Tarih: 24.04.2019

Sanat ve medyada faaliyet gösteren topluluk ve bireylerin karşılaştığı sansür, oto-sansür, ifade özgürlüğü kısıtlamaları, yalnızlaştırma, karalamacılık, manevi linç vakâlarına karşı kurulmuş bir platform olan Susma Platformu, 28 Nisan'da Mersin Kültürhane'de dinleyiciler ile buluşacak.

OHAL sürecinde ve sonrasında LGBTİ+ kapsamında olan çok sayıda etkinlik, “kamu güvenliği, toplumsal hassasiyetler, genel sağlık ve ahlakın korunması” gibi gerekçelerle iptal edilmiş ve sonrasında yasaklanması olağanlaşan şenlikler, konserler, oyunlar, gösteriler, paneller ve festivaller gibi kültürel etkinlikler süresiz olarak yasaklanmıştı. Geçtiğimiz günlerde Ankara Valiliği'nce süresiz olan bu yasak kaldırılmış olmasına rağmen, halen pek çok ilde yasaklar devam ediyor.
 

28 Nisan, Saat 16.00'da Mersin Kültürhane'de


Yasakların yanı sıra hedef gösterme, mekansız ve kaynaksız bırakılma, yönetmelik değiştirme gibi dolaylı sansür yöntemleriyle de kemikleşen festival yasaklarını ve yasaklara karşı yapılanları, yapılabilecekleri Documentarist ve Hangi İnsan Hakları Film Festivali’nin kurucularından Necati Sönmez, KuirFest ekibinden Koray Özbal ve Uluslarası Amed Film Festivali’ni de düzenleyen Ortadoğu Sinema Akademisi Derneği’nden İlham Bakır anlatıyor. Etkinlik 28 Nisan'da Mersin Kültürhane'de saat 16.00 ile 18.00 arasında gerçekleşecek. P24 Bağımsız Gazeteci Platformu çatısı altında kurulan Susma Platformu'nun etkinliği herkese açık ve ücretsiz olarak yapılacak.

Susma platformu, Türkiye’de ifade özgürlüğü tehdit altında olan ve habere, bilgilenme hakkına, sanata, edebiyata, kısaca ifadeye değer veren herkesi sansürle mücadele konusunda güçlendirmeyi hedef edinmiş bir platform olarak, Türkiye’deki sivil toplumun kendi ifade özgürlüğünü destekleme ve savunma etkisini geliştirmesine destek olmayı amaçlayan bir oluşumdur.
Susma, dokümantasyon ve eğitimler aracılığıyla gazetecilerin, yazarların, yayıncıların, aktivistlerin, sanatçıların, aktörlerin ve onların kuruluşlarının sansür ve otosansür karşısında sessiz kalmamak, keyfi yasak ve kısıtlamalara birlikte karşı koymak, yasalara dayandırılan sansürle ise hukuk yoluyla mücadele etmek için daha iyi beceriler geliştirme ve daha güçlü bir kapasite oluşturma ihtiyacına cevap vermeyi hedeflemektedir.

Söyleşi hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
 

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org