Tarih: 21.09.2019

Genç LGBTİ+ Derneği’nin çağrısıyla ve organizasyonuyla düzenlenen "Bi+ Forum" 21 Eylül Cumartesi günü Türkiye’nin dört bir yanından gelen bi+seksüelin katılımıyla İzmir’de başladı.

Güne tanışmayla başlayan katılımcılar ilk oturumda kendi hikayelerinden kesitleri birbirleriyle paylaşarak deneyim aktarımlarını yaptılar. Birçok hikayenin dinlendiği bu oturumda bi+seksüeller gerek heteronormatif dünya düzeniyle karşılaşmalarında yaşadıkları zorlukları gerek LGBTİ+ komünitesi içerisinde karşılaştıkları güçlükleri paylaştılar. Kendilerine cinsiyet/beyan ataması yapan sosyal çevrelerine kendi varoluşlarını anlatmanın ne kadar güç olduğunu aktaran bi+seksüeller, kendi beyanlarını ortaya koymalarına rağmen sosyal çevrelerinin onların beyanlarını tanımamasının ne kadar büyük bir sorun olduğunda hem fikir oldular.
 
Monoseksist baskının birçok bi+seksüelin hayatını ne kadar zorlaştırdığının konuşulduğu oturumda düzcinsel toplumun bi+seksüelleri anlamak ve kabul etmek yerine onları ikili cinsiyet cenderesine hapsettiğinin altı defalarca çizildi. Gerek sosyal ilişkilerinde gerek özel ilişkilerinde toplumun bi+seksüellere dönük damgalamalarının ne boyutta olduğunu vurgulayan bi+seksüeller yaşanan bir çok problemin bi+ görünürlüğünü de sekteye uğrattığında hem fikir oldular. Trans var oluşların Bi+seksüelliklerinin toplum tarafından problemli bir biçimde ele alınmasının yarattığı fobiden bahseden katılımcılar çevrenin bi+sekseüllere dönük ispat ve kanıt dayatmasının toplumda artan bi+fobinin ana nedenlerinden biri olduğunu vurguladılar.
 
Bi+seksüellere dönük ayrımcı söylemlerin HIVfobi ile olan ilişkisinin de altının çizildiği bu oturumda cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların nedeninin Bi+seksüellermiş gibi algılanmasının Bi+seksüellerin dışlanmasının ve yok sayılmasının ana nedenlerinden biri olduğuna değinildi. Varoluşların kesişimselliğinin konuşulduğu forumda, mülteci Bi+ların yaşadıkları yok sayılma ve yanlış beyana zorlanma sorunlarının BM nezdinde halen uygulanmasının Bi+fobinin ne boyutta olduğunu gözler önüne serdi.
 
Ardından kavram tartışmalarının yapıldığı oturumda bi+ kavramının hangi ihtiyaçlara cevap verdiği; biseksüelliğin tanımının yıllar içinde ne yönde değiştiği sorularına cevap arandı. Panseksüellik ve biseksüelliğin aynılıkları ve farklılıklarının da sıkça altının çizildiği oturumda; katılımcılar kendi deneyimlerinden hareketle bu sorulara cevap arayarak bi+fobiyle mücadele ederken eleştiri ve uzlaşı kavramlarının mücadeleyi ne derece ileriye sürükleyeceğini de ele aldı. Heteronormatif tıbbi tanımların LGBTİ+ varoluşları açıklamakta yeterli ve doğru olmayacağının vurgulandığı oturumda transfobi ve artıfobinin bi+fobiyle kesişimi vurgulandı. Her deneyimin biricikliğinin altının çizilmesinin ardından flexible yönelimler ve ikilik dışı kimliklerin Bi+ çatısında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda beyin fırtınaları yapıldı.
 
Bi+seksüellere yönelik klişelerin bayağılığının ifşalandığı oturumda ise, bu klişelerin her birine cevaplar arandı. Doyumsuzluk, tek bir cinsiyetle olmamak, aldatma, güvensizlik gibi yaftaların ahlakçı yanlarının ortaya çıkarılmasının ardından bu yaftalara tüm sistemin porno sektöründen tıp alanına kadar nasıl neden olduğuna cevap arandı.
Kavramların yeniden ve yeniden beraber tartışılmasının ardından forumun ilk günü akşam saatlerinde sona erdi.
 
Birçok şehirden katılımcı, gecenin ilerleyen saatlerinde Genç LGBTİ+ Derneği’nin düzenleyeceği Bi+ Parti ile eğlenerek forumun ikinci gününe geçiş yapacak.
 

İkinci günde neler var?

Yarın (22 Eylül) düzenlenecek forumun ikinci gününde, katılımcılar ilk olarak “Bi+’lar Medya’nın Neresinde?” isimli panelde bir araya gelecekler. Medyada bi+ görünürlüğünün konuşulacağı bu panelin ardından 18.30’da düzenlenecek “Türkiye Sinemasında Bi+ Temsilleri/Görünmezliği”  başlıklı oturumda ise sinemada bi+ görünürlüğü konuşulacak.

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org