Tarih: 2011-06-11

Son günlerde özellikle kamuoyunda “balyoz” diye bilinen, travesti ve transeksüeller için oluşturulmuş Ankara Emniyeti’ne bağlı sivil ekipler tarafından, kimlikleri gösterilmeden keyfi bir biçimde göz altına alınıyor ve saatlerce sivil polis araçları içerisinde tutuluyoruz.

Bugüne kadar bizleri gecelere hapseden zihniyet şimdi de bizleri keyfi gözaltılar sonrasında salt travesti ve transeksüel olmamızdan kaynaklı para cezalarına çarptırmaya başladı. Bizler yetkililere zorunlu seks işciliği yapmak istemiyoruz diye taleplerimizi duyurmaya çalışırken şu an Kabahatler Kanunu kapsamında 58 YTL para cezasına çaptırılıyoruz. Özellikle Esat Karakolu’nun yaptığı uygulamalar yakıcı bir biçimde kendini gösteriyor. Esat ve Bağlar Caddesi’nde ikamet eden travesti ve transeksüellerin hepsi birçok kez para cezasına çarptırılmış durumda. Mal ve hizmet satımında rahatsızlık vermek olarak hükme bağlanmış bir maddeyi hukukun açıkça dışına çıkarak gündelik yaşamımızı sürdürürken bizlere uygulamaya çalışıyorlar. Bizler dışarıda çete, taciz, tecavüz, ölüm korkusuyla yüz yüze bırakılıyoruz derken, şimdi de kolluk kuvvetlerinin insanlık dışı muameleleriyle karşı karşıyayız. Yaşam alanlarımız daraltılıyor. Bu tarz bir yaşamın ölümden ne farkı var soruyoruz sizlere'

Polis tarafından keyfi olarak göz altına alınmamız, başlarımıza poşet geçirilerek Mamak çöplüklerine ve şehir dışına atılmamız kabahat değil de akşam özgürce dışarıda dolaşmak istememiz mi kabahat'

Polis karakollarında ayrımcı uygulamalara maruz bırakılmamız, şikayetlerimizin dikkate alınmaması kabahat değil de eşit muamele görmeyi istememiz mi kabahat'

Polis tarafından potansiyel suçlu olarak görülmemiz kabahat değil de hakkımızı aramak mı kabahat'

Polis karakolunda tacize maruz bırakılmamız, dayak yememiz, kimliğimize yönelik hakarete uğramamız kabahat değil de anayasa ve kanunlar tarafından da tanınan örgütlenme özgürlüğümüzü kullanmak mı kabahat'

Sokak çeteleri tarafından tehdit edilmemiz, haraca bağlanmamız, şiddete maruz kalmamız, öldürülmemiz kabahat değil de travesti ve transeksüel olarak varolmamız mı kabahat'

Zorunlu seks işçiliğine itilmemiz kabahat değil de, insanca bir yaşam talep etmemiz mi kabahat'

Bizler Türkiyeli travesti ve transeksüller olarak bu ülkede eşit ve özgür yurttaşlar olarak ayrımcılığa uğramadan, şiddete ,tacize,tecavüze maruz bırakılmadan, her defasında polis baskısını ensemizde hissetmeden, ölüm korkusu olmadan insan onuruna yakışır bir biçimde yaşamak istiyoruz.

Farklıyız, Buradayız. Gitmiyoruz!

Travestiyiz, Transeksüeliz, Alışın!

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org