Tarih: 2016-09-22

Ayı Sözlük ekibi tarafından yaklaşık olarak 1 yıl önce çıkarılmaya başlayan Homojen Dergi birinci yaşında basılı olarak çıktı. Dergi ekibinden İlker Bozkurt ile Homojen'i konuştuk.

Yaklaşık 1 yıl önce “Ayırmadan sevijen” mottosu ile yola çıkan Homojen Dergi, 1. yaşını basılı çıkarak kutluyor. Homojen Dergi’nin birinci yaşında Homojen Dergi Genel Yayın Yönetmeni İlker Bozkurt ile söyleştik.

 

-“Ayırmadan sevijen Homojen” nasıl doğdu'

 

5 yıldır yayında olan interaktif LGBTİ+ sözlüğü Ayı Sözlük yazarları olarak “Neden bir dergi yapmıyoruz, bir dergi ile daha çok insana ulaşma fırsatı yakalayabiliriz, derdimizi anlatabiliriz” diye düşündük. Sözlükteki ekipten dergimizde gönüllü yazar olmak isteyen 20 kişilik bir ekip kurduk. Sonrasında ekipteki gönüllü yazar sayısı arttı. Önce dergi tasarımcısına, yazı editörlerine, görsel çalışmalar yürütecek kişilere, web sitesini yönetebilecek kişilere ulaşmaya çalıştık. Ekipte her meslekten gönüllüler olunca da bunları bulmak çok zor olmadı. 2015 yılının Eylül ayında e-dergi olarak ilk sayımızı yayınladık. 1 yıllık süreçte 5 sayı ve en son 2016 Eylül ayında fanzin olarak 1. basılı sayımızı çıkardık.

 

-1 yaşına henüz girmiş olan Homojen Dergi ne anlatıyor okurlarına'

 

Homojen Dergi, LGBTİ+ bireylere karşı toplumdaki ön yargıyı, ötekileştirmeyi, ayrımcılığı, homofobiyi, transfobiyi, nefreti azaltmak, insanları bilinçlendirmek adına birçok konuda içerik hazırlamak adına yola çıkan bir dergi. Dergimizi her yönelimden, her cinsiyetten, her yaştan, her meslekten 70 kişilik bir ekip ile hazırlıyoruz. LGBTİ bireylerin sadece cinsel yönelimleri veya cinsiyet kimlikleri sebebiyle bu ülkede nefret cinayetlerine kurban gitmediği, işlerinden, evlerinden, okullarından atılmadığı, nefret söylemlerine maruz kalmadığı, öldürülmediği bir ülke istiyoruz. Evet, ülkede haklı bir mesele var, bu mesele uzun yıllardır çözümsüz ilerliyor ve bu konuda yazmamız gerekiyor. Toplumun birer parçası olarak ve bu ülkenin vatandaşları olarak; şiddet görmeden, yok sayılmadan toplumla iç içe yaşamayı istiyoruz. Dergimizin adının Homojen olmasının bir sebebi de bu aslında. Bundan 1 yıl önceki ilk sayımızda "Ayırmadan sevijen" mottosuyla yola çıktık.

 

-Gönüllü ekibiniz nasıl çalışıyor peki'

 

Gönüllü bir ekibimiz olduğu için ve ekipte neredeyse her meslekten yazarlar olduğu için içerik konusunda zorluk yaşamıyoruz. Her yazar kendi ilgi ve uzmanlık alanında içerikler hazırlıyor. İlla şu tarihte çıkmalıyız gibi kaygılara girmeden içeriği zengin hale getirdiğimizde dergimizi çıkarmayı daha doğru buluyoruz. Yazıların konularını daha önceden konuşuyoruz ve fikir alışverişinde bulunuyoruz. Yazılar yazılıyor, toplanıyor, editörlerin elinden geçiyor imla cümle düzenlemeleri yapılıyor, yazılara görseller hazırlanıyor ve sonrasında dergi tasarımcımıza bu yazı ve görselleri ulaştırıyoruz.

  

-Mevcut LGBTİ+ yayınlarından farkınız nedir'

 

Mevcutta bize göre LGBTİ+ kültür sanat yayını pek yok. Dünya ve Türkiye gündeminden haberler ve magazin haberleri sunan yayınlar var. Bizim farkımız; her konuda içerik yaratabiliyor olmamız, LGBTİ+’nin her renginden oluşan geniş bir ekibe sahip olmamız ve tabi ki heteroseksüellerin de ekipte bizlerle beraber yazıyor olmaları.

  

-Peki diğer LGBTİ+ örgütleri ile iletişiminiz nasıl'

 

Ayı Sözlük olarak yolumuza devam ediyorken benzer oluşumlarla dayanışmamız çok daha iyiydi. Dergi fikrimiz ve bu dergimizi yayınladıktan hemen sonra dayanışma ile ilgili kayıplarımız oldu. Sebebini anlamakta zorluk çektik tabi ki, bir ses de biz olalım istedik. Bunu destekleyenler de oldu, desteklemek istemeyenler de. Fakat birçok aktivist ve dernek ile iletişimdeyiz. Dayanışmamızı artırmamız gerekliliği de gün yüzü gibi ortada.

  

-İlk kez basılı hale gelen derginizde bizleri neler bekliyor'

 

Homojen Dergi, derneklerin çıkardığı dergileri saymazsak Türkiye’de basılı olarak yayımlanan ilk LGBTİ+ kültür ve yaşam dergisi olma özelliğini taşıyor. Basılan ilk fanzin sayımızda Demet Sağıroğlu, Dilruba Saatçi, Çağla Akalın, Ebubekir Çetinkaya, Ece Dorsay, Esmeray, Meltem Arıkan, Ozan Bilen, Peyk, The Away Days ve Ümit Manay röportajları yer alıyor.

 

Gezi bölümünde Etiyopya’ya yer verdik. Osmanlı İmparatorluğu’nda oğlancılık, bilimsel açıdan eşcinsellik, psikolojideki eşcinsellik ile toplumun gözündeki eşcinselliğin birbiri ile örtüşmemesi, Mevlana ile Şems’in tarihsel ve ilahi özel paylaşımları, savaşın içinde hayata travma ile başlayan çocukları anlatan bir yazı, feminizm ve veganlık üzerine bir yazı, beyaz perdede Giallo akımı, bağımsız sinemanın iki eşcinsel korku prototipi, Türkiye ve dünya sinemasında eşcinsellik temasının işlenmesi gibi sinema yazıları da var.

 

Seyhan Arman’ın Trans kocalığı konusunu ele alan “20 liraya koca olur mu'” yazısı, diyanet fetvaları ışığında seks, Didem Soylu’nun “Üç Kuruşluk Mahalle Dersleri” oyununu yazdığı köşe yazısına yer verdik. Eşcinsel çiftlerin çocuk sahibi olması, teknolojinin çocuklar üzerindeki etkisi, porno endüstrisi, LGBTİ+’ler ve teknoloji, eşcinsellik ve din konularını da işledik.

 

Bu sayıda Demet Yanardağ’ın “Kadının kadına uyguladığı şiddeti” konu alan yazısı ve geçen yıl trafik kazası sonrasında kaybettiğimiz dostlarımız Boysan, Zeliş ve Mert’i andığımız “Gökkuşağında 3 Fidan” yazıları da var.

 

LGBTİ+ olmanız sıfatıyla saldırıya uğramanız durumunda izleyebileceğiniz hukuki süreç, HIV konusunda bilmemiz gerekenler, ilk cinsel deneyimlerden, aileye açılma anılarına kadar, burada bazılarını da belirtemediğim geniş ve arşivlik bir içeriğe sahip. İlk basılı sayımız 132 sayfalık bir dergi oldu.

  

-Oldukça geniş bir sayı olmuş. Bu büyük bir emek de demek. Peki, Homojen Dergi basılı şekilde çıkmaya devam edecek mi'

 

Derginin matbaa giderlerini Okey üstlendi. Devamını da getirmek istedikleri konusunda geri bildirim aldık. Dergiyi yaparken ticari bir amaç gütmedik, dergide profesyonel olarak görev alan tasarımcı, web yazılımcısı gibi üyelerin ücretlerini karşılayabildiğimiz sürece devam etmek istiyoruz. Tabi bunun için de ilk sayının satış adedi önemli. Ülkemizde okuyan kişi sayısı da belli aslına bakarsanız, kitap dergi okuyan kişi sayısı az. İlk basılan 750 adetlik dergi insanlar tarafından ilgi görür ve alınırsa devamı gelir diye düşünüyoruz. Bu aşamada insanların bu dergiye ne kadar sahip çıkacakları fazlasıyla önem taşıyor.

  

-Homojen’e basılı halde nasıl ulaşırız'

 

Şuan İstanbul’da 9 satış noktası var. Beyoğlu’nda Limbo Consept, Bigudi Club, Semerkant Kitabevi, Kırmızı Kedi Kitabevi, Mephisto. Kadıköy’de Sosyal Sahaf, Yolda Sahaf ve Mephisto. Beşiktaş’ta Mephisto. İstanbul dışında İzmit’te Kafe Kedi.

 

Yakın zamanda İzmir’deki Kırmızı Kedi kitabevine de ulaşacak. Pandora kitabeviyle de görüşüyoruz, eğer mümkün olursa Pandora’nın 4 şubesinde de satışa çıkacak. Bunun dışında Ankara, İzmir, Bursa, Eskişehir, Mersin, Antalya gibi şehirlere de göndermek istiyoruz ve bu şehirlerde yaşayan irtibatta olduğumuz kişilerin de desteğiyle umarım kısa zamanda oralara da ulaşabiliriz.

 

Dergimiz, şuan Limbo Consept mağazasının internet sitesini kullanarak Türkiye’nin her yerinden online satın alınabilir ve kargo vasıtasıyla kişilere ulaştırılabilir durumda.

  

-Bundan sonraki sayıda neler planlıyorsunuz ve ne kadar bir süre sonra yeni sayı bizleri bekliyor olacak'

 

Dergimiz e-dergi olarak 2-3 ayda bir yayınlanmaya devam edecek. E-dergiyi önceliğimiz olarak görüyoruz. Böylelikle teknolojiyi kullanarak evine LGBTİ+ içerikli kitap ve dergi alamayan herkese ulaşmış oluyoruz. Bu da avantajımız oluyor. 6. sayı Ekim sonu gibi çıkacak. Yine dolu bir içerikle okuyucularımızla buluşacağız.

  

-Gönüllülerden oluşan bir kadronuz var. Bu kadroya isteyen katılabiliyor mu'

 

Gönüllü olmak isteyenler, info@ayisozluk.com adresine mail göndererek bize ulaşabiliyorlar. Yazmak istediklerini bize yazıp gönderiyorlar. Okuyucularımızdan gelen içeriklere dergimizde mümkün olduğunca yer veriyoruz.

  

-Son olarak eklemek istediğiniz başka bir şey var mı'

 

Şimdiye dek bize destek olan ve yalnız bırakmayan herkese teşekkür ediyoruz. 24 Eylül gecesi Bigudi Club’te Ayı Sözlüğün 5. Yaş gününü ve Homojen Dergi’nin 1. yaş gününü kutlayacağız. Katılmak isteyen herkesi bekliyoruz.

 

Haber: Ozan Uğur

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org