Tarih: 2011-06-11

Bugün yaşanan vahşetin gerçek yüzünü göstermek için bir araya geldik.

Bizi görmezden gelmeye çalışan zihniyete soruyoruz'

İki gün önce Bursa’da İş ve İşçi Bulma Kurumunun önünde yapılan basın açıklamasında “Tekrar doğmak istiyorum” diyen insanca yaşamak için mücadele eden arkadaşımızın katili sadece onu bıçaklayan zanlı mı' Transeksüelleri ve travestileri görmezden gelen, fuhuş yapmaya zorlayan karanlık zihniyetlerinizin bu cinayetle ilgisi olmadığını kim söyleyebilir'

Karanlık zihniyet, zorunlu seks işçiliğine mahkum ediyor, sokak çeteleri tarafından tehdit ediliyoruz. Haraç, şantaj, tehdit ve fuhuş sarmalında yaşamak zorunda bırakılıyoruz. Daha ne kadar seyredeceksiniz'

Ece öldü. Biz ne zaman öleceğimizi bilmiyoruz. Arkadaşlarımızın ölmesini istemiyoruz. Ölüm korkusuyla yaşamak istemiyoruz.
Ece’yi sadece bıçak darbeleri öldürmedi. Ona başka bir iş imkanı vermeyen, eğitim hakkını ihlal edenler öldürdü. Sıra bizde “kabahatler kanununa ilişkin” fuhuşla mücadele komisyonunun bir araya gelerek aldığı kararla diri diri öldürmeye devam ediyorlar. Hiçbir sosyal güvencesi olmayan, fuhuş dışında çalışma imkanı olmayan bizlerin para cezasını hangi parayla ödeyeceğiz'

117 ytl para cezası kesilerek, keyfi olarak saatlerce süren gözaltlarına alınıyoruz. Hakarete ve kötü muameleye uğruyoruz.
Bizim varlığımızdan rahatsız olan zihniyet, bizden bu cezaları fuhuş yaparak ödememizi tekrar bekliyor. Ancak ne yazık ki çözüm için bir adım bile atılmadığı gibi bizim için hak ihlallerini gündelik yaşamımızın bir parçası haline getiriyorlar. Kabahatler kanunu emre aykırı hareketi cezalandırmayı emrediyor. Emir hakkında bilgi sahibi miyiz' HAYIR!

Zorunlu seks işçiliğine itilmemiz kabahat değil de, insanca bir yaşam talep etmemiz mi kabahat'

Polis tarafından keyfi olarak gözaltına alınmamız, ayrımcı uygulamalara maruz bırakılmamız, şikâyetlerimizin dikkate alınmaması, tacize maruz bırakılmamız, işkenceye uğramamız, kimliğimize yönelik hakarete uğramamız kabahat değil de anayasa ve kanunlar tarafından hakkımızı aramak mı kabahat'

Bizler Pembe Hayat Lezbiyen Gey Biseksüel Travesti ve Transeksüel Dayanışma Derneği olarak, bu ülkede eşit ve özgür yurttaşlar olarak ayrımcılığa uğramadan, şiddete, tacize, tecavüze maruz bırakılmadan, her defasında polis baskısını ensemizde hissetmeden ve ölüm korkusu olmadan, insan onuruna yakışır bir biçimde yaşamak istiyoruz.

Demokratik ve özgür bir ülkede yaşamak istiyoruz!

Demokratik ve özgür bir Türkiye için yasalarımızın da demokratik ve özgürlükçü olması gerekir. “… Herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve anayasaya sadakatten ayrılmayacağına” ant içen milletvekillerini yaşadığımız ihlallere karşı ses yükseltmeye davet ediyoruz.

Anayasanın 10. maddesi der ki: “Herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.” Meclisteki 549 değerli milletvekillerimizi görevlerini yapmaya davet ediyoruz.
Temel hak ve özgürlüklerimizin kısıtlanmasını istemiyoruz!

Ayrımcılığa ve insan hakları ihlallerine karşı bizi koruyacak yasaların hayata geçirilmesini istiyoruz!

Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığının tanımlanmasını talep ediyoruz!

VE SORUYORUZ: Travesti ve Transeksüel olmak kabahat mi' Kimliğimize yapılan saldırılar, yok etme politikaları, çeteler ve en son olarak da “niye yaşıyorsunuz” diye yazılan para cezaları... Daha ne kadar sürecek' Bizler varız ve yurttaşız.

TRAVESTİYİZ, BURDAYIZ, ALIŞIN…

TRAVESTİ VE TRANSEKSÜEL CİNAYETLERİ POLİTİKTİR, KATİLLERİ BİLİYORUZ!

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org