HABERLER > Pembe Hayat’ta Erkeklik Çalışmaları Başladı!
27 Şubat 2017

Pembe Hayat’ta Erkeklik Çalışmaları Başladı!

Pembe Hayat Erkeklik Çalışmaları’nın ilki geçtiğimiz haftasonu gerçekleştirildi.

 

Türkiye’de erkek olmak; “İlk erkeklik sınavını verirken ‘erkek adam gibi’ ağlamadan sünnet olmayı, milli olurken ‘ter dökmeden kaleye gol atmayı’-ve sonrasında bu başarıyı hep gururla sürdürmeyi-, askerlik çağı geldiğinde ‘vatan borcunu’ geri ödemeyi ve askerlik sonrası çekirdek aileyi kurarken hem ekmeğini taştan çıkaran ‘güçlü erkek’ hem de ‘vefakar’ baba olmayı gerektirir.”*

Bu cümle geçtiğimiz haftasonu Pembe Hayat Erkeklik Çalışmaları Grubu olarak gerçekleştirdiğimiz 2 gün süren “Erkek erkeğe cinsellik ve toplumsal erkeklik” atölyelerinde “hegemonik erkeklik” sunumundan bir alıntı ve Türkiye’de idealize edilen erkekliğin hayatlarımıza nasıl doğrudan müdahale ettiğinin kısa bir özeti aslında…

“Eşcinsel ve biseksüel erkekler olarak toplumun genelinde olduğu gibi cinselliği çok az konuşuyor ve de bunu çok az alanda tartışmaya açıyoruz. Okullarda verilmeyen cinsellik ve cinsel sağlık eğitimi nedeniyle kulaktan dolma ve çoğu zaman yanlış bilgilerle kişisel tecrübelerimiz ışığında cinselliğimizi yaşıyor, farkına bile varmadan cinsel şiddet deneyimleri yaşıyor ya da yaşatıyoruz. Erkeklerle birlikte olan erkekler olarak birbirimizi yargılamadan dinleyerek cinsellik konusunda doğru bildiğimiz yanlışları ve erkeklere atfedilen toplumsal cinsiyet rollerinin cinselliğimizi nasıl etkilediğini/şekillendirdiğini konuşmaya başlıyoruz!” diyerek duyurduğumuz atölyelerimizi oldukça verimli paylaşımlar ve sunumlar eşliğinde tamamladık.

Bedenimizi yakından tanımak, acı ve zevkin bedenimizle olan ilişkisini anlamaya çalışmak amacıyla nefes egzersizi eşliğinde kısa bir meditasyon ile başladığımız atölyelerimizin ilk günü(25 şubat cumartesi); birbirimizi yargılamadan dinleyerek tanışma ve yine birbirimizin sözüne müdahale etmeden, yorum yapmadan cinselliğimiz hakkında kendi öznel deneyim ve düşüncelerimizi paylaşmamız ile devam etti. 

Paylaşımlar esnasında “ilk orgazm olduğunuzda neler hissetiniz?” sorusuna verilen cevapların neredeyse genellikle ilk mastürbasyonla ilişkilendirilmesi ve suçluluk, yalnızlık, eksilme vb gibi kimi olumsuz duygularla katılımcılar tarafından hatırlandığının belirtilmesi dikkat çekiciydi. Çocuklukta ve ergenlikte doğru bir şekilde bilgi edinemediğimiz cinsellik konusunda toplum baskısının üzerimizde ne denli etkili olduğunu göstermesi açısından da kayda değerdi.

Erkek cinselliği ve cinsel sağlık üzerine ara ara sorularla devam eden bilgilendirici bir sunum ile doğru bildiğimiz yanlışlar üzerine konuşma olanağı bulurken cinselliğimiz hakkında detaylı bilgi edinme fırsatımız oldu. Sunumun ardından gerçekleştirdiğimiz eğlenceli bir uygulama olan “Kondom takma şenliği” ile de patlıcanlar, havuçlar, salatalıklar aracılığıyla ‘kondom nasıl doğru takılır’ı deneyimledik.

Atölye serimizin ikinci günü olan 26 şubat Pazar ise “Erkeklik nasıl inşaa edilir, nasıl yeniden üretilir?” başlığı altında gerçekleştirdiğimiz hayali bir erkek yaratma ve sonrasında ortaya çıkan bu erkek üzerinden toplumsal erkeklik algılarımızı yine kendi öznel deneyimlerimiz üzerinden konuşma fırsatımız oldu. “Hegemonik erkeklik” sunumu ile de daha önceden pratiğini konuştuğumuz toplumsal erkekliğin teoride nasıl işlediği, kurgulandığı ve dayatıldığı üzerine bilgi edindik. 

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nden Pınar Büyüktaş’ın “Cinsel Şiddet” üzerine gerçekleştirdiği sunumu ile de erkek erkeğe ilişkilerde cinsel şiddet söz konusu olduğunda kolaylıkla hem “fail” hem de “hayatta kalan” olabildiğimizi ve aslında çoğu zaman farkında olmasak bile çok fazla cinsel şiddet tecrübesi yaşadığımız/yaşattığımız üzerine konuşma olanağımız oldu. 

2 günlük atölyelerimizin sonunda ise “cinselliğimiz” deyince aklımıza gelenleri kağıtlara, kartonlara renkli kalem ve boyalarla çizdik, yazdık. Herkesin yüzünde bir gülümseme ile ayrıldığı ve devamı ne zaman olacak diye sorduğu oldukça verimli geçen atölyelerimizin bittiğini ancak “erkek erkeğe cinsellik ve toplumsal erkeklik” başlığında konuşmaya her ay, ayda bir kez sohbetler şeklinde devam edeceğimizi hatırlatalım. 

Yalnız ya da yanlış değiliz ve birlikte daha güçlüyüz!  

Tüm önerileriniz, destek ve katkılarınız için: erkeklikcalismalari@gmail.com 

*Biricik, A 2008:234

Haber: Ozan Gezmiş