Tarih: 2011-06-11

Avrupa Birliği Parlementerler Meclisi Seks İşçiliğine ilişkin bir tasarıyı meclisten geçirmek için kolları sıvadı. Türkiye’de Fuhuşun suç olmamasına rağmen ahlak değersel yargılarla seks işçileri hem yasal hem de toplumsal olarak cezalandırılıyor. Bu cezalandırma ayrımcılık uğrama ve temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması şeklinde olabiliyor. Türkiye’de LGBTT bireylerin örgütlenmelerine, seks işçililerinin uğradıkları insan hakları ihlallerini tartışmaya bile tahammülü yokken böyle bir taslağın meclisin gündemine girmesi bile hoş bir hayalden ibaret.
Pembe Hayat Derneği olarak, önerge taslağını sizinle paylaşıyoruz.
ÖNERGE TASLAĞI:
1. Parlamenterler Meclisi zorunlu seks işçiliğini ve insan kaçakçılığını çekincesizce modern kölelik olarak tanımlar ve Avrupa'daki en ciddi insan hakkı ihlali olduğunu kaydeder.
2. PM, insan kaçakçılığının önlenmesindeki en etkili mücadele aracının CETS (insan kaçakçılığı ile mücadele antlaşması) olduğuna inanır.Bu nedenle geniş katılımın sağlanması ve uygulamanın izlenmesi için GRETA'nın etkin hale getirilmesi gerektiğini düşünür.
3.PM, Çocuk seks işçiliğinin, çocuğun rızasından söz edilemeyeceği için, asla gönüllü olmayacağına inanır. Çocuğu da BM Çocuk Hakları Sözleşmesindeki gibi 18 yaşının altındaki herkes olarak tanır. Sıfır tolerans, mağdurların korunması ve müşterilerin soruşturulmasını tavsiye eder.
4. Gönüllü seks işçiliğini, kendi hesabına seks işçiliği yapan 18 yaş üzerindeki kişiler olarak tanımlar. Avrupa Konseyine üye 47 devletin 3 şekilde bu konuyu düzenler: cezalandırıcı, düzenleyici, yasaklayıcı.
5. 17 üye devlet, seks işçilerini ve tellalları cezalandıran bir düzenlemeye sahiptir. 9 üye devlet ne yasaklar, ne de cezalandırır sadece düzenler. 20 üye devlet ise seks işçilerinden ziyade tellalları ve aracıları cezalandır.
6. Avrupa konseyinin insan haklarına ve insan onuruna saygılı bir birim olarak başkalarına zarar vermediği sürece insanların fikirlerine ve kararlarına saygı göstermesi gerektiği doğrultusunda seks işçiliği hakkında ahlaki yaklaşımda bulunmadan bir tavır alınması gerekmektedir.
7. Seks işçiliği konusundaki temel problem birçok ülkede onun yeraltına çekilmesi ile ilgilidir. Sonuç olarak, örgütlü suç işin içine girmekte ve seks işçileri yaralanabilir hale gelmektedir (çoğu tellal ya da aracıya bağımlı hale gelirken müşterilerin güvenliksiz seks konusundaki taleplerine de boyun eğmek durumunda kalmaktadır). Halk sağlığı açısından bu husus önemli hale gelmektedir. Dünya Sağlık Örgütü bu nedenle ahlakçı bir bakış açısıyla pragmatik bir karar almıştır.
8. Cezalandırıcı ve yasaklayıcı yaklaşımlar ise çifte standart ortaya çıkaran dezavantajlı bir durum yaratmaktadır. Mesela paralı seks yapmak yasaklanmamakta ve fakat paralı seks teklif etmek yasaklanmaktadır. Daha ikiyüzlü bir durum seks işçisinin cezalandırılıp müşterinin cezalandırılmamasıdır.
9. Düzenleyici yaklaşım seks işçiliğini meslek olarak hüküm altına alarak daha avantajlı biri durum yaratmaktadır. Seks işçileri cezalandırılmamakta ve işçi haklarından faydalanabilmektedir. Bu tabii ki problemsiz olmadığı anlamına gelmemektedir. Zira teori ve pratik arasındaki boşluk derindir ve çoğu bu hakları arkasına alamamaktadır.
10. Kişisel zayıflıklar ve yapısal problemler seks işçilerine zarar verici olabilmektedir. Önemli olan kimsenin koşullar nedeniyle de dâhil olmak üzere kendisini seks işçiliğine zorlanmış hissetmemesidir. Yasaklayıcı olmayan yaklaşımın avantajı budur: talep eden tarafın düzenlenmesi gerekir.
11. Bu nedenle PM;
11.1- zorunlu seks işçiliği ve insan kaçakçılığının önlenmesi ile ilgili olarak,
11.1.1- bütün üye devletlere CETS'i henüz imzalamadılarsa imzalamasını ve yürürlüğe koymayı ve kuralları uygulamayı,
11.1.2- bütün Avrupa Topluluğunun gecikmeksizin sözleşme tarafı olmasını,
11.1.3- sözleşme yürürlüğe girer girmez, izlemenin etkin, bağımsız çalışmasının sağlanmasını
11.2- çocuk seks işçiliği ile ilgili olarak bütün üye devletlerin çocuk seks işçiliğini yasaklayarak,
11.2.1- gösterilecek bütün yaklaşımlarda Avrupa konseyinin yaklaşımının takip edilmesini,
11.2.2 – küçüklerin müşterilerinin soruşturulması için aktif politika izlenmesini,
11.3- gönüllü yetişkin seks işçiliği ile ilgili olarak Avrupa Konseyi ülkelerinin net tutum sergilemesini, seks işçilerini sırf denetim altında tutmak için onarlı yeraltına ya da tellalların kucağına iten çifte standart ve politikaları bırakmasını bunun için,
11.3.1- seks işçilerinin cezalandırılmasının sona erdirilmesini ve bu mesleği bırakmak isteyenlerin desteklenmesini,
11.3.2- seks işçilerinin sağlık sorunları, değersiz hissetmelerine dair problemleri, çocukluk dönemi örselenmişliklerine ilişkin problemleri ve uyuşturucu bağımlılığı gibi sorunların ortaya konulmasını,
11.3.3- yapısal sorunların (yoksulluk, savaş, eşitsizlik vs) insanları seks işçiliğine sürükleyenleri de içerir şekilde yapısal sorunların ortaya konulmasını,
11.3.4- müşterileri karşısında güvenli seks açısından bağımsız davranabildiklerine emin olunmasını,
11.3.5- seks işçiliğini seçmiş olanların yerel, ülkesel düzeyde kendilerini ilgilendiren konularda söz sahibi olmasını sağlayarak onlara saygı duyulmasını,
11.3.6- Polisin ve kamu birimlerinin görevlerini kötüye kullanmalarının önlenmesi için bu konuda özel eğitimlerin gerçekleştirilmesini
Tavsiye eder."

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org