Fotoğraf: Nalan Aşkın, Pembe Hayat

Ayta Sözeri, 20 Kasım etkinliklerinde konuştu: “Setleri, televizyonu, sinemayı dönüştürmeye çalışmalıyız, bu bizim elimizde.”

Haber: Umut Güven, KaosGL.org
 

Pembe Hayat ve Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği’nin (SPoD) bu yıl birlikte düzenleyeceği 20 Kasım Nefret Suçu Mağduru 
Transları Anma Haftası Etkinlikleri, İstanbul Hrant Dink Vakfı’nda başladı.
 
Etiketlerin, kimliğin ve aşkın kesişimlerini irdeleyen altı bölümlük “Onun Hikayesi” dizi gösteriminin ardından Pembe Hayat Kuirfest Direktörü Esra Özban moderatörlüğünde, Ayta Sözeri sinemada trans temsilini tartışmaya açtı.
 

“Cesarete ihtiyacımız var”


Oyunculuk hayatına nasıl başladığını ve kariyerindeki deneyimlerini anlatan Ayta Sözeri, trans temsilini güçlendirmenin önemine değinerek konuşmasına şöyle devam etti.
 
“Üçüncü hemşire rolünü ben oynamak zorunda değilim, neden baş hemşireyi oynamayayım ben? Gelen tüm teklifleri kabul etmemeliyiz, kabul ettiysek de setleri, televizyonu, sinemayı dönüştürmeye çalışmalıyız, bu bizim elimizde. Diğer trans oyuncu arkadaşlarım da mücadeleye devam ediyorlar. Gerçekten istediğimiz karakterler ile seyirci karşısına geçmemiz gerekiyor. Bunun için cesarete ihtiyaç var sadece, bunu da sizler sağlayabilirsiniz.”
 

“Ya hep beraber, ya hiçbirimiz”

Konuşmasında sinema ve tiyatronun yanı sıra, yaşamın her alanında aktivizmin ve görünürlüğün önemini vurgulayan Ayta Sözeri, daima birlikte mücadele etmenin gerekliliğini anlattı.
 
“Katıldığım ilk etkinlikte ‘ya hep beraber ya hiçbirimiz’ sözünü inanarak söyledim. Daima da bunu inanarak söylemeye devam ediyorum. Ben biyolojik şekilde beni dünyaya getiren ailemden daha fazla trans ailem için üzülüyorum. Gittiğim her yerde, her alanda LGBTİ+ haklarını dile getiriyorum. En basiti setlerde arkadaşlarım soruyor, LGBTİQ+ alanında ne yapmamızı istersin diye. Ne isteyebilirim ki? Her gittiğiniz yerde güler yüzle selam verin, sosyal hayatın içinde onları yok saymadığınızı gösterin diyorum. “
 

Ankara Valilik yasağı yüzünden etkinlikler İstanbul’da

Pembe Hayat Derneği’nden Çayan, Ankara Valiliği’nin süresiz olarak LGBT etkinliklerini yasaklaması nedeniyle 20 Kasım etkinliklerini İstanbul’a taşıdıklarına değindi:
 
“Etkinlikleri İstanbul’a taşımamızın nedeni geçtiğimiz sene 20 Kasım Etkinlikleri’nin ikinci gününde Ankara Valiliği tarafından LGBTİ etkinliklerine getirilen süresiz yasak. Dolayısıyla Ankara’da yapamadığımız için etkinliklerimizi SPoD ile birlikte İstanbul’a taşıdık. 20 Kasım’da nefret suçu mağduru transları anarken, hayatın her alanında güncel trans sorunlarını ve aynı zamanda tarihini hatırlamak istedik. Sinemadan sokağa hayatın her alanında maruz kalınan şiddeti konuşacağımız iki günlük etkinlik programı çıkardık. Esat, Eryaman ve Ülker sokak olaylarını konuşup belleği masaya yatırırken aynı zamanda bunu pembe hayatın youtube kanalındaki son videosuyla da destekledik ve o dönemin tanığından ve avukatından o dönemi dinledik.”
 
Etkinliklere katılamayanlar için de, Pembe Hayat’ın etkinlik hazırlık süreci ve etkinliklere dair tüm görüntüler 27 Kasım Salı günü Pembe Hayat Youtube kanalında olacak.
 

Etkinlikler nasıl devam edecek?

20 Kasım etkinlikleri; trans hareketi üzerine yerel örgütler buluşması, bekçilerin baskısı üzerine panel, Ülker Sokak, Esat ve Eryaman’da yaşananlar üzerine söyleşi, Cinsiyetler Cemi ve akşam parti ile devam edecek.

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org