınız üzerinizde olsa bile bazı yerlere gitmenize izin vermiyorlar. Evet, doğru, ben bir sığınmacıyım ama insanların ve toplumun beni anlamasına ihtiyacım var. Biri için, polisin yaptığı dayak yiyebileceği uyarısı üzerine, yasadığı mekânı terk edememesi mümkün mü' Kişi, kendisine yardımcı olabilecek insanların varlığını hissetmeye ihtiyaç duyar. İran’da belli zorlamalar vardı ve burada da farklı zorlamalar var. Tutucu veya Müslüman bir ülkenin transeksüellik gibi bir konuyu asla ele alamayacağına inanıyorum.

Maddi sorunların var mı'

Hem de çok. İlk yıl kira ödemediğim için idare ediyordum. Burada kişi polise her altı ayda bir 400 dolar ödemek zorunda. Ama ilerde ne olur bilemiyorum. Çok depresif oldum çünkü kimseyle bir bağlantım yok ve yalnızım. İranlılar biz transeksüellerle kontak kurmak istemiyorlar ve bizden kaçıyorlar. Bunun nedeni bizden utanıyor olmaları olabilir, sokakta bizi görünce yollarını değiştiriyorlar. Eğer Türkler bizi öğrenirlerse bize zarar verirler ve başımızı ağrıtırlar. Bu nedenle transeksüel olduğumuzu anlamamaları için kendimizi gizlemek zorundayız. Diğer transeksüellerin de psikolojik birtakım problemleri var, o yüzden birbirimize bile tahammül edemiyoruz. Hepimizin maddi sıkıntıları var ama bize destek olan yok. Bana ailemden para istememi salık veriyorlar. Eğer ailemden destek alsaydım, ülkenizde ne arıyor olurdum' Eğer annem ve babam bana yardım etmiş olsalardı, hatta destek göreceğim bir erkek arkadaşım olsaydı durumum bu kadar felaket olmazdı. Burada seks yapamıyorsun, duygusal bir ilişkin yok. Ailen yok, arkadaşların yok, kimse seni anlamıyor ve sen onların dilini bilmiyorsun. İşte böyle, insanlar sorunumu görmüyorlar. Polisten beni ilk adımla çağırmamaları ve soyadımla hitap etmeleri için binlerce kez rica ettim. Ama bu onların hiç umurunda olmadı ve herkesin içinde bana erkek ismimle hitap ettiler. Şu an kim öldüğümü ve burada ne yaptığımı bilmiyorum. Kanada'ya gidiyorum ama orada toplum nasıldır bir fikrim yok. Ameliyat olmak isteyip istemediğimi bilmiyorum. Ama benim için en önemli mesele bu mekânı sağ salim terk edebilmek.

Kanada'ya iltica sürecin son aşamasında mı'

Evet. Neredeyse bitti. Vizemi aldım ve şimdi ayrılış tarihini bekliyorum.

Bu, Kanada'ya ilticana yönelik başka sorunlar ummadığın ve sadece ayrılış tarihi için beklediğin anlamına mı geliyor'

Beklemek. Neden başka sorunlarım olmadığını düşünüyorsunuz' Bunun nasıl bir duruma benzediğini biliyor musunuz' Burası kişinin beklemekten başka seçeneğinin olmadığı bir ülke. Buraya geldiğimde böyle değildim. Şimdi, kaçıp bu ülkeye gelmiş ve beklemekten başka bir say yapamayan korkak psikotik bir hasta gibiyim. Beklemenin getirdiği zorluklar bir yana, başka bir ülkeye gitmek, yeni bir dille uğraşmak, yaşamak için bir yer bulmak, elektrik su faturalarını ödemek ve hepsinden öte kira ödemek zor. Biraz param olsaydı sorunlarım da olmazdı ve yaşantım böyle olmazdı. Eğer kendi ülkemde çalışabilseydim Türkiye'de de çalışabilirdim. Herkes para istiyor benden, ama bir işim olmazsa onlara nasıl ödeme yapabilirim' İran’da transeksüellere iş vermiyorlar. Bana cinsiyet değiştirmemi, yeni bir kimlik kartı edinmemi ve bundan kimseye bahsetmememi söylüyorlar. Ancak yeni kimliğimi aldıktan sonra gidip bir iş bulabilirim. Sıradan birçok insan bile iş bulamazken benim de çalışmaya hakkım olduğunu nasıl söyleyebilirim' Eğer çalışmak isteseydim cinsiyet değiştirme operasyonunu geçirmek zorunda olacaktım. Ameliyat masraflarının cani cehenneme, bu ameliyatı olmak isteyip istemediğimden emin bile değilim. İnsanların herkesi "trans" olarak adlandırdıkları bir ülkede neden bu ameliyatı olayım ki' İran’da doktorlar ameliyatları öyle dikkatsizce yapıyorlar ki, onlar için ameliyat etmek et kesmekten çok kâğıt kesmek gibi. Sağda solda gerekli önemi vermeden cinsiyet değiştirme ameliyatları yapıyorlar ve öyle ki, insanlara cinsiyetlerini değiştirmelerine izin veren bir ülke olmaktan da çok gururlular. Bu ameliyatları usulsüz ve eksik yapıyorlar. Ameliyat ettikleri insanlardan çok azı sağlıklı kalabiliyorlar. Bu hastalardan kaçı psikotik olmuyor' Kaçı intihar etmiyor' Kaçı ameliyattan sonra normal bir hayat sürebiliyor' Birçoğu bir arkadaş bulma şansına bile sahip olmuyor. Onlar transeksüeller ve geçmişleri onların hep peşinden gelecek.

Cinsiyet değiştirme ameliyatı olmuş erkeklerin toplumda "kadın" sayıldığını söyleyebilir misin'

Hayır. Mesela, eğer ben ameliyat olmaya karar versem bu elbisemin altındaki vücudumu… Erkeksi bir yüzüm olabilir ya da kimlik kartıma ameliyatla cinsiyetimi değiştirdiğim ibaresi konabilir. Bütün bunlar bir yana, benimle yaşamak isteyen kişi bundan şüphelenmez mi' Şüphelenmese bile neden hamile kalmadığımı sormaz mı' Eğer geçmişimi bilen bir iki kişi varsa bunlar ona nedenini açıklayacaklardır. Sonra ameliyat parasını nereden bulduğumu soracak. Sonra beni tehdit edecek. Peki, bu tehditlerden nasıl kaçacağım' Ya polis güçlerinden birinin sanki bir teröristi gözaltına alıyormuş gibi sana saldırmasına ne demeli' Özel polis kuvvetlerinden biri beni sokak ortasında siyah bir arabaya bindirdi. Ona bunu neden yaptığını sorduğumda verdiği yanıt, "kapa çeneni, seni sersem" oldu. Ona neden bana "sersem" dediğini sordum. "Burada ne halt ediyorsun'" dedi. Bir doktorun Mirdamad bulvarındaki muayenehanesinden geldiğimi söyledim. "Kapa çeneni, seni pis atık" dedi. Bana insanların teröristler için bile etmeyecekleri küfürler etti. Suratıma kâğıtlar attılar. Beni kadın gözaltı merkezine götürdüler. Oraya vardığımızda kadınlar "o bir trans" diye bağırmaya başladılar. Bunun üzerine beni erkeklerin gözaltı merkezine götürdüler. Burada benimle alay ettiler, tantana çıkardılar. Sonunda bir hücreye götürüldüm. Burada iki gün kaldıktan sonra bana tutuklandığım günkü gibi bir halde ve kılıkta toplum içinde çıkmayacağımı garanti edeceğime dair kağıtlar imzalattılar. Tutuklandığım gün üzerimde sade bir tişört ve pantolon vardı. Belki göğsümün hatları belli oluyordu ve saçlarım uzundu. Sokak ortasında insanlara trans olduğumu haykırmıyordum ki. Erkek kıyafetleri giydiğimde belki sıradan gençlerden biraz farklı görünüyor olabilirim fakat bu fark onların iddia ettiği kadar belirgin değil. Tutuklu kaldığım zaman kadın kıyafeti giyemiyordum. Eğer kadın kıyafeti giydiğim için tutuklanmış olsaydım ve bana kimliğimi sorsalardı o zaman benim o kıyafetle kendini gizlemeye çalışan bir suçlu olduğumu düşünürlerdi. Kadın kıyafetiyle ve erkek olduğunuzun yazılı öldüğü bir kimlik kartıyla bir kamu dairesine girdiğinizi düşünün. Sizin orayı havaya uçurmaya gelmiş bir terörist olduğunuzu düşüneceklerdir. Eğer erkek kıyafetiyle giderseniz farklı görüneceğinizden sizi kapıdan içeriye bile sokmayacaklardır.

İran’da bir transeksüelin hayatı nasıldır, bize anlatır mısın'

Bu duygu var ama bunu herkese açıklamak zorundasın. Herkes bunu Allah’ın işine karışmakla bir tuttuğundan bunun doğru olmadığını söylüyor. Aslında bir erkek olduğundan nasıl bir hata yaptığına dair ağız kalabalığı etmeye başlarlar. Seni hasta yapan hasta toplum ilk olarak sana isabet ediyor ve sana hasta diyor. Bundan başka, ihtiyacın olan yardımı sağlamıyor ve seni yalnız bırakıyor. Uygulanan bu baskıların ardından bazı sonuçlar ortaya çıkabilir. Evinden ve ailenden kaçabilirsin ki buradan iki ihtimal çıkar: Birincisi, ya fahişe olursun ve bunun sonucu bıçaklanırsın, tecavüze uğrarsın, AIDS kaparsın ya da buna benzer şeyler. İkincisi, fahişelikle kazandığın parayı kullanarak kısa zamanda cinsiyet değiştirme ameliyatı olabilirsin. Bu ikiyüzlü ülkede yasayan birinin birçok problemi vardır. Eğer kız görünümlü bir oğlansan polisle başın derde girer, kadın kıyafeti giyersen de başın derde girer. Bir kimlik edinirken de sorunların olur. Toplumun onayını kazanırken de sorunların olur. Ve tüm bu nedenlerden dolayı, isteseniz de istemeseniz de, bir an önce ameliyat olmak zorunda kalırsın. Ameliyat için gerekli parayı biriktirmek için de her türlü pis ve iğrenç işi yapman gerekebilir. Çabucak ameliyat olursun, sonra trans olup olmadığını anlarsın. Belki kadınca duyguları olan bir geydin, belki sadece ruj sürmek arzusu duymuştun. Ama sana "trans" kelimesini yakistirirlar, seni ameliyat ederler ve ameliyattan sonra, hiçbir şey.

Transeksüel olmadıkları halde cinsiyetlerini değiştiren insanlar olduğunu mu söylüyorsun'

Evet. Kesinlikle diyebilirim ki tanıdığım yüz transeksüelden sadece yirmisi gerçekten transeksüeldi, gerisi ya yanlışlıkla trans olduklarına inanan geyler ya da kendilerini hasta gibi göstererek merhamet duyguları uyandırmaya çalışanlardı. Kendilerini kadın olarak tanıtanlar daha kolay bir şekilde erkek arkadaş bulabilirler ve hasta olduklarını iddia ederek de toplum tarafından daha kolayca kabul görebilirler.

Ben Toronto'dayken bir telefon görüşmesi yapmıştık. Bu görüşme esnasında bana aslında transeksüel olmayan ama cinsiyet değiştiren insanlar üzerine yaptığın bir istatistikten bahsetmiştin. Bunu açıklar mısın lütfen'

Elbette. Germekten transeksüel olup da ameliyat olanların yüzdesi çok küçük bir payda. Cinsiyet değiştirme ameliyatı olanların önemli bir kısmı gey, İran’da görünüşün her ne kadar kadınsı olsa da bir erkek olarak bir başka erkekle birlikte olmak istediğini ifade edemezsin. Eğer gey olduğun öğrenilirse asılırsın. Bu yüzden, birçok gey kendisinin transeksüel olduğunu belirterek toplumdan onay dilenmekte. Bu insanların çoğu birçok nedenden dolayı duygusallaşıp ameliyat olmakta. Fakat ameliyat olduktan kısa bir süre sonra pişman olup günlerce yaptıkları hata için gözyaşı dökmekte. Bu insanlardan birini hastanede ziyaret etmiştim. Bana, "eğer elinden gelirse İran’ı terk et" demişti. Ona nedenini sordum. İki gözü iki çeşme ağlayarak yanıt verdi, "çok büyük bir hata ettim. Neden kadın olmak istedim' Hiç kadın olmak istemedim aslında. Şimdi "eksik" oldum, eski durumuma dönmeyi istiyorum". Bir keresinde doktorun muayenehanesindeydim, orada kendilerini eski hallerine döndürmesi için doktora yalvaran iki transeksüelle tanışmıştım.

Transeksüeller hakkında bir düşüncem var: gey bir erkeğin koşullar göz önüne alınırsa başka bir erkekle birlikte olmanın tek yolunun kadın olmak olduğu sonucuna varması mümkün müdür' Bu nedenle, erkek kendini kadın olarak betimler ve yavaş yavaş düşünüş tarzı ve ahlâk anlayışı da kadınsılaşır ve bu kişiyi ameliyata götürür. Bu konuda ne düşünüyorsun'

Bazı insanlar gerçekten transeksüeldirler. Şunu açıkça belirtmeme izin verin, bu insanlar "lady" hanimefendi kelimesine karşı hassastırlar, bir kadın olarak tanınmak isterler ve hayatlarını da bir kadın olarak sürdürürler. Cinsel ve toplumsal ilişkilerini bir kadın olarak kurmak isterler. Fakat kendilerine doğru yoldan saptıklarını söyleyen ailelerinin sürekli baskısı eltinde olan başka bir grup insan var. Bu yine de, bahsettiğim grubun düşündüğü bir şey değil ve bu insanlar, "hayır, ben bir erkeğim. O halde nasıl oluyor da diğer erkeklerden hoşlanıyorum' Ama bu günah! Fahişesin işte! Doğru yoldan saptın" diyerek kendilerini analiz etmeye başlıyorlar. Sonra toplumun kabulünü kazanabilmenin yolları hakkında uzun uzadıya düşünüyorlar, böylece diğer erkeklerden hoşlanmak onlar için şok oluyor. "Kendime bir şey iliştirebilmenin tek yolu kendimi hasta biri gibi göstermek". Hasta olduğun zaman insanlar sana acıyarak, "aman ya rabbi, zavallı çocuk! Allah da onu böyle yaratmış. Bu genel bir hastalık!" diyorlar. Böylelikle kişi kendini transeksüel olarak tanıtıyor. Bu transeksüellerle o kadar alay ediyorlar ki, onlara sanki bir kâfire işaret ediyorlarmışçasına gey demekle kişinin kendi kendine aslında "böyle" olmadığını düşünmesine vesile oluyorlar. Fakat duygularından sıyrılamıyor kişi, bu nedenle bir doktora gidiyor. Doktordan hastanın transeksüel olduğunu belirten bir kâğıt almak tereyağından kıl çekmek kadar kolay. Fakat eşcinseller için doktordan böyle bir şey istemeleri zor, çünkü doktorlar eşcinsellik hakkındaki yasalardan korkuyorlar. Eşcinsel ya da transeksüel olsun, büyük olasılıkla kişiyi transeksüel ilan ederler. Eğer eşcinsel olmadığını ispat etmek istersen cinsiyet değiştirme ameliyatı olmaya zorlanırsın. Neden hemcinsinden hoşlandığını açıklamaya zorlanmak istemezsin ve bundan kaçınmanın tek yolu da ameliyatı olmak. Birçok insan ameliyattan sonra ilaç bağımlısı oluyor, depresyona giriyor ve intihara teşebbüs ediyor ve bu operasyonun geri dönüsü yok. Ne doktorlar ne de aileler, insanlar transeksüellere saygı duymadığı ve değer vermediği için, hiç kimse sorumluluğu üzerine almıyor.

İran’da cinsiyet değiştirme ameliyatı olmak yasal. Bu ameliyat sürecinde ne gibi prosedürler işlemekte ve ameliyata kim karar veriyor'

Ben ameliyatın ilk aşamasını tamamlamıştım. Bana Orchidectomy uygulandı ve testislerim alındı. Ameliyat iki ayrı aşamaya ayrılabilir: İlk aşama erkek genital organın kadın genital organına dönüştürülmesini kapsar. İkinci aşama ise kozmetik ameliyat. Yine de ilk aşama derece derece uygulanabilir. Eğer Orchidectomy bitmeden hormon alırsam sonradan kanser olma ihtimalim var. Bu yüzden hormon almaya başlamadan önce Orchidectomyyi aşamasını tamamladım. Böylece vücudumda artik erkeklik hormonu kalmadı ve eğer kadınlık hormonları alırsam da komplikasyon oluşmayacak. Eğer ameliyat olmaya karar verirsen bir doktora gitmek ve ona durumunu ve duygularını anlatmak zorundasın. Doktor seni bir psikiyatra sevk eder ve sonra bu psikiyatr bir mektup yazarak seni sorgu yargıcına gönderir.

Psikiyatrlar hastaları rahatça sorgu yargıçlarına gönderiyorlar mı yoksa karmaşıklık mı var'

Kimi yapıyor, kimi yapmıyor. Bu psikiyatrdan bazıları hastalarının saflıklarından yararlanıyor. Birkaç yıl önce arkadaşlarımdan biri bir psikiyatra gitmişti. Bu doktor, arkadaşıma, eğer kadınsı duygularının olduğunu ispat etmek istiyorsa onunla seks yapması gerektiğini söylemiş. Bu yaygın bir olay değil, arada sırada oluyor. Sonra sorgu yargıçlarına yolluyorlar. Sorgu yargıçlarının ana ofisleri çok kötü bir mahallede, şehrin kötü bir bölgesinde bulunuyor. Ve bu binalara girdiğinizde birtakım hakaretlerle karşılaşıyorsunuz, mesela "gacı" diyorlar. Sizi alay malzemesi yaparlar ve size gülerler. Hatta bizzat doktorlar da bu davranışlara katılırlar. Burada size bir dosya açarlar ve sonra bir psikoterapiste yollarlar.

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org