Tarih: 27.05.2020

Av. Evrim Demirtaş’ın meslektaşlarıyla yapacağı söyleşiler her Cuma ve Pazar KaosGL.org’ta. Geçtiğimiz Pazar yayımlanan dizinin ilk söyleşisinin konuğu ise Av.Hayriye Kara!

““Adaletin bu mu dünya” sorusunun gerçekliğimiz değil nostaljik bir şarkı olduğu günlere erişmek dileğiyle” diyerek hukukçular ile LGBTİ+ hakları ve hukuku konuşacağı yazı dizisine başlayan Demirtaş, ilk yazısında kendinden bahsediyor:
 
Ben kim miyim? Pek zorlanarak hukuk fakültesinden mezun olmuş, yine stajının başlangıcında tüm evrensel insan haklarının görmezden gelinmesinden kaynaklı birçok sorun yaşamış ve nihayetinde hukuka? diye başlayan yeminini etmiş, çiçeği burnunda, çiçeği solmasın diye dua eden bir avukatım. Umut ve gerçeklik arasında, umutların gerçeğe yaklaşacağından da eminim.
 
Açık kimlikli kadın olsam da var olan sistemin tanımlamasına göre trans uyum süreci içerinde olan bir özneyim.
 

“Kendi gerçekliğinizi kabul edip mücadele etmeniz?”

“Avukatlık kamu hizmeti ve serbest meslektir” tartışmaları devam ede dursun, sizi biraz gerçekliğime taşıyayım. Mahkeme salonlarında, karakollarda, cezaevlerinde, icra dairelerinde vs. trans avukat görmeye hiç alışmamış hatta düşünmemiş insanlarla yaşadığım önyargı ve önyargıyı yenme mücadelem ve bir taraftan da işimi yapabilmem birleşince ne kadar zor olduğunu tahmin edebilirsiniz. Onlar yetmezmiş gibi meslektaşlarınızdaki önyargı da tuzu biberi. İş arama süreçlerim herkesin tahmin edeceği üzere, çoğunlukla harika deneyimler değil. Herkesin yaşadığını yaşayıp bir de cinsiyet kimliği ayrımcılığına bağlı yaşananlar, biraz moral bozucu olsa da kendi gerçekliğinizi kabul etmeniz ve bununla mücadele etmeniz tarifi olmayan bir durum. Etek boyuna takılan yargıçların varlığını hatırlarsanız demek istediğim anlaşılır?
 

“Hukuk sistemi ikili cinsiyet rejimi üzerine kurulu”

Pazar günü yayımlanan dizisinin ilk söyleşisinde konuk olan 2010 yılından beri LGBTİ+ hakları ve özellikle mülteci hakları alanında çalışan, Kaos GL Derneği’nin Mülteci Hakları program Koordinatörü. Av. Hayriye Kara. Demirtaş’ın sorularını cevaplayan Kara, hukuk sisteminin ikili cinsiyet rejimi üzerine kurulu olduğunu söylüyor:
 
“Türkiye hukuk sistemi ikili cinsiyet rejimi üzerine kurulmuştur, bütün haklar ve yükümlülükler ikili cinsiyet üzerinden belirlenmiştir. Bu sistem kayıtlı olan cinsiyet üzerinden atama yapıyor. Bunu biraz daha açarsak, hukuk sistemi içerisinde toplumsal cinsiyet eşitsizliğini gidermek için getirilmiş düzenlemeler de kayıtlı olan cinsiyeti esas alıyor, yani toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı hukuk sistemi kendi atadığı cinsiyet üzerinden adımlar atıyor.”
 
Barolarda kadın dayanışması için örgütlenen merkezlerde LBT kadınların görünürlüğü üzerine de soran Demirtaş’a, Kara’nın cevabı “Barolarda LBT kadınların çok görünür olduğunu söyleyemeyiz. Şimdi toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılıkla mücadele konusunda baroların tamamında ve TBB’de kararlı ve istikrarlı adımlar atıldığı söylenemez. Kadın hakları çerçevesinde ise feminist örgütlenmeler de her baronun içerisinde ne yazık ki güçlü değil.” diyor ve ekliyor:
 
Feminist örgütlenmelerin içerisinde var olmak dönüşmek dönüştürmek bunun yolu aslında. Kabul edelim barolarda feminist mücadele pro-aktif değil genel olarak re-aktif oluyor. Bu nedenle özne avukatların görünür olması ve meslekteki sorunları ortaya koyması dönüştürecektir. Özne avukatlar görünür olmadan LGBTİ+ avukatların yaşadıkları sorunlar tartışılmayacak, gündem olmayacak hatta akla bile gelmeyecek.

Yazı dizine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
 

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org