Tarih: 12.02.2019

İllüstrasyon: Aslı Alpar

KaosGL’nin başladığı yeni yazı dizisinde bugün KuirFest Koordinatörü Esma anlatıyor: Kendimi but yasak hissettim!

KaosGL.org
18 Kasım 2017’de Ankara Valiliği’nin Olağanüstü Hal Kanunu’nu (OHAL) kullanarak, “toplumsal duyarlılıklar”, “kamu güvenliği”, “genel sağlığın ve ahlakın korunması” ve “başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması” gerekçeleriyle LGBTİ+ örgütleri tarafından kentte düzenlenecek tüm kamusal etkinlikleri süresiz olarak yasakladı.
 
OHAL’in kaldırılmasının ardından söz konusu yasak Valilik tarafından 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nu gerekçe gösterilerek tekrarlandı. Valilik 3 Ekim tarihli kararında “LGBTT-LGBTİ vb. konular ile ilgili olarak çeşitli kurum/kuruluş, sivil toplum örgütü ya da gerçek kişiler tarafından ilimizin muhtelif yerlerinde/salonlarında, birtakım toplumsal hassasiyet ve duyarlılık içeren sinema, sinevizyon, tiyatro, panel, söyleşi, sergi, basın açıklaması, toplantı, gösteri yürüyüşü vb eylem/etkinlikler yasaklanmıştır” dedi.
 
Lezbiyen, gey, biseksüel, trans, interseks ve artılar (LGBTİ+) konularına yönelik etkinlik yasağı, LGBTİ+ var oluşu kriminalize etmekle birlikte, Anayasa’nın tanıdığı bir hak olan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını ve ifade özgürlüğünü ihlal etmeye devam ediyor.
 

İs, pas, kir, yasak!

Ezhel’in “Şehrimin Tadı” şarkısından hareketle, LGBTİ+’lar için şehir bir süredir, is, pas, kir, kömür, plastik, çöplük, lastik, egzoz, yasak! Peki, LGBTİ+’lar bu yasak hakkında ne düşünüyor, ne hissediyor? Bu sorudan yola çıkarak hazırladığımız yazı dizisinde Ankara’da yaşayan LGBTİ+’lar kaosGL.org’a yasağın kendilerini nasıl hissettirdiğini anlattı.
 
Yazı dizimizin ilk konuğu Esma Akyel. Esma LGBTİ+ yasaklarının ardından Ezhel şarkılarına düşmüş. Söz Esma’da?
 
“Doğduğum, büyüdüğüm, bir kadınla ilk kez öpüştüğüm, evde vedalaştığım, bacıkoli olduğum, örgütlendiğim, partilediğim şehirde, bizi yok saymak istediler. Kendimi but yasak hissettim, Ezhel şarkılarına düştüm. ‘Çok güzelsin, yasak mısın’ hep dilimde. Ama dostlar sağ olsun, dinlediğim başka arabesk şarkılar da var. Dert bizde, derman bizde...”

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org