Tarih: 21/12/2020

Cinsiyet / Trans Uyum Operasyonlarının Ticarileşmesi Hakkında Ortak Açıklama

LGBTİ+ dernekleri olarak bir bir süredir takipçisi olduğumuz ve şahit olduklarımız karşısında endişeye kapıldığımız bir konuya açıklık getirmek için kaleme aldığımız bu yazı, umuyoruz ki Türkiye LGBTİ+ hareketi ve trans mücadelesi için bu zor günlerde herkese temiz bir yol açar.

Türkiye’de cinsiyet uyum süreci, aşamaları yasalarca belirlenmiş ve güvence altına alınmış bir prosedürdür. Trans erkekler ve trans kadınlar için teoride aynı şekilde işleyen süreç özelde değişen ve çeşitlenen ihtiyaçlarla farklılık göstermektedir. Bu farklılığı yaratan en büyük nedenlerden birisi nüfustaki cinsiyet hanesini değiştirmek isteyen kişilerin geçirmek zorunda oldukları cerrahi operasyonların farklılığı ve bu operasyonları yapan kişi ve kurumların değişkenliğidir. İçinde bulunduğumuz internet çağında gelişen ve çeşitlilik gösteren sosyal medya kanallarının kullanımının artmasıyla birlikte, bilgiye ulaşmanın ve ulaşılan bilgiyi teyit etmemenin getirdiği yanlış bilgi, yönlendirmeler ve uygulamalar uzun zamandır translar için büyük bir sorun haline gelmeye başlamıştır. Bu alanda çalışan dernekler gördükleri bu zorluklar ve sorunlar karşısında yıllar içinde konuyla ilgili danışmanlık vermeye başlamış, dağılan bilgileri doğru ve güvenilir kaynaklardan bir araya getirerek kişilerin süreçlerini kolaylaştırmayı amaç edinmişlerdir. Dernekler bir taraftan bu bilgilerle kişilerin süreçlerini kolaylaştırmayı isterken bir taraftan da kulaktan kulağa yayılan bilgi kirliliğinin önüne geçmeyi hedeflemişlerdir.

Şüphesiz bu konuda kapsamlı bir politika üreterek bunu hak sahiplerinin kolay erişebileceği bir bilgi setine dönüştürmek devletlerin sözleşme ve anayasalarla tarif edilmiş yükümlülüğüdür, bu yükümlülük Türkiye Cumhuriyeti açısından da geçerlidir. Bu kapsamda bir politikanın var olmayışı, özellikle trans erkeklerin farklılaşan ihtiyaçları üzerinden sağlık hakkına erişimin ve trans var oluşunun ticari bir metaya dönüştürüldüğü bir durumu yaratmaktadır. Hak sahiplerinin tanıklıkları, kimilerinin özellikle sosyal medya sayfalarında, trans erkeklerin ticari amaç ve kaygılarla mağdur edildiğine işaret etmektedir. Mağdur olan kişilerin şikayetleri ve geçtiğimiz yıllardan günümüze kadar gelen sorunlar, yukarıda değindiğimiz boşluğun belirli kişiler üzerinden çok daha fazla suiistimal edildiği bir alanı yaratmıştır.  

Trans erkeklerin sosyal medya kanalları aracılığıyla alternatif örgütlenme alanları yaratarak deneyim aktarımı yaptıkları ve dayanıştıkları alanlardan yaşadığı sorunlar nedeniyle ayrılıp daha sonrasında kendisine bu alanda gördüğü eksikliklerden fırsat yaratıp bir ticaret sektörü kuran bir kişi, önceleri trans erkeklere relastik ürün satışları yapmaktayken, kendisine bir şirket kurarak ürettiği bu ürünlerin satışları, işlevselliği ve vaat ettiği etki konusunda yarattığı hayal kırıklığı ve şikayetler sonrasında dursa da aynı kişi aradan bir süre geçtikten sonra kendisine cinsiyet uyum süreci ameliyatları üzerinden yeni bir sektör yaratmıştır.

Yeni yaratılan bu sektörle birlikte kişi, cinsiyet uyum operasyonları yapan ve yapabileceğine inandığı doktorlarla çeşitli işbirlikleri ve ticari anlaşmalar gerçekleştirmiştir. Yapılan bu anlaşma neticesinde aracı pozisyonda olan kişi, doktorlara götürdüğü her operasyon olacak kişi başına komisyon almış ve yine işbirlikleri neticesinde çeşitli kampanya ve çekilişlerle birlikte ameliyat olmak için parası olmayan kişilere kendince ‘’umut ışığı’’ olma misyonunu yüklenmiştir. Yaratılan bu sektörde yalnızca bir doktora yapılan bu yönlendirmeler, ‘’5 ameliyata 1 ameliyat bedava, ameliyat çekilişleri, çekilişle para yardımı ve ücretsiz operasyonlar’’ gibi söylemlerle sloganlaştırılmıştır.

Trans erkekler için hayati önem taşıyabilecek bu operasyonlar, "hızlı sonuç alma", "mahkeme kararı olmaksızın gerçekleştirilme" gibi vaatlerle pazarlanmaktadır. Öznelerin bazen hukuki sürecin yorucu ve yıpratıcılığı, bazen maddi yetersizlikler bazen de hızlıca beden uyumunun gerçekleştirilmesi şeklindeki talep ve beklentileri istismar edilerek, tamamen ticari kazanç kaygısıyla bu yönlendirmeler yapılmaktadır. Nihayetinde ise ameliyatların sonuçlarının "vaad edileni gerçekleştirmediği" ve ameliyat sonrası komplikasyonlarda operasyonu gerçekleştiren doktorların gerekli özen ve bakımı sağlamadığına dair çok fazla başvuru bizlere iletilmiştir. Kişiler bu durumda, kendilerine yönlendirme yapan kişi tarafından da adeta azarlanmış ve bu sorunları başkalarına duyurmak için ilgili sosyal medya kanallarına yazmaya kalktığında ise aynı sosyal medya kanallarındaki hesapları engellenmiştir.

Ayakta ve hayatta kalmanın daha da zorlaştığı bu günlerde içinde bulunduğumuz siyasi konjonktür, toplumsal baskıyı LGBTİ+’lar üzerinde daha da çok kullanır hale gelmişken sistemin açıklarını kendisi için kullanan trans erkek bir özne tarafından doktorlarla işbirliği içinde diğer öznelere uygulanan bu sistematik şiddetin ve sömürünün takipçisi olacağımızı sizlere duyurmak istiyoruz. Ticari kaygılarla yapılan anlaşmaların, yine ticari kaygılarla bozulduktan sonra, sosyal medyada satılmaya çalışılan ‘’başarılı’’ ve ‘’hesaplı’’ ameliyat safsatasının ortaya dökülen konuşmalar ve görsellerle çürüdüğü bu sistemde mağdur olmuş bütün arkadaşlarımızın yanında olacağımızı bilmelisiniz.

Yaptığımız araştırmalar sonucunda ulaştığımız doktor, hastane ve aracı isimler hakkında ilgili bakanlıklara ve meslek örgütlerine gerekli bildirimleri yapacağımızı ayrıca belirtmek istiyoruz. Ticari menfaatleri uğruna insanların hayatlarıyla ve umutlarıyla oynayarak yanlış bilgilerle yanlış yönlendirmeler yapan herkesin karşısında olacağımızın altını bir kez daha çizmekte fayda görüyoruz.

Öte yandan temel sorunun genel olarak devletlerin, özel olarak da Türkiye Cumhuriyeti devletinin uluslararası yükümlülüklerine uygun şekilde trans haklarına ilişkin hak temelli bir politikaya sahip olmayışından kaynaklandığının altını bir kere daha çizmek isteriz.

Bununla birlikte üzülerek fark ettik ki doğru bilgiyi bir araya getirme ve kişilere ulaştırma konusunda hala eksikliklerimiz var. Bu nedenle yakın zamanda cinsiyet uyum süreci ve ameliyatlarına dair bilgi kirliliğini daha net bir şekilde ortadan kaldıracağına inandığımız hem yazılı hem de görsel kaynakları hızlı bir şekilde yeniden öznelerle paylaşıyor olacağız.

Sevgi ve Dayanışmayla

17 Mayıs Derneği

Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği (GALADER)

Antalya Biz Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği Araştırmaları Derneği

Genç LGBTİ+ Gençlik Çalışmaları ve Dayanışma Derneği

Hak, Eşitlik ve Varoluş için LGBTİ+ Derneği (Hevi LGBTİ+)

Kaos Gey ve Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneği (Kaos GL)

Lambdaistanbul LGBTİ+ Dayanışma Derneği

LGBTİ+ Aileleri ve Yakınları Derneği (LİSTAG)

Muamma LGBTİ+ Eğitim, Araştırma ve Dayanışma Derneği

Özgür Renkler Derneği

Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği

Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD)

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org