Tarih: 2013-11-18

BDP vekili Pervin Buldan'ın soru önergesini yanıtlayan Şahin, hayatını kaybeden kadınların sayısını verirken, 'erkek şiddeti'ifadesini kullandı. Kadın örgütlerinden feminist ve sosyalist hak savunucuları Selen Doğan, Nilgün Yurdalan ve Bilgi Tağaç, Şahin'in feminist terminolojiyi kullanmasını değerlendirdi.

Şiddet sistematiktir

Selen Doğan (Uçan Süpürge): 'Erkek şiddeti' demekten korkmayan yöneticiler lazım bize. Böyle dersek erkekleri daha mı kışkırtırız, 'şiddetsever' olmayan erkekleri de zan altında mı bırakırız diyerek işkillenmemek de lazım. Şiddet sözcüğünün tınısı gayet eril zira. Ama bunu şöyle okumakta fayda var: Burada hedefe koyduğumuzun tek tek erkek bireyler olmadığını, erkeklik ideolojisinin şiddetin pınarı olduğunu, kadın ve erkek hep birlikte üretip nur topu gibi cinsiyetçi ve ırkçı iletişim biçimleri geliştirme refleksimizin öğrenilmiş erkekliğimizden kaynaklandığını bilmeliyiz. Bakan'ın 'erkek şiddeti' demesi, kadınların maruz bırakıldığı eziyet, işkence ve türlü hak ihlallerinin münferit değil kitlesel, akut değil sistematik olduğunu akla getirmeli ve dilimize böyle yerleşmeli.

Trans bireyleri de kapsamalı

Nilgün Yurdalan (Bağımsız feminist): Şahin, şiddetin toplumun bütün kurumları tarafından erkeklerin egemenliğini, iktidarını yürütmek, kadınlar üzerine kontrolünü elde tutmak için sistemli bir biçimde hayata geçen bir şey olduğunu da kabul edebilir ve işte o zaman Türkiye'de şiddetin gerçekten azalacağını umabiliriz. Umuyorum Fatma Şahin, kadın cinayetlerindeki failin erkek olduğu tespitinin arkasında duracaktır ve bunun gereklerini yerine getirecektir. Şahin aynı cümlede cinayetlerin tümünün erkekler tarafından işlenmediğini söylüyor ama cinayeti erkeğin işlemiyor olması bunun erkek egemen sistemin bir sonucu olmadığı anlamına gelmiyor. Son olarak Fatma Şahin, yalnızca kadınların değil trans bireylerin öldürülmelerini de bu kapsam içinde görüyordur ve önlem alacaktır diye umuyorum.

Dil değişikliği yetmez

Bilgi Tağaç (SKM): Fatma Şahin, kadın bedeni üzerinden AKP'nin politikalarına karşı tutumlarıyla, kadın bakış açısıyla politikaları sorgulayan, politikaları tartışan, kadınlar adına atılan adımları büyüten bir yerde durmuyor. Kendisi bir Kadın Bakanı değil, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı. Burada 'erkek şiddeti'demesinin soru önergesinin yönlendiriciliğiyle olduğunu düşünüyorum. Bu ifadeyi kullanması tutumunun, zihniyetin değiştiği anlamına gelmiyor. Dildeki eril zihniyetin değişikliği çok önemlidir. Fatma Şahin'in bir terminoloji değişikliğine gittiğini varsaydığımız bir durumda da bunun bir iç tutarlılığı olması gerekir.

Türkiye’nin ilk trans hakları derneği olan Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 30 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Dernek adını Alain Berliner’in yönettiği ve erkek bedeninde doğmuş bir kız çocuğun hikayesinin anlatıldığı Pembe Hayat (Ma vie en rose, 1997) adlı filmden almıştır.

BİZE YAZIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

0312 433 85 17

0312 433 85 18

0532 462 17 05

bilgi@pembehayat.org