HABERLER > Derneğimiz Avukatı Rıza Yalçın Koçak Dava Gözlem Atölyesindeydi!
25 Mayıs 2017

Derneğimiz Avukatı Rıza Yalçın Koçak Dava Gözlem Atölyesindeydi!

Kaos GL, LGBTİ’lerin tarafı olduğu davaları gözlemlemek, duruşma salonlarından haber yazmak, yargı sürecindeki insan hakları ihlallerini izleyip raporlamak isteyen LGBTİler için gerçekleştirdiği 4 günlük atölyeye Pembe Hayat avukatı Rıza Yalçın Koçak ’Ceza Davaları, Translara Yönelik Hak İhlalleri ve Pembe Hayat Deneyimleri’ başlığıyla katıldı.

 

 

Kaos GL, LGBTİ’lerin tarafı olduğu davaları gözlemlemek, duruşma salonlarından haber yazmak, yargı sürecindeki insan hakları ihlallerini izleyip raporlamak isteyen LGBTİ aktivistleri ve KaosGL.org gönüllü muhabirleri için Dava Gözlem Atölyesi yapıyor.

Dört günlük program 22 Mayıs Ankara Neva Palas Otel’de İnsan Hakları Ortak Platformu’ndan Dicle Çakmak’ın “İnsan haklarına ilişkin temel kavramlar” ve “Ayrcımcılık ve nefret” sunumuyla başladı. Dün (23 Mayıs) ise Av. Kerem Dikmen; davalarda sık yaşanan ihlalleri, ceza soruşturma ve kovuşturmalarda sivil toplumun rolünü ve yargılama süreci bittikten sonraki aşamaları anlattı.

Dava Gözlem Atölyesinde bugün, Pembe Hayat Derneği Avukatı Rıza Yalçın Koçak ceza davaları, translara yönelik hak ihlallerini anlattı. Avukat Koçak konuşmasına, hukukun işlediği ülkelerde dava gözlemin çok işlevsel olduğunu ancak Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu durumdan ötürü dava gözlemin hukukun işler hale getirilmesi için önemli bir baskı ortamı olduğunu ifade etti.

"Devletin seks işçisi ile ilk karşılaşması hak ihlali üzerine gerçekleşiyor"

Konuşmasını daha çok trans seks işçilerinin yaşadığı hukuki süreç üzerine kurduğunu ifade eden Koçak, “kolluk seks işçisi ile karşılaştığında ‘çalışma hakkını kullanmıyorsun, mal ve hizmet satıyorsun, kabahat işliyorsun’ diyerek 105 lira para cezası kesiyor. Devletin karşılaşması ekonomik şiddet uygulamak üzerine oluyor” diyerek seks işçilerinin çalışma hayatı hak ihlali üzerine karşılaşıyor

 

Seks işçilerine hiç bir hukuki desteği olmamasına rağmen, çalıştıkları alandan zorla arabaya bindirilip, adli tıbba dahi götürmeden yasadışı gözaltında tutulduklarını ve ardından kabahatler kanununa göre para cezası kestiğini hatırlatan Avukat Koçak, haksız yakalamaya dair dava açılabildiklerini ifade etti.

Cadde üzerinde transların yaşadığı saldırı durumlarında kolluk güçlerinin ve yetkililerin seks işçilerini suça yatkın olarak tanımladıkları için şikâyetin kayıt alınmasında dahi sorun yaşandığını belirten Koçak, delil toplama aşamasının dahi avukatların zorlamasıyla yapılabildiğini belirtiyor.

Kolluk kuvvetlerinin, öldürme kastıyla hareket ettiği kanıtlanan saldırgan ile seks işçisini uzlaştırma çabalarının, saldırganların nezarete alınmamasının saldırıya uğrayan seks işçisini zor durumda bıraktıklarını ifade etti.

Avukat Yalçın Koçak, trans seks işçilerinin şikâyetlerinin birçoğunun takipsizlikle sonuçlandığını ifade etti. Trans seks işçilerinin sanık olarak yargılandığı davalarda ise iyi halden yararlanamadıklarını, LGBTİ’lerin konu olduğu davalarda da transfobik bakış açısından ötürü tarafsız yargılamanın olmadığına dikkat çekerek konuşmasına stratejik davalarla devam etti.

"Zirve Soylu davasında hâkim adil bir sorgulama yürüttü"

Pembe Hayat Derneğinin trans seks işçilerinin hukuki desteğini daha çok transfobik nefret saldırıları ve çeteleşmeye karşı sürdüğünü belirten Avukat Koçak, olumlu ve olumsuz dava süreçleri hakkında bilgilendirdi.

Avukat Koçak, çeteleşmeye karşı açtıkları Zirve Soylu davasında, kadın hâkiminin muazzam bir pratik sergilediğini, müştekinin asla kimlik ismini söylemediğini ve sözünü asla kesmediğini ayrıca sanıklara sahiplenici yaklaşmadığını, adil bir yargılama süreci yürüttüğünü ve nihayetinde karşı tarafa üst sınırdan ceza verdiğini hatırlattı.

Avukat Koçak’ın verdiği bir diğer örnek, Antep’te fuhuşu kolaylaştırma suçlaması açılan bir davaydı. Bu davanın savcısının, sanıkların anal muayenesini istendiğini, sanıkların eşcinsel olup olmadığının anlaşılmasını talep etmesini hukuki sürecin bir ihtiyacı olmadığını pornografik bir merak olduğunu belirten Avukat Koçak, “Fuhuşu kolaylaştırmak suçu cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine bakılmadan herkesin faali olabileceği bir suç olmasına rağmen anal muayene talebi homofobik, transfobik bir talepti. Biz bu davada müvekkilimize anal muayene yapılmasını kabul etmedik, müvekklimiz bu davadan beraat etti ve bu muayene işkencesine maruz kalmadı” dedi.

Takipsizlikle sonuçlanan davaların da hak ihlali yarattığını hatırlattığını belirten Avukat Yalçın Koçak konuşmasını dava gözlemin, soruşturma aşamasını da kapsaması gerektiğini düşündüğünü belirterek sona erdirdi.

 

Haber: Aslı Alpar