Tarih: 23.06.2020

Trans İstanbul İnisiyatifi, 22 yaşında intihar ederek yaşamına son veren Burcu’nun ardından veda etti.

“Burcu, henüz 22 yaşında, (1998) hayatının baharında intihar ederek 19 Haziran’da aramızdan ayrıldı. İstanbul Üniversitesi’nde İngilizce öğretmenliği okuyordu. Çok muhafazakar bir ailesi vardı ve COVID-19 salgınıyla birlikte, Konya’ya ailesinin yanına dönmek zorunda kaldı. Konya’da yaşamayı sevmediğini ve ailesiyle cinsel kimliği temelinde sorunları olduğunu, arkadaşlarıyla daha öncesinde yaptığı paylaşımlarından biliyoruz. Burcu ailesinden destek görmediği gibi, ailesinin transfobik şiddetine maruz kalıyordu.(Psikolojik)
 
Yapılan farklı araştırmalara göre; kan bağına dayanan ailesi tarafından kabul edilmeyen transların intihar oranı %30-40’larda. Bu oran, diğer bütün herkes dışlasa bile, aileleri trans çocuklarını beyanları doğrultusunda destekleyince %5’ lere kadar düşüyor diyebiliriz. Bu oranlar çok daha fazla da olabilir çünkü gerçekleşen çoğu intihar vakasında, kişilerin trans olup olmadıkları kayıtlara geçmiyor.
 
Trans intiharlarında ailenin desteği çok önemli olmakla birlikte, transları zorbalığa karşı okullarda koruyacak nitelikli bir rehberlik hizmeti de hayati öneme sahip.Ayrıca okulun fiziksel olarak ve sunulan eğitimin içeriği olarak kapsayıcı olması  gerekiyor.
 
Burcu; intihar etmeden 9 gün önceki paylaşımında; Her 40 saniyede bir kişinin intihar girişiminde bulunduğuna dikkat çeken, yabancı kaynaklı bir intihar yardım hattını paylaşmış. Paylaşımın devamında kendi ifadesiyle;
 
“Maalesef Türkiye’de böyle bir hat yok” ????
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bünyesinde, intihar vakalarını önlemek amacıyla 1995’te kurulan “Alo 182 Umut Işığı Hattı” 2007 yılında kapatılmış. Şuanda koskoca ülkede, Sağlık Bakanlığı bünyesinde böyle bir intihar yardım hattı yok. Üstelik COVID-19 gibi bir pandeminin yaratmış olduğu olağandışı hayat koşullarının zorluğunu da göz önünde bulundurursak, bu büyük bir eksiklik. Diyelim ki Sağlık Bakanlığı böyle bir hat oluşturdu, o hattın ne kadar trans kapsayıcı olacağı da temel bir sorun tabiki! Zira, transların hastanelerde yaşadığı ayrımcılık somut bir gerçek olarak halen karşımızda duruyor.
 
Burcu, Mayıs 2019’dan beri, 52 transın yer aldığı T-Talk WhatsApp Grubu’na üye bir arkadaşımızdı. O da diğer trans arkadaşlarımız gibi yalnız olmadığını hissetmek, yanlış görülüp dışlanmadığı bu grupta; ailenin, toplumun, devletin transfobik şiddetinin açtığı yaraları bir nebze de olsa sarmak, biraz gullüm yapıp neşelenmek için buradaydı. Farklı tarihlerde, depresyon, anksiyete gibi şikayetlerde bulunmuş, trans terapi grubuna ve LGBTİ+ terapist ağına yönlendirmiştik. Gruptan edindiği arkadaşlarının telkinlerine rağmen, onu kaybetmiş olmanın şokunu ve üzüntüsünü yaşıyoruz. Bazen bir göz temasında, bazen bir gülücükte, bazen bir cümlede, bazen gullümün orta yerinde ve bolca dertte buluşup, kıyısından kenarından bölüştüğümüz, konuştuğumuz ama ellerimizden sessizce kayıp giden bu hayata hep birlikte veda ediyoruz.”
 
Tamamı için tıklayın.

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org