Tarih: 08.08.2019

Son günlerde sosyal medya üzerinden yaşanan, bazı radikal feminist akademisyenlerin trans hareketine ve trans varoluşlarımıza dair ürettiği nefret argümanlarını derin bir üzüntüyle takip ediyoruz. Feminist tarihe ve trans feminist mücadeleye emekleri geçen başta Aligül Arıkan olmak üzere tüm transfeministleri ve tarihselliğini silen bu saldırgan tartışmanın tarafı olan ve kendini feminist hareket içerisinde konumlandıran kişilerin ürettiği transfobik ve kadın düşmanı söylemleri esefle kınıyoruz.
 
Öncelikle, sosyal medyada derinleşen, derinleştikçe transfobi ve kadın düşmanı söylem üreten; hedef gösteren, iftira noktasına gelen bu tartışmanın odağına konulan tüm aktivist dostlarımızın ve LGBTİ+ sivil toplum kuruluşlarının ve transfobiye karşı sesini çıkaran tüm feminist aktivist dostlarımızın yanında olduğumuzu; hangi biçime bürünürse bürünsün maruz kaldığımız transfobik saldırılara karşı, Türkiye’nin trans öz örgütlenmesi olarak bulunduğumuz her alanda çeşitli yöntemlerle mücadele etmeye devam edeceğimizi kamuoyuna onurla duyuruyoruz.
 
Entelektüel bilgiyi araçsallaştırarak transfobi ve nefret söylemi üretenlerle karşı karşıya kalan yalnızca translar değildir, LGBTİ+ hareketinin kendisidir ve aynı zamanda bu tesire maruz kalan trans dostu feministlerdir. Transfobi ile mücadele, kendisini nefret karşısında konumlandıran herkesin ses çıkarması gereken ana gündemlerden birisidir. Bu sebeple, birçok krizi aşarak bugünlere gelen LGBTİ+ aktivizminin yıllar süren deneyimine de saldıran bu odakların yönteminin; kurumsallaşan LGBTİ+ fobiyi üreten heteronormatif eril söylemle aynı yerden beslendiğini tekrardan hatırlatmakta fayda görüyoruz.
 
Dönüştürücü aktivizmin gücüne olan inancımızla buradan bütün LGBTİ+ hareketine ve trans dostu feminist harekete çağrıda bulunuyoruz: Transfeminizmin daha da derin tartışılacağı ve trans hareketimizin dönüştürerek kazanacağı alanları daha önce de olduğu gibi yeniden inşa etmeye başlıyoruz. Çok yakında TERF ile mücadele ve transfeminizm tartışmalarının yapılacağı forum ve paneller ile elimizden alınmaya çalışılan alanları dönüştürerek geri kazanacağız. Bunun için; aktivizm, sanat, akademi ve her alandaki trans aktivizmine dostluk ve dayanışma gösterecek öznelerin ittifakına açığız. Bu süreçten başta trans hareket olmak üzere hem LGBTİ+ hareketinin hem de trans dostu feminist hareketin güçlenerek çıkacağından en ufak bir şüphemiz olmadığını herkesin bilmesini isteriz.
 
Trans dışlayıcı feminizm ve heteropatriyarka öldürür, transfeminizm yaşatır!
 
Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org